6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5134 E. 2013/4005 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat formu garanti sözleşmesi delil niteliği kesin delil acentelik sözleşmesi mutabakat ticari defter ve kayıtlar acente ba formu acentelik garantörlük ticari defter avans faizi kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen acentelik sözleşmesi kapsamında davacı defter ve kayıtlarının kat-i delil niteliği taşıdığının taraflarca kabul edildiği, davalılar T.. Ç.. ve B.. Ç..'ın acentelik sözleşmesine garantör sıfatıyla katıldıkları, davacı defter ve kayıtlarının TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve davacı lehine kesin delil niteliğini taşıdığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan dava tarihi itibariyle 31.592,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu miktara taraflarca itirazda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak, 30.919,54 TL'nin 13/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, acentelik sözleşmesi ve eki niteliğinde olduğu belirtilen garanti sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mümeyyiz davalı tarafça temyiz dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulan ve davacı şirket tarafından davalı tarafa tebliğ olunan ''acente mutabakat formu'' başlıklı yazıda davacı tarafın defterlerinde davalıya ait alacak ve borç bakiyesinin bulunmadığı yazılıdır. Sözkonusu belge geçerli olduğu taktirde borcu sona erdirecek nitelikteki belgelerden sayılacağından yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, dosyaya sunulan 19.10.2011 tarihli ''acente mutabakat formu'' başlıklı belgenin değerlendirilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinden, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14153 E. 2016/696 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Delif Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2989 E. 2012/4476 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hasar tazmini tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5134 E.  ,  2013/4005 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 46. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2010/503-2011/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin ...

2. Noterliği'nin 03/11/2010 tarih ve 23243 yevmiye numaralı fesihnamesi ile sona erdirildiğini, davalı şirket hesaplarının incelenmesinde müvekkili şirkete 13/12/2010 tarihi itibariyle 30.919,54 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, diğer davalıların feshedilen acentelik sözleşmesinin eki niteliğindeki garanti sözleşmesi kapsamında acentenin tüm borçlarından garantör sıfatıyla sorumlu olduklarını belirterek şimdilik 30.919,54 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, davacı tarafça müvekkili acentenin tahsil etmediği sigorta primlerinin talep edildiğini, bu primlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bakiye talep edilen borçların hangi poliçelerden kaynaklandığı ve bu primlerin tahsil edilip edilmediğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, acentenin yükümlü olduğu bir borç bulunmadan garantörlerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı B.. Ç.., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen acentelik sözleşmesi kapsamında davacı defter ve kayıtlarının kat-i delil niteliği taşıdığının taraflarca kabul edildiği, davalılar T.. Ç.. ve B.. Ç..'ın acentelik sözleşmesine garantör sıfatıyla katıldıkları, davacı defter ve kayıtlarının TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve davacı lehine kesin delil niteliğini taşıdığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan dava tarihi itibariyle 31.592,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu miktara taraflarca itirazda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak, 30.919,54 TL'nin 13/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, acentelik sözleşmesi ve eki niteliğinde olduğu belirtilen garanti sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mümeyyiz davalı tarafça temyiz dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulan ve davacı şirket tarafından davalı tarafa tebliğ olunan ''acente mutabakat formu'' başlıklı yazıda davacı tarafın defterlerinde davalıya ait alacak ve borç bakiyesinin bulunmadığı yazılıdır. Sözkonusu belge geçerli olduğu taktirde borcu sona erdirecek nitelikteki belgelerden sayılacağından yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, dosyaya sunulan 19.10.2011 tarihli ''acente mutabakat formu'' başlıklı belgenin değerlendirilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinden, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

22.03.2013-MU

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448097700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.