Barter üyelik sözleşmesinden kaynaklanan davada görevli mahkeme
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/64 E. 2024/672 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yasal olarak tanımlanmamış ve düzenlenmemiş bir sistem (barter) çerçevesinde kurulan üyelik sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, kanunla belirlenmiş bir görevli mahkeme bulunmadığından ve mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığından, HMK'nın malvarlığına ilişkin davalara ilişkin genel görev hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevine girer.
Ele alınan sorunlar
Barter üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında görevli mahkemenin belirlenmesi → ret
İddia: Davalı vekili, tarafların ticari amaçla ticari bir ilişki içinde olduğunu, TTK uyarınca taraflardan biri için ticari iş olan sözleşmenin diğeri için de ticari iş sayılacağını, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik kararının kanun hükümleriyle çeliştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Barter sistemine ilişkin dava ve karar tarihi itibariyle herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevinin kanunla düzenlenmesi gerektiği ilkesi karşısında, bu uyuşmazlık için kanunla belirlenmiş görevli bir mahkeme yoktur. Bu durumda görev, HMK'nın göreve ilişkin genel hükümlerine göre belirlenmelidir. Ticari davalar usul kanunlarında değil TTK'da düzenlenmiştir; görevi belirlemede ticari iş karinesi değil işletme esası esas alınır. Barter sistemi fiilen bir finansal sistem niteliği taşısa da yasal olarak henüz tanımlanmadığından, davalının finansal hizmet verdiğinin bu aşamada kabulü mümkün değildir; dolayısıyla uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava olarak kabul edilemez. Bu nedenle, HMK'nın 2. maddesi uyarınca malvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin eldeki davaya bakmakla görevli olduğu kabul edilmelidir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Barter sistemine ilişkin yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin değil, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin tespit, benzer barter uyuşmazlıklarında görev belirlenmesi açısından emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Yasal düzenlemesi bulunmayan ve mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşımayan Barter üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, HMK'nın malvarlığına ilişkin davalara ilişkin genel görev hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Barter üyelik sözleşmesi↗ görev↗ dava şartı↗ mutlak ticari dava↗ nispi ticari dava↗ malvarlığına ilişkin dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/64
KARAR NO 2024/672
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/10/2023
NUMARASI 2023/206 Esas - 2023/678 Karar
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında 10/12/2012 tarihli Barter Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin tek bir işe ait olduğunu, düzenlenen sözleşme uyarınca ...'a %5 oranındaki komisyon tutarı ...Bankası Balmumcu Şubesi, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 20/03/2013, 135.000-TL bedelli çekin müvekkili tarafından davalıya verildiğini ve vadesinde ödendiğini, sözleşmede müvekkilinin ...'a komisyon ödediği için sözleşmeyi istediği zaman feshedip, çeki iade alabileceği düzenlendiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı sebeplerle feshedilerek, ödenen 135.000-TL bedelin 3 gün içinde iadesine ilişkin ihtarname gönderildiğini, davalının cevabı ihtarında ödenen 135.000-TL bedelin ...'dan tahsil edilmesi gerektiğini bildirdiğini, taraflar arasında düzenlenen Zeyilname ve Çek Tahsil Belgesi'nin davalı ile imzalandığını, bedelin davalıdan tahsili gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, dava konusu 135.000-TL'lik çekin vade ve ödeme tarihinin 20/03/2013 olduğunu, covid 19 nedeniyle dava açma sürelerini de kapsar şekilde dava zamanaşımı sürelerinin 13/03/2020 tarihinden, 15/06/2020 tarihine kadar durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinde de zamanaşımı sürelerinin durduğunu, bu sürelerin zamanaşımı sürelerine eklendiğini, 10 yıllık hak düşümü süresi içinde dava açtıklarını, davanın kabulüne, davalı şirkete 20/03/2013 tarihinde ödenen 135.000-TL'nin 22/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, barter sistemine ilişkin üyelik ile üyenin barter hizmetinden faydalanması olduğu, davacının bu sözleşme uyarınca davalı tarafından kurulan ve işletilen barter sistemine üye olduğu ve bu sistem içinde iş yaptığı, iadesi talep edilen meblağ, tahsil edilen çek bedeline ilişkin olup, çekin davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından düzenlendiği, ancak husumetin barter şirketine karşı, üyelik sözleşmesinden dolayı yöneltildiği kanaatine varıldığı, bu durumda uyuşmazlığın taraflar arasındaki Barter Üyelik Sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, hukuki niteliği itibariyle Barter Üyelik Sözleşmeleri TTK’da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması ve dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine yönelik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, dava dosyasından anlaşılacağı üzere Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğu davalar olduğunu, ticari amaçla yapılan Barter sözleşmesi, Barter çeki ve Barter alacağına ilişkin olduğunu, TTK'da "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." denildiğinden müvekkili şirketin bir ticaret şirketi olması sebebiyle tarafların ticari amaçlarla ticari bir ilişki içerisinde olduğunu, bu konudaki uyuşmazlıkların ise ticaret mahkemesinin görevli olduğu kanunda düzenlendiğini, müracaat ilgili kanun ve sair mevzuata göre doğru biçimde mahkemeye yapıldığını ve görevsizlik kararı ilgili kanun hükümleri ile çeliştiğini, görevsizlik kararının ilgili kanun hükmü ile çelişmesi nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı ve davalı şirket arasında Barter üyelik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu kapsamda komisyon karşılığı yapılan çek ödemesinin davalıdan tahsili talep edilmiştir.Yasal düzenlemesi bulunmasa da bir organizasyon gerektiren Barter Ortak Pazarı’nda, üye firmalara paraya ihtiyaç duymadan ticaret yapma ve kar elde etme imkânı vermektedir. Yani Barter Sistemi sadece bir takas ortamı değil, üye firmaların hem ihtiyaçlarını satın aldığı hem de kendi ürettiği mal ve hizmetleri satabileceği bir finansal sistemdir. HMK nın 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Bilindiği üzere Barter sistemine ilişkin yasal düzenleme dava ve karar tarihi itibariyle yapılmadığından kanun ile belirlenen görevli mahkeme bulunmamaktadır.
Bu nedenle görevli mahkemenin HMK'nın göreve ilişkin hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. HMK’nın 2. maddesinde ise “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi” olduğu hükme bağlandığı, ticari davaların ise usul kanunlarında değil, TTK'nda düzenlendiği,görevi belirlemede ticari iş karinesinin değil işletmenin esas alındığı, yasal düzenleme yapılmaması nedeniyle Barter sistemi fiilen finansal sistem olsa dahi yasal olarak henüz tanımlanmadığı, davalının finansal hizmet verdiğini bu aşamada kabulün mümkün olmadığı, mutlak veya nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, genel hükümlere göre mal varlığına ilişkin davalara bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinin eldeki davaya bakmaya görevli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dava dosyasının asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararda isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44476 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi