İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13273 E. 2018/5004 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü↗ kat ihtarnamesi↗ tebliğ tarihi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ihbar↗ tebligat↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile dava dışı ... Sebze .. Ltd. Şti. arasında 12/07/2010 tarihli 100.000,00 TL limitli ve 12/11/2010 tarihli 500.000,00 TL limitli iki ayrı genel tarımsal kredi sözleşmesi imzalandığı, ikinci sözleşmenin 25. sayfası ile 12/07/2010 tarihli ilk sözleşme ile bağlantı kurulduğu, 12/10/2010 tarihli sözleşmede davalılar ... ve ...'in, 12/11/2010 tarihli ikinci sözleşmede ise tüm davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, uslune uygun olarak kredi kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği gerekçesiyle, itirazların iptaline, icra inkar tazminatının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, müşterek müteselsil kefillerden tahsiline ilişkin yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davalılar diğer iddialarının yanında muacceliyet ihbarına ilişkin tebliğ varakasında gidilen adresin kapalı olması nedeniyle keyfiyetin komşuları ...'a sorulduğu, ...'ın tebliğden imtina etmesi üzerine evrakın mahalle muhtarına teslim edildiği, iki nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı hususlarının dercedildiğini ancak tebliğ tarihi itibariyle komşuları ...'ın ölü olduğunu, böylelikle tebliğin usulsüz olduğunu iddia etmişlerdir. Haber verilen komşunun iddia edildiği gibi ölü olması halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.31 hükmü göz önünde bulundurulduğunda, tebligatı usulsüz hale getireceği açıktır. Mahkemece bu husus üzerinde durulup sözleşmenin 56. ve diğer ilgili maddeleri de incelenmek suretiyle alacağın hangi tarihte muaccel olduğu, davalıların
hangi tarihte temerrüde düştüğü incelenmek suretiyle davalıların icra takip tarihi itibariyle sorumlu oldukları borç miktarının belirlenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · ihbar · tebligat · teslim
İncelediğiniz karardaDavalılar diğer iddialarının yanında «muacceliyet» «ihbarına» ilişkin tebliğ varakasında gidilen adresin kapalı olması nedeniyle keyfiyetin komşuları ...'a sorulduğu, ...'ın tebliğden imtina etmesi üzerine evrakın mahalle muhtarına «teslim» edildiği, iki nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı hususlarının dercedildiğini ancak «tebliğ tarihi» itibariyle komşuları ...'ın ölü olduğunu, böylelikle tebliğin usulsüz olduğunu iddia etmişlerdir.
Haber verilen komşunun iddia edildiği gibi ölü olması halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.31 hükmü göz önünde bulundurulduğunda, «tebligatı usulsüz» hale getireceği açıktır.
Benzer bu karardaTebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Bu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmemesi karşısında dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve «tebligatın» Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · tahkikat · savunma hakkı · kısıtlılık · şirket müdürü · dava sebebi
Benzer bu karardaBu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
… e "evin parasının şirket hesabındaki paranın kendi hesabına yatırıldığını, ardından davaya konu dairenin bu para ile alındığını" ifade ettiği, evin alındığı tarihte «şirket müdürü» olduğu, taşınmazı alırken sözleşmeyi şirket adına aktetmediği ancak parasını şirket kaynaklarından ödediği, bunun «vekalet görevinin kötüye kullanılması» anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmemesi karşısında dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve «tebligatın» Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca da yapılmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6889 E. 2013/6383 K.
Ortak:ihbar · tebligat · teslim
İncelediğiniz karardaDavalılar diğer iddialarının yanında «muacceliyet» «ihbarına» ilişkin tebliğ varakasında gidilen adresin kapalı olması nedeniyle keyfiyetin komşuları ...'a sorulduğu, ...'ın tebliğden imtina etmesi üzerine evrakın mahalle muhtarına «teslim» edildiği, iki nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı hususlarının dercedildiğini ancak «tebliğ tarihi» itibariyle komşuları ...'ın ölü olduğunu, böylelikle tebliğin usulsüz olduğunu iddia etmişlerdir.
Haber verilen komşunun iddia edildiği gibi ölü olması halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.31 hükmü göz önünde bulundurulduğunda, «tebligatı usulsüz» hale getireceği açıktır.
Benzer bu karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · ıslah · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve «ıslahının» mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13273 E. , 2018/5004 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 tarih ve 2014/222-2016/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı ... Sebze Meyve Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketinin kullandığı kredilerin müşterek müteselsil kefili olduklarını, davalılara gönderilen muacceliyet ihbarına rağmen borçlarını ödemediklerini, yapılan takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile dava dışı ... Sebze .. Ltd. Şti. arasında 12/07/2010 tarihli 100.000,00 TL limitli ve 12/11/2010 tarihli 500.000,00 TL limitli iki ayrı genel tarımsal kredi sözleşmesi imzalandığı, ikinci sözleşmenin 25. sayfası ile 12/07/2010 tarihli ilk sözleşme ile bağlantı kurulduğu, 12/10/2010 tarihli sözleşmede davalılar ... ve ...'in, 12/11/2010 tarihli ikinci sözleşmede ise tüm davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, uslune uygun olarak kredi kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği gerekçesiyle, itirazların iptaline, icra inkar tazminatının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, müşterek müteselsil kefillerden tahsiline ilişkin yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davalılar diğer iddialarının yanında muacceliyet ihbarına ilişkin tebliğ varakasında gidilen adresin kapalı olması nedeniyle keyfiyetin komşuları ...'a sorulduğu, ...'ın tebliğden imtina etmesi üzerine evrakın mahalle muhtarına teslim edildiği, iki nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı hususlarının dercedildiğini ancak tebliğ tarihi itibariyle komşuları ...'ın ölü olduğunu, böylelikle tebliğin usulsüz olduğunu iddia etmişlerdir. Haber verilen komşunun iddia edildiği gibi ölü olması halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.31 hükmü göz önünde bulundurulduğunda, tebligatı usulsüz hale getireceği açıktır.
Mahkemece bu husus üzerinde durulup sözleşmenin 56. ve diğer ilgili maddeleri de incelenmek suretiyle alacağın hangi tarihte muaccel olduğu, davalıların
hangi tarihte temerrüde düştüğü incelenmek suretiyle davalıların icra takip tarihi itibariyle sorumlu oldukları borç miktarının belirlenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430794800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz