İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/580 E. 2018/5970 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari teamül↗ navlun alacağı↗ navlun bedeli↗ sevk irsaliyesi↗ teamül↗ irsaliye↗ ispat külfeti↗ navlun↗ uyuşmazlık konusu↗ fatura↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin davacı şirket ile borç ilişkisi bulunmadığı iddiasını ispat edemediği, iki firma arasında olan taşımaya ilişkin sevk irsaliyesinin mevcut olduğu, bu meyanda tacir olan davalı firma lehine faturanın mevcut olup tahsil olunmadığına dair ticari teamül gereği üst kısmında kaşelerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında var olduğu iddia olunan taşıma ilişkisine dayalı navlun alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça uyuşmazlık konusu taşıma ilişkisinin dava dışı bir şirket tarafından yapıldığı ve navlun bedelinin de bu şirkete ödendiği savunulmuş ve ödemeye dair fatura dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, taraflar arasındaki taşıma akdinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. O halde, ispat külfetinin davacı yanda olduğu gözetilmek suretiyle, davacı tarafça sunulan faturanın davalı defterlerine kaydedilip kaydedilmediği belirlenerek, şayet davalı tarafça fatura defterlerine kaydedilmiş ise söz konusu defter kaydının aynı zamanda davalı tarafça taşıma akdinin varlığının da kabulü anlamına geleceği, aksi takdirde taşıma ilişkisinin kanıtlanamadığı dikkate alınmak suretiyle davanın reddi gerekeceği göz önüne alınmaksızın eksik inceleme ile ve ispat külfeti tersine çevirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu durumda, taraflar arasındaki taşıma akdinin varlığını «ispat külfeti» davacıya aittir.
O halde, «ispat külfetinin» davacı yanda olduğu gözetilmek suretiyle, davacı tarafça sunulan faturanın davalı «defterlerine» kaydedilip kaydedilmediği belirlenerek, şayet davalı tarafça «fatura» defterlerine kaydedilmiş ise söz konusu defter «kaydının» aynı zamanda davalı tarafça taşıma akdinin varlığının da kabulü anlamına geleceği, aksi takdirde taşıma ilişkisinin kanıtlanamadığı dikkate alınmak suretiyle davanın reddi gerekeceği göz önüne alınmaksızın «eksik inceleme» ile ve ispat külfeti tersine çevirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmas …
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Bu nedenle, «ispat külfeti» ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1026 E. 2019/5541 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu durumda, taraflar arasındaki taşıma akdinin varlığını «ispat külfeti» davacıya aittir.
O halde, «ispat külfetinin» davacı yanda olduğu gözetilmek suretiyle, davacı tarafça sunulan faturanın davalı «defterlerine» kaydedilip kaydedilmediği belirlenerek, şayet davalı tarafça «fatura» defterlerine kaydedilmiş ise söz konusu defter «kaydının» aynı zamanda davalı tarafça taşıma akdinin varlığının da kabulü anlamına geleceği, aksi takdirde taşıma ilişkisinin kanıtlanamadığı dikkate alınmak suretiyle davanın reddi gerekeceği göz önüne alınmaksızın «eksik inceleme» ile ve ispat külfeti tersine çevirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmas …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davalının Aviva Sigorta A.Ş adına poliçe düzenlemiş bulunmasına, bu poliçelerden kaynaklanan «primin» ödendiğinin «ispat külfetinin» davalı yanda olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davalının Aviva Sigorta A.Ş adına poliçe düzenlemiş bulunmasına, bu poliçelerden kaynaklanan «primin» ödendiğinin «ispat külfetinin» davalı yanda olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/580 E. , 2018/5970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2016 tarih ve 2014/731-2016/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile davalıya ait yükün ...-... ili arası taşındığını, iki firma arasında olan taşımaya ilişkin sevk irsaliyesinin mevcut olduğunu, davalının taşıma ücretini ödemediğini, başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamının ve icra inkara tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... plaka sayılı araç ile ...-... arasında yapılan taşıma işinin ... Lojistik Hizmetleri Dış. Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma tarafından yapıldığını, sevk irsaliyesi ve faturaların bu firma adına düzenlendiğini, yine bu firmanın kesmiş olduğu faturanın müvekkili firma tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin davacı şirket ile borç ilişkisi bulunmadığı iddiasını ispat edemediği, iki firma arasında olan taşımaya ilişkin sevk irsaliyesinin mevcut olduğu, bu meyanda tacir olan davalı firma lehine faturanın mevcut olup tahsil olunmadığına dair ticari teamül gereği üst kısmında kaşelerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında var olduğu iddia olunan taşıma ilişkisine dayalı navlun alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça uyuşmazlık konusu taşıma ilişkisinin dava dışı bir şirket tarafından yapıldığı ve navlun bedelinin de bu şirkete ödendiği savunulmuş ve ödemeye dair fatura dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, taraflar arasındaki taşıma akdinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. O halde, ispat külfetinin davacı yanda olduğu gözetilmek suretiyle, davacı tarafça sunulan faturanın davalı defterlerine kaydedilip kaydedilmediği belirlenerek, şayet davalı tarafça fatura defterlerine kaydedilmiş ise söz konusu defter kaydının aynı zamanda davalı tarafça taşıma akdinin varlığının da kabulü anlamına geleceği, aksi takdirde taşıma ilişkisinin kanıtlanamadığı dikkate alınmak suretiyle davanın reddi gerekeceği göz önüne alınmaksızın eksik inceleme ile ve ispat külfeti tersine çevirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/444274800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz