Karar Düzeltme İsteği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4822 E. 2013/8816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ şikayet↗ ipotek↗ ihtar↗ çek↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/4822 E. , 2013/8816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2010 gün ve 2007/483-2010/93 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2012 gün ve 2012/9571-2012/15171 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın ... Şubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz mevduat hesabı açılması için teslim ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet çek ve iki ayrı ipotek belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa şikayette bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın temerrüt tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat tesliminin olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındaki kişisel ilişkiden dolayı müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8324 E. 2023/2800 K.
Ortak:mevduat hesabı · şikayet · ipotek · ihtar · çek · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaŞubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz «mevduat hesabı» açılması için «teslim» ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet «çek» ve iki ayrı «ipotek» belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa «şikayette» bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya «ihtarda» bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın «temerrüt» tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat «tesliminin» olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındak …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 2007/483 esasına «kaydı» yapılan dava dilekçesinde, davacı vekilinin, müvekkilinin yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Güngören Şubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 euroyu şube müdürüne döviz «mevduat hesabı» açılması için «teslim» ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet «çek» ve iki ayrı «ipotek» belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa «şikayette» bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, müvekkili tarafından döviz mevduat hesabı açtırılmak üzere davalı bankanın şube müdürüne teslim edilen paradan dolayı davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya «ihtarda» bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek 160.020,00 euro alacağın «temerrüt» tarihinden itibaren faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, Mahkemenin 2007/483 E. ve 2010/93 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen kararın …
Hukuk Dairesinin 2012/9571 E., 2012/15171 K. sayılı ilamı ile "...Davalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a «teslim» edilen paranın «mevduat hesabı» açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın «karşılığında çek» ve «ipotek» belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı «adam çalıştıranın sorumluluğu» hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı «banka sorumlu» tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının «teminatını» teşkil etmesi için şube müdürü ... tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve «deliller niteliğinde» olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2013 tarih, 2013/415 E. ve 2013/618 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, 160.020,00 euronun davalı bankanın «temerrüt» tarihinden itibaren aynı miktar ve oranda uyguladığı euro döviz mevzduatı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:adam çalıştıranın sorumluluğu · yenileme talebi · banka sorumluluğu · karşılıksız çek · yargılamanın iadesi · bankacılık işlemi · kusursuz sorumluluk · delil niteliği
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 2012/9571 E., 2012/15171 K. sayılı ilamı ile "...Davalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a «teslim» edilen paranın «mevduat hesabı» açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın «karşılığında çek» ve «ipotek» belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı «adam çalıştıranın sorumluluğu» hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı «banka sorumlu» tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının «teminatını» teşkil etmesi için şube müdürü ... tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve «deliller niteliğinde» olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak «yargılamanın iadesi» yoluna gidilebilmesi için «hükmün kesinleşmesinden» sonra yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olması ve bu senet ya da belgenin hükmün verilmesi sırasında mevcut olması gerektiğini, hükmün verilmesinden sonra düzenlenen senet veya belgenin bu kapsamda sayılamayacağını ve bunlara dayanılarak yargılamanın iadesinin istenemeyeceğini, davaya konu paranın bankaya «bankacılık işlemi» için verilmediğinin Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin bozma kararında açıkça belirtildiğini ve bu nedenle davanın reddine karar verildiğini, verilen ilk kararın kesinleştiğini, Mahkemenin «yargılamanın yenilenmesi talebini» usulden reddetmesi gerekirken kabulü kararının hatalı olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde tahdidi olarak sayılan durum ve koşullardan hiçbirisinin olayda mevcut olmadığını, davacı tarafça dekont, hesap cüzdanı ve sair belgelerin sunulamadığını, bu nedenle banka müdürünün «zimmetinde» sayılsa dahi bankanın adam çalıştırma sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını, ceza yargılamasındaki zimmet nitelendirmesinin hukuk hakimini bağlayıcı bir husus ve 6098 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi anlamında müvekkili bankanın adam çalıştıranın «kusursuz sorumluluğu» hükümlerine göre sorumlu tutulabilmesini sağlamaya elverişli olmadığını, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gibi zimmet iddiasının «bekletici mesele» yapılmaması «sebebinin» de bunun sonucuna etkisinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/483 esasına kayden açılan davada davalı bankanın müdürü olan ...'ın «zimmetine» geçirdiği paranın ilgili mevzuat uyarınca «kusursuz sorumlu» davalıdan tahsilinin talep edildiğini, Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verildiğini ancak İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9571 E. 2012/15171 K.
Ortak:mevduat hesabı · ipotek · çek · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaŞubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz «mevduat hesabı» açılması için «teslim» ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet «çek» ve iki ayrı «ipotek» belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa «şikayette» bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya «ihtarda» bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın «temerrüt» tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat «tesliminin» olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındak …
Benzer bu karardaDavalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a «teslim» edilen paranın «mevduat hesabı» açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın «karşılığında çek» ve «ipotek» belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı «adam çalıştıranın sorumluluğu» hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı «banka sorumlu» tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının «teminatını» teşkil etmesi için şube müdürü ... tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve «deliller niteliğinde» olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mudi sıfatıyla banka şubesinde yetkili müdür eli ile bankaya parasını «teslim» ettiğini kanıtladığı, aksini iddia eden bankanın ise şube müdürünün beyanı dışında somut bir delile dayanmadığı, banka şubesinde alınan paranın savunmada beyan edildiği şekilde şahsi ilişkiye dayalı borç olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ile banka arasında «mevduat sözleşmesinin» kurulmuş olduğu, davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 12.03.2007 «temerrüt» tarihinden itibaren 160.020,00 Euro’nun davalı banka tarafından dövize uygulanan mevduat faiz oranını aşmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde tanımlanan f …
Dava, davalı bankanın şube müdürüne «mevduat hesabı» açılması amacıyla «teslim» edildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adam çalıştıranın sorumluluğu · özen borcu · mevduat sözleşmesi · karşılıksız çek · banka sorumluluğu · delil niteliği · kusur · teminat
Benzer bu karardaDavalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a «teslim» edilen paranın «mevduat hesabı» açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın «karşılığında çek» ve «ipotek» belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı «adam çalıştıranın sorumluluğu» hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı «banka sorumlu» tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının «teminatını» teşkil etmesi için şube müdürü ... tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve «deliller niteliğinde» olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mudi sıfatıyla banka şubesinde yetkili müdür eli ile bankaya parasını «teslim» ettiğini kanıtladığı, aksini iddia eden bankanın ise şube müdürünün beyanı dışında somut bir delile dayanmadığı, banka şubesinde alınan paranın savunmada beyan edildiği şekilde şahsi ilişkiye dayalı borç olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ile banka arasında «mevduat sözleşmesinin» kurulmuş olduğu, davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 12.03.2007 «temerrüt» tarihinden itibaren 160.020,00 Euro’nun davalı banka tarafından dövize uygulanan mevduat faiz oranını aşmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde tanımlanan f …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4822 E. , 2013/8816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2010 gün ve 2007/483-2010/93 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2012 gün ve 2012/9571-2012/15171 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın ... Şubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz mevduat hesabı açılması için teslim ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet çek ve iki ayrı ipotek belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa şikayette bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın temerrüt tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat tesliminin olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındaki kişisel ilişkiden dolayı müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448585200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz