6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9571 E. 2012/15171 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adam çalıştıranın sorumluluğu özen borcu mevduat sözleşmesi karşılıksız çek banka sorumluluğu delil niteliği mevduat hesabı ipotek çek kusur temerrüt teminat teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mudi sıfatıyla banka şubesinde yetkili müdür eli ile bankaya parasını teslim ettiğini kanıtladığı, aksini iddia eden bankanın ise şube müdürünün beyanı dışında somut bir delile dayanmadığı, banka şubesinde alınan paranın savunmada beyan edildiği şekilde şahsi ilişkiye dayalı borç olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ile banka arasında mevduat sözleşmesinin kurulmuş olduğu, davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı, bankanın objektif özen borcu karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 12.03.2007 temerrüt tarihinden itibaren 160.020,00 Euro’nun davalı banka tarafından dövize uygulanan mevduat faiz oranını aşmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde tanımlanan faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın şube müdürüne mevduat hesabı açılması amacıyla teslim edildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a teslim edilen paranın mevduat hesabı açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın karşılığında çek ve ipotek belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı banka sorumlu tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının teminatını teşkil etmesi için şube müdürü ... tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve deliller niteliğinde olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın bankaya tevdi edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yargılamanın yenilenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8324 E. 2023/2800 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/9571 E.  ,  2012/15171 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2007/483-2010/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Güngören Şubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz mevduat hesabı açılması için teslim ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini, daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet çek ve iki ayrı ipotek belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa şikayette bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, müvekkili tarafından döviz mevduat hesabı açtırılmak üzere davalı bankanın şube müdürüne teslim edilen paradan dolayı davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu, davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın temerrüt tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat tesliminin olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındaki kişisel ilişkiden dolayı müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mudi sıfatıyla banka şubesinde yetkili müdür eli ile bankaya parasını teslim ettiğini kanıtladığı, aksini iddia eden bankanın ise şube müdürünün beyanı dışında somut bir delile dayanmadığı, banka şubesinde alınan paranın savunmada beyan edildiği şekilde şahsi ilişkiye dayalı borç olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ile banka arasında mevduat sözleşmesinin kurulmuş olduğu, davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı, bankanın objektif özen borcu karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 12.03.2007 temerrüt tarihinden itibaren 160.020,00 Euro’nun davalı banka tarafından dövize uygulanan mevduat faiz oranını aşmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde tanımlanan faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın şube müdürüne mevduat hesabı açılması amacıyla teslim edildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı banka, davacı tarafından şube müdürü ...’a teslim edilen paranın mevduat hesabı açılması amacıyla bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmayıp, davacı ile şube müdürü arasındaki kişisel borç ilişkisi nedeniyle verilmiş bir para olduğunu savunmuş, bu savunmasını da mevduat hesabı açılması için teslim edilen bir paranın karşılığında çek ve ipotek belgelerinin verilemeyeceği, şube müdürü ...’ın ceza yargılaması sırasında yaptığı savunmada ...’den aldığı parayı kendisinin borcu olarak aldığını, verilen paranın bankada hesap açılması amacıyla verilmediğini belirtmiş olmasına dayandırmıştır.Davacı tarafından şube müdürüne bankadaki makam odasında teslim edilen ancak şube müdürü tarafından banka kayıtlarına intikal ettirilmeyen, hesap cüzdanı düzenlenmeyen paradan dolayı adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için banka çalışanına teslim edilen paranın banka nezdinde hesap açtırılması, paranın bankada değerlendirilmesi amacıyla tevdi edilmiş olması gerekmektedir.Banka çalışanına verilen para bu amaçla verilmeyip, kişisel borç olarak verilmiş ise bu para bankaya tevdi edilen bir para niteliğinde olmadığından banka çalışanı tarafından alınan bu paradan dolayı banka sorumlu tutulamaz.Somut olayda, davacının parasının teminatını teşkil etmesi için şube müdürü ...

tarafından verilen çek ve ipotek belgeleri ile ...’ın ceza davasındaki beyanları davalı bankanın savunmasını ispatlayan maddi vakıa ve deliller niteliğinde olmasına göre, davacı tarafından verilen paranın davalı banka nezdinde hesap açtırılması amacıyla verilmiş bir para olmadığı, bunun sonucu olarak sözkonusu paranın bankaya tevdi edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063622500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.