6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rödovans sahası dışındaki alanda meni müdahale davasında görev

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/859 E. 2024/868 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Müdahalenin Men'i mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar tacir olsa da, dava konusu şey üzerinde mülkiyet hakkı bulunmasa dahi kullanma hakkına dayanılarak açılan meni müdahale ve tazminat davası, TMK 683 kapsamında ayni hakka dayalı bir dava niteliğindedir ve sözleşme ilişkisiyle bağlantısı bulunmayan bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme, tarafların tacir sıfatına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir; asliye ticaret mahkemesi yalnızca kendi görev alanına giren ticari davalara bakmakla görevlidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.

Ele alınan sorunlar

Rödovans sözleşmesi kapsamı dışındaki alanda meni müdahale ve tazminat talebinde görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, delillerin hatalı değerlendirildiğini, davanın konusunun ecrimisil olmadığını, mahkemenin konuyu yanlış değerlendirdiğini ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İhtilaflı alanın, davacının ruhsat sahasında kalmakla birlikte davalıya rödovans verilen alanla ilgisi bulunmadığı, taraflar arasındaki rödovans sözleşmesi kapsamında olmadığı her iki tarafın da kabulündedir. Dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişi, mülkiyet hakkına dayanmasa da, o şey üzerinde kullanma hakkına dayanarak meni müdahale davası açabilir; zilyetliğin arkasında nesnel veya kişisel bir hakka dayanılması durumunda dava bir hak davası niteliği kazanır (TMK 981-983). Davacı şirket maden ruhsat sahibi olmakla, mülkiyet hakkı sahibi olmasa da davaya konu alanda kullanma hakkı sahibidir; bu nedenle açılan dava TMK'nın 683. maddesi kapsamında ayni hakka dayalı bir dava niteliğindedir. Uyuşmazlığın sözleşmeyle ilgisi bulunmadığından, asliye ticaret mahkemesi ticari davalara özel olarak bakmakla görevlendirilmiş olup tarafların tacir olması, ayni hakka dayalı meni müdahale davasına bakma görevini asliye ticaret mahkemesine vermez; bu husus yerleşik yargı uygulamasıdır. Asliye ticaret mahkemesinin görevi dışındaki tüm malvarlığı davalarına bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, ilk derece mahkemesinin görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tarafların tacir olması ve dava konusu alanın maden ruhsat sahası içinde bulunması durumunda dahi, mülkiyet hakkı yerine kullanma hakkına dayalı meni müdahale ve tazminat talebinin ayni hakka dayalı bir dava (TMK 683) olarak nitelendirilip görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Rödovans sözleşmesi kapsamı dışında kalan alanda, mülkiyet hakkına dayanmasa da kullanma hakkına dayalı olarak açılan meni müdahale ve tazminat davası, ayni hakka dayalı bir dava (TMK 683) niteliğinde olup, tarafların tacir olması bu davayı ticari dava haline getirmez; bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev kamu düzeni ayni hakka dayalı dava meni müdahale rödovans sözleşmesi zilyetliğe dayalı dava hak davası kullanma hakkı dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 981TMK 982TMK 983TMK 683

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/859

KARAR NO 2024/868

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/11/2023

NUMARASI 2023/350 Esas - 2023/728 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2024

Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketinin ... ruhsat sicil numaralı maden sahasının sahibi olduğunu, taraf şirketler arasında Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 23/10/2002 tarih ... yevmiye sayılı rödevans sözleşmesi yapıldığını,davalı şirketin rödevans sınır koordinatları belirtilen 3 kısmın haricindeki toplam 30.000 m2'lik 4 tane alanı haksız ve hukuk aykırı bir şekilde rödevans sınırlarının dışına taşarak ürün stok alanı, yemekhane, koğuş vb bina olarak izinsiz kullanıldığını, davalı şirketin rödevans alanı dışında kullandığı, müvekkil şirketin ruhsat alanındaki 30.000 m2'lik alanın müvekkili pasa alanının hemen alt kısmında olduğunu, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığı ve çeşitli binalar yaptığı rödevans sınırları dışındaki bu alanı müvekkilinin pasa döküm alanı ve sair amaçlarla kullanamadığını, bu nedenle ruhsat alanı içerisinde kalan ve uydu görüntüsünde gösterilen orman alanından toplam 53599 m2 pasa alanı kiralamak zorunda kalındığını, ruhsat sahası içinde olsa dahi ormanlık alan olarak görünen yerleri kullanabilmek için resmi kurum ve kuruluşlarda ayrıca izin alınarak bedel ödenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davalının haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığı bu alanında içerisinde bulunduğu 280.515,15 m2'lik yer için Orman Bölge Müdürlüğü hesabına 1.233.844,85 TL ödeme yaparak 48.868,89 TL'lik ayrıca saha teminat bedelinin yatırıldığını, iyi niyetli girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, haksız ve hukuka aykırı kullanıma yönelik davalı şirketin müdahalesinin men'i ve tahliyesini sağlamak suretiyle zararlarının tazmini, davalı şirketin rödevans sınırları dışındaki kullandığı alandan tahliyelerini, fazlaya ilişkin haklarının mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL zararının ödemenin yapıldığı 11/09/2017 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, açılan davanın tahliye ve ecrimisil talepli olduğunu, davacı şirketin rödavans sözleşmesine konu edilmeyen 30.000 m2'lik bir sahanın müvekkili tarafından işgal edildiğini, görevli mahkemenin Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkillerinin Rödovans sözleşmesi ile kiraladığı maden sahasının dışında kalan 8.500 m2'lik kısım müvekkili tarafından 1989 yılından bu tarihe kadar davacının bilgisi ve açık sözlü muvafakati ile kullanıldığını, müvekkilinin yaklaşık 27 yıldır sözleşme dışı 8.500 m2 lik kısmı kullandığını, ve bu kullanımın davacı tarafından bilindiğini ve onaylandığını, dava tarihine kadar davacının hiç bir uyarıda bulunmadığını ihtar çekmediğini ve dava açmadığını, 8,500 m2 kısmın dışında kalan yaklaşık 9,500 m2'lik kısım da takriben 15/09/2016 tarihinden sonra müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin bu alanı kullanmasının nedeni ise davacının sözleşme ile müvekkiline kiraladığı 8.000 m2'lik alanı işgal etmiş olduğundan müvekkiline depolama sahasi temin edemediğini ve sözleşme dışında kalan 9.500 m2 lik alanı kullanmak zorunda kaldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davanın, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, maden ruhsat sahasına yapılan el atmanın önlenmesi ve zarar tazmini istemine ilişkin olduğunu, buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirildiğini, ecrimisil davalarının temyiz incelemesine bakan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 gün ve E:2016/968, K:2016/2426 ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.09.2018 gün ve E:2018/9046, K:2018/15609 ve 05/03/2019 gün ve E:2018/3121, K:2019/2289 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, davacı taraf rödavans sözleşmesine konu edilmeyen 30.000 m2'lik sahanın davalı tarafından işgal edildiğini iddia ettiği, davacının talebinin taraflar arasında akdedilen Gaziosmanpaşa ...

Noterliğinin 23/10/2002 tarih ... yevmiye numaralı rödavans sözleşmesinde, belirlenen koordinatların dışındaki alandan davalının tahliyesi, ve uğranılan zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, talebin esasen müdahelenin men'i ve ecrimisil talebine ilişkin olduğu, rödavans sözleşmesinden kaynaklanmadığı, Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/57 Esas, 2023/28 Karar sayılı ilamında her iki tarafında ticari şirket olduğu, davacı yanın talebinin mülkiyet hakkına dayalı olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile alakalı olduğu belirtilmiş ise de, davacı tarafın, taraflar arasında akdedilen 23/10/2002 tarihli rödavans sözleşmesinin dışında kalan alan yönünden haksız işgalin tespiti ve tazminat talebinde bulunduğu, müdahalenin meni ve ecrimisil talepleri mahkemenin görev alanı dışında olduğu gerekçesiyle,mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Gaziosmanpaşa 4.

Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, delillerin değerlendirilmesinde dikkatli bir şekilde incelendiğinde de görüleceği üzere hataya düşüldüğünü, yanlış değerlendirilerek karar verilmesi usul ve esasa aykırı olduğundan 7251 sayılı Kanun'un 35.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. bendi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın konusu ecrimisil olmayıp mahkemece konu yanlış değerlendirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Davacı şirkete ait Maden Ruhsat sahası içinde bulunan bir kısım taşınmaza davalı şirketin müdahalesinin önlenmesi ve davalı tarafından haksız işgal edilen bu alan kullanılamadığından davacının ayrıca ruhsat sahası içinde bir kısım yere kira bedeli ödemek zorunda kaldığından uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında rödovans sözleşmesi bulunduğu ve işgal edilen alanın rödovans sözleşmesi dahilinde kalmadığı her iki yanın kabulündedir.Davalı bir kısım alanı uzun yıllardır davalının rızası ile kullandığını ,bir kısım yeri ise rödovans sahası içindeki yeri davacının işgal etmesi nedeniyle kullandığını savunmuştur.O halde ihtilaflı yerin davacının ruhsat alanında kalan ancak davalıya rödövans verilen yer ile ilgisi olmadığı belirlenmektedir.

İlk derece mahkemesince ; mülkiyet hakkına dayalı meni müdahale isteklerinde görevli mahkemenin tarafları tacir olsa da ,asliye hukuk mahkemelerinde bakılması gerektiği yolundaki Yargıtay kararlarına atıf yapılmıştır. Ancak ;somut olayda olduğu gibi mülkiyet hakkı olmasa da ,dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açabileceği kabul edilmektedir.Yani dava açabilmek için; dava konusu şey üzerinde hak sahibi olmak ya da menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekmektedir. Yargıtay HGK da emsal bir kararında hakka dayalı meni müdahale davasını tanımlamıştır."TMK'nın 982 ve 983. maddelerinde düzenlenen zilyetliğe dayalı davalar ile zilyet, zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan yalnızca zilyetliğini öne sürerek, zilyetliğinin korunmasını isteyebilir.

Ancak, zilyetliğin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayanıldığında ise dava, bir hak davası niteliğini kazanır. (HGK'nın 25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas, 573 Karar). TMK'nın 981. maddesinde; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir, denilmektedir. Bu bakımdan açılan dava TMK'nın 683. maddesi gereğince ayni hakka dayalı açılan dava olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmaz üzerindeki yapı bakımından mülkiyet hakkına istinad ederek davayı açmıştır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur. Bu durumda Mahkemece açıklanan kanun hükümleri uyarınca;

hakka dayanan meni müdahale isteği yönünden hükmü veren mahkeme görevsiz hale geldiğinden istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. (08.06.2020 tarihli Yargıtay 8. HD.'nin 2017/10111 Esas, 2020/3100 Karar sayılı ilamı)denilmiştir. Elde ki davada davacı şirket maden ruhsat sahibi olmakla ,mülkiyet hakkı sahibi olmasa da ,davaya konu alanda kullanma hakkı sahibidir. Buna göre hakka dayalı açılan meni müdahale ve tazminat davası TMK nın 683.maddesi kapsamında açılan ayni hakka dayalı bir dava olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Uyuşmazlığın , sözleşmeyle ilgisi bulunmadığı ,asliye ticaret mahkemesi ticari davalara özel olarak bakmakla görevlendirildiğinden tarafların tacir olması nedeniyle meni müdahale davasına bakmaya görevli bulunmadığı yerleşik yargı uygulaması olduğundan ,eldeki davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu sonucuna varılmaktadır.Asliye ticaret mahkemesinin görevi dışındaki tüm malvarlığı davalarına bakmaya görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Açıklanan nedenlerle; görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44334 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.