Terkin öncesi tebliğ yapılmadan ilanla ihtar usule aykırıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/800 E. 2024/760 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücretine İlişkin İstinaf mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK Geçici 7. madde kapsamında re'sen terkin işleminde, şirkete ya da şirketi temsile yetkili kişiye ihtarın öncelikle tebliğ edilmesi zorunludur; tebliğ yapılmaksızın doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır ve buna dayanan terkin işlemi hukuka uygun sayılmaz. Terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmeyen ticaret sicil müdürlüğü, açılan ihya davasında yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur; bu husus resen dikkate alınabileceğinden davacı tarafından ayrıca talep edilmesi gerekmez.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminin usule uygunluğu ve tebligat eksikliği → ret
İddia: Davalı Sicil Müdürlüğü vekili, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanın Tebligat Kanunu'na uygun bir bildirim sayılması gerektiğini, bu nedenle eksik işlem yapılmadığını, terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde şirkete ya da şirket yetkilisine ihtar tebliğ edilmesi öngörülmüştür. Somut olayda ihtarnamenin şirkete gönderildiği ancak tebliğ edilemediği, bunun üzerine doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yoluna gidildiği, ancak şirket yetkilisine usulüne uygun bir tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Şirkete ya da yetkilisine öncelikle tebliğ yapılmaksızın doğrudan ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır; bu nedenle terkin işlemi hukuka uygun değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama gideri ve vekalet ücretinden sicil müdürlüğünün sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, davacının bu yönde bir talebi bulunmamasına rağmen müvekkili müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tebligat işlemlerinin dava konusuyla ilgisi olmadığını ve tebligat yapılsa da yapılmasa da davanın açılacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ticaret sicili işlemlerini tam olarak yerine getirmiş olan sicil müdürlüğü aleyhine yargı giderine hükmedilemez (Yargıtay 11. HD'nin 15/01/2020 tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı). Ancak davacı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerekir; somut olayda bu şart yerine gelmediğinden terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca yargı giderine resen hükmedilebileceğinden, bu hususun davacı tarafça ayrıca ileri sürülmesine gerek yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK Geçici 7. madde kapsamındaki re'sen terkin işlemlerinde, ihtarın şirket/yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ilan yoluyla yapılmasının usule aykırılık oluşturacağı ve bu durumda terkin işlemini tam olarak yerine getirmeyen sicil müdürlüğünün yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ TTK Geçici 7. madde↗ tebliğ↗ ilan yoluyla tebligat↗ yargı gideri↗ vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/800
KARAR NO 2024/760
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/02/2024
NUMARASI 2023/783 Esas - 2024/192 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile ihyası istenilen ... Ltd. Şti. arasında İstanbul 21. İş Mahkemesi'nin 2023/919 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası bulunduğunu,davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için ... Ltd. Şti. 'nin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı TTK 'nın Geçici 7. maddesi ve ilgili yasal mevzuat kapsamında yapıldığını ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, ... Ltd. Şti. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının İst.
21. İş Mahkemesi'nin 2023/919 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTKnın 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve şirketin son yetkilisi olan ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, ihyası istenen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 07/07/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak davalı ...
sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, yapılan terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, dava konusu şirkete gönderilen ihtarın iade- adres yanlış şerhiyle tebliğ edilememesi üzerine ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapıldığını, davacı bir talebi olmamasına rağmen mahkemece müvekkili müdürlük adına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili müdürlüğün Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ki ilanın, Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğunun kabulü gerektiğini, ilan bulunduğundan müvekkilinin eksik bir işlem yaptığından bahsedilemeyeceğini, dava konusu olayın re'sen terkin tarihinden çok sonraki bir tarihte açıldığını, ayrıca müvekkili müdürlüğün re'sen terkin edilen şirketlerden hangisi hakkında dava olup olmadığını tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu şirket hakkında müvekkili müdürlüğe ve sicil kayıtlarına intikal eden bir bildirim veya ihtar olmadığını, tebligatların yapılıp yapılmamasının huzurdaki davanın konusu olmadığını, tebligat yapılsa da yapılmasa da davanın açılacağını, istinaf başvurusunun kabulü ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İhyası istenen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 07/07/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkin işlemini TTK'nin Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin şirkete gönderildiği, tebliği yapılamadığı, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.
maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Ticaret sicili işlemleri tam olarak yerine getirmiş ise aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davacı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ayrıca, yargı giderine resen hükmedilebileceğinden, davacı tarafça ileri sürülmesine gerek olmadığından, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 140-TL istinaf yargı giderinin davalı müdürlükten alınarak davacıya verilmesine, davalı müdürlük tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nin 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43738 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi