6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3289 E. 2013/4034 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma taşıyıcının sorumluluğu ziya basiretli tacir taşıma sözleşmesi dolandırıcılık taşıyıcı tacir hasar eksik inceleme teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 781

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı ziya ve hasardan davalının taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, anılan yasanın 790. maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması gibi eşyanın teslimine mani bir durumun olması halinde gönderenin vereceği talimata göre hareket etmesi gerekirken, davalının bu yükümlüğü yerine getirmediği, bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 781. maddesinde taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, ziya ve hasarın kendi kusurundan doğmayan bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, davacı tarafça da kabul edildiği üzere davaya konu emtianın hakkında dolandırıcılık iddiası ile ceza davası açılan ... sahte isimli kişi tarafından bedeli daha sonra ödenmek üzere davacıdan satın alındığı, davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın dosya içinde mevcut talimat belgesine göre de alıcı tarafından yetkilendirilen ...’a teslim edildiği anlaşılmakta olup, davalı taşıyıcının teslim aldığı malı alıcının yetkilendirdiği kişiye usulüne uygun olarak teslim etmiş olması nedeniyle davacının zararında her hangi bir kusurunun bulunmadığını ispat etmiş bulunmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamına göre davalı tarafından emtianın ...’a değil de alıcısı olan

... sahte isimli kişiye teslim edilmiş olması halinde dahi davacının emtia bedelini alamayacak olduğu anlaşılmakta olup, davacının oluşan zararı nedeniyle davalıya yüklenebilecek her hangi bir sorumluluk sözkonusu değildir.

Bu itibarla, mahkemece, davacının meydana gelen zararından davalı taşıyıcının kusurunun bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre de, mahkemece, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak daha önce hiçbir ticari ilişki içine girmediği, yüz yüze görüşmediği ve kim olduğunu bilmediği bir kişiye vadeli olarak anılan miktarda emtia göndermesi nedeniyle oluşan zararda müterafik kusurunun tartışılmamış olması da doğru değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari defter ibrazı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10770 E. 2012/2384 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kurtuluş kanıtı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5975 E. 2011/17137 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6280 E. 2012/13746 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3289 E.  ,  2013/4034 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2007/262-2010/503 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından ...’daki alıcısına verilmek üzere davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmediğini ileri sürerek, 32.734,50 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, emtianın alıcının talimatı ile çalışanına teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı ziya ve hasardan davalının taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, anılan yasanın 790. maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması gibi eşyanın teslimine mani bir durumun olması halinde gönderenin vereceği talimata göre hareket etmesi gerekirken, davalının bu yükümlüğü yerine getirmediği, bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 781. maddesinde taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, ziya ve hasarın kendi kusurundan doğmayan bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, davacı tarafça da kabul edildiği üzere davaya konu emtianın hakkında dolandırıcılık iddiası ile ceza davası açılan ... sahte isimli kişi tarafından bedeli daha sonra ödenmek üzere davacıdan satın alındığı, davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın dosya içinde mevcut talimat belgesine göre de alıcı tarafından yetkilendirilen ...’a teslim edildiği anlaşılmakta olup, davalı taşıyıcının teslim aldığı malı alıcının yetkilendirdiği kişiye usulüne uygun olarak teslim etmiş olması nedeniyle davacının zararında her hangi bir kusurunun bulunmadığını ispat etmiş bulunmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamına göre davalı tarafından emtianın ...’a değil de alıcısı olan

... sahte isimli kişiye teslim edilmiş olması halinde dahi davacının emtia bedelini alamayacak olduğu anlaşılmakta olup, davacının oluşan zararı nedeniyle davalıya yüklenebilecek her hangi bir sorumluluk sözkonusu değildir.

Bu itibarla, mahkemece, davacının meydana gelen zararından davalı taşıyıcının kusurunun bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre de, mahkemece, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak daha önce hiçbir ticari ilişki içine girmediği, yüz yüze görüşmediği ve kim olduğunu bilmediği bir kişiye vadeli olarak anılan miktarda emtia göndermesi nedeniyle oluşan zararda müterafik kusurunun tartışılmamış olması da doğru değildir.

SONUÇ

Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448603000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.