Rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11534 E. 2018/4903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası↗ mal sigortası↗ rücu davası↗ mali sorumluluk sigortası↗ ağır kusur↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ depo kararı↗ rücuen tazminat↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalılardan ...'in sevk ve yönetimindeki forklift ile, meskun mahaldeki düz ... sahasında, kamyon üzerinde bulunan, dar ve havaleli trafoyu indirirken, trafonun ağırlığı, dar ve havaleli olma durumunu dikkate almadan, yönlendirici ve işaretçi kullanmadan ve trafoyu forklift üzerinde tam ortalamadan ve yüklü forklifti yavaş yavaş kontrollü olarak hareket ettirmeden ve ani hareket ettirip trafoyu forklift üzerinden düşürerek, kazaya neden olduğu, bu duruma göre, yükün dengesini ...a kuralını, bu tip yüklerin indirilmesinde yönlendirici kullanma kuralını ve indirme hızı kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz davranması nedeniyle, olayda birinci derecede ve tam kusurludu olduğu gerekçesiyle, davalı ... Makineli Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddine dair karar kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 33.876,96 TL'nin 15/02/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, uyuşmazlığın karar düzeltme aşaması nihayete erdirilmeden yargılamaya devam edilmesi HMK hükümlerine aykırılık oluşturur. Bu nedenle mahkemenin 07.04.2015 tarih ve 2014/323 E. 2015/436 K. sayılı, davalı ... Makineli Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine dair mahkemenin 2009/371 E- 2012/ 689 K. sayılı kararı bozma konusu yapılmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kısmen kabulüne yönelik kararı yok hükmünde olduğundan ortadan kaldırılmak suretiyle davacı vekilinin mahkemenin 27.06.2012 tarih ve 2009/371 E-2012/689 K. sayılı kararına yönelik karar düzeltme
isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiş ve davacı vekilinin 03.02.2014 tarihli karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
3 - Dava, üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu zararın, davalı forklift sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle onun yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta süresi içinde meydana gelecek bir hadise neticesinde üçüncü kişilerin zarara uğramaları halinde sigorta ettirene yöneltilecek zarar ve ziyan talepleri sigorta teminatı altına alınır. Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre böyle bir zararı karşılayan sigortacı, koşulların mevcut olması halinde halefiyete dayalı olarak sigorta rücu davası açabilir. Somut olayda, dava dışı sigorta ettirene ait depoda davalı ...'in kullandığı forklift ile taşınan emtianın düşmesi sonucu emtia hasara uğramış, bu hasarı karşılayan davacı sigortacı da ödediği bedelin tahsili için forklifti kiralayan şirket ile birlikte bu forklifti kullanan diğer davalıya rücu etmiştir. Bu durumda uyuşmazlık, davalı sürücünün eyleminin sigorta ettirenin eylemi mi yoksa üçüncü bir kişinin eylemi mi olarak değerlendirileceği noktasında toplanmaktadır. Zira söz konusu eylem, sigorta ettirenin eylemi olarak değerlendirilmesi halinde bu eylem nedeniyle oluşan zarar rücu edilemeyecek, aksi halde ise zararı ödeyen sigortacının rücu hakkı doğacaktır. Bu konuda ne sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'da ne de poliçe genel ve özel şartlarında herhangi bir açık düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, mülga 6762 sayılı TTK'nın mal sigortalarına ilişkin genel hükümleri arasında yer alan 1278. maddesine göre aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile yükümlü bulunmaktadır. Sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan kimselerin kasdından doğan hasarlar ise bu kuralın istisnasıdır. Anılan hükmün, sorumluluk sigortaları için de uygulanmasını engelleyen herhangi bir hal söz konusu değildir. Dolayısıyla anılan uyuşmazlığın da, bu çerçevede çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Nitekim, her ne kadar somut uyuşmazlığa uygulanması söz konusu değil ise de daha sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın sorumluluk sigortalarına ilişkin 1473/2. maddesinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmiştir. O halde mahkemece, öncelikle davalı ...'in dava dışı sigorta ettirenin mi yoksa diğer davalı şirketin mi çalışanı olduğu tespit edilmeli, sigorta ettirenin çalışanı olduğunun anlaşılması halinde yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ağır kusuru veya kastı ile zarara yol açmadığı takdirde davacının kendisine rücu edemeyeceğinin gözetilmesi, aksi halde kusuru oranında zarardan sorumlu olacağından kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 18.11.2013 tarih, 2013/3260 E- 2013/20723 K. sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4364 E. 2014/10853 K.
Ortak:sigorta rücu davası · mal sigortası · rücu davası · mali sorumluluk sigortası · ağır kusur · halefiyet · rücu hakkı · sigorta teminatı · Rücuan tazminat, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre böyle bir zararı karşılayan sigortacı, koşulların mevcut olması halinde «halefiyete» dayalı olarak «sigorta rücu davası» açabilir.
Üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigorta süresi içinde meydana gelecek bir hadise neticesinde üçüncü kişilerin zarara uğramaları halinde «sigorta ettirene» yöneltilecek zarar ve ziyan talepleri «sigorta teminatı» altına alınır.
3 - Dava, üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu zararın, davalı forklift sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle onun yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre böyle bir zararı karşılayan sigortacı, koşulların mevcut olması halinde «halefiyete» dayalı olarak «sigorta rücu davası» açabilir.
Üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigorta süresi içinde meydana gelecek bir hadise neticesinde üçüncü kişilerin zarara uğramaları halinde «sigorta ettirene» yöneltilecek zarar ve ziyan talepleri «sigorta teminatı» altına alınır.
Dava, üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu zararın, davalı forklift sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle onun yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17088 E. 2015/4017 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · delil tespiti · tasdik kararı · davanın açılmamış sayılması · hisse devri · cezai şart · açılmamış sayılma · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında yapılan «hisse devri sözleşmesinin» noter «tasdikinin» yapılmamış olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan kararlaştırılan «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davacının sözleşmeye inanarak yaptığını iddia ettiği yatırımları ispat edemediği, dava konusu forkliftin adına düzenlenmiş faturaya göre asli müdahile ait olduğu, makinenin davalıya ait mermer sahasında bulunduğunun «delil tespit» raporuyla belirlendiği gerekçesiyle, davalı ... hakında açılan «davanın açılmamış sayılmasına» davacının cezai şart ve harcamalara ilişkin talebinin reddine, asli müdahilin davasının kabulü ile forkliftin asli müdahile iadesine, mümkün olmazsa bedeline mukab …
Bu durumda, mahkemece asıl davadaki forkliftin iadesi ve kira bedelinin tahsili talebi bakımından da olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir. (3) Ayrıca, davacılar, davadan önce «delil tespiti» yaptırmış olup, dava konusu forkliftin davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11534 E. , 2018/4903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/04/2015 tarih ve 2014/323-2015/436 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2018 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı Ulusal ...`nun işlettiği depoda dava dışı ...'a ait bir adet trafonun sigortalı tarafından davalı şirketten kiralanan ve diğer davalı tarafından kullanılan forklift ile depo sahası içinde taşınırken düşürülüp hasarlanması yüzünden müvekkilinin 15.02.2008 tarihinde 30.279,04 USD tazminat ödediğini ve halefiyet hakkını elde ettiğini, ödenen tazminatın Türk Lirası üzerinden karşılığının rücuen tahsili için takibe geçildiğini ancak davalıların itirazı üzerine başlatılan icra takibinin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalıların %40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini alacak davasına çevirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalılardan ...'in sevk ve yönetimindeki forklift ile, meskun mahaldeki düz ... sahasında, kamyon üzerinde bulunan, dar ve havaleli trafoyu indirirken, trafonun ağırlığı, dar ve havaleli olma durumunu dikkate almadan, yönlendirici ve işaretçi kullanmadan ve trafoyu forklift üzerinde tam ortalamadan ve yüklü forklifti yavaş yavaş kontrollü olarak hareket ettirmeden ve ani hareket ettirip trafoyu forklift üzerinden düşürerek, kazaya neden olduğu, bu duruma göre, yükün dengesini ...a kuralını, bu tip yüklerin indirilmesinde yönlendirici kullanma kuralını ve indirme hızı kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz davranması nedeniyle, olayda birinci derecede ve tam kusurludu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
Makineli Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddine dair karar kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 33.876,96 TL'nin 15/02/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, uyuşmazlığın karar düzeltme aşaması nihayete erdirilmeden yargılamaya devam edilmesi HMK hükümlerine aykırılık oluşturur. Bu nedenle mahkemenin 07.04.2015 tarih ve 2014/323 E. 2015/436 K. sayılı, davalı ... Makineli Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine dair mahkemenin 2009/371 E- 2012/ 689 K. sayılı kararı bozma konusu yapılmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kısmen kabulüne yönelik kararı yok hükmünde olduğundan ortadan kaldırılmak suretiyle davacı vekilinin mahkemenin 27.06.2012 tarih ve 2009/371 E-2012/689 K. sayılı kararına yönelik karar düzeltme
isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiş ve davacı vekilinin 03.02.2014 tarihli karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
3 - Dava, üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu zararın, davalı forklift sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle onun yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta süresi içinde meydana gelecek bir hadise neticesinde üçüncü kişilerin zarara uğramaları halinde sigorta ettirene yöneltilecek zarar ve ziyan talepleri sigorta teminatı altına alınır. Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre böyle bir zararı karşılayan sigortacı, koşulların mevcut olması halinde halefiyete dayalı olarak sigorta rücu davası açabilir. Somut olayda, dava dışı sigorta ettirene ait depoda davalı ...'in kullandığı forklift ile taşınan emtianın düşmesi sonucu emtia hasara uğramış, bu hasarı karşılayan davacı sigortacı da ödediği bedelin tahsili için forklifti kiralayan şirket ile birlikte bu forklifti kullanan diğer davalıya rücu etmiştir.
Bu durumda uyuşmazlık, davalı sürücünün eyleminin sigorta ettirenin eylemi mi yoksa üçüncü bir kişinin eylemi mi olarak değerlendirileceği noktasında toplanmaktadır. Zira söz konusu eylem, sigorta ettirenin eylemi olarak değerlendirilmesi halinde bu eylem nedeniyle oluşan zarar rücu edilemeyecek, aksi halde ise zararı ödeyen sigortacının rücu hakkı doğacaktır. Bu konuda ne sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'da ne de poliçe genel ve özel şartlarında herhangi bir açık düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, mülga 6762 sayılı TTK'nın mal sigortalarına ilişkin genel hükümleri arasında yer alan 1278. maddesine göre aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile yükümlü bulunmaktadır.
Sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan kimselerin kasdından doğan hasarlar ise bu kuralın istisnasıdır. Anılan hükmün, sorumluluk sigortaları için de uygulanmasını engelleyen herhangi bir hal söz konusu değildir. Dolayısıyla anılan uyuşmazlığın da, bu çerçevede çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Nitekim, her ne kadar somut uyuşmazlığa uygulanması söz konusu değil ise de daha sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın sorumluluk sigortalarına ilişkin 1473/2. maddesinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmiştir. O halde mahkemece, öncelikle davalı ...'in dava dışı sigorta ettirenin mi yoksa diğer davalı şirketin mi çalışanı olduğu tespit edilmeli, sigorta ettirenin çalışanı olduğunun anlaşılması halinde yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ağır kusuru veya kastı ile zarara yol açmadığı takdirde davacının kendisine rücu edemeyeceğinin gözetilmesi, aksi halde kusuru oranında zarardan sorumlu olacağından kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 18.11.2013 tarih, 2013/3260 E- 2013/20723 K.
sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemenin 07.04.2015 tarih ve 2014/323 E. 2015/436 K. sayılı kararı YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNDAN ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilin sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 18.11.2013 tarih, 2013/3260 E- 2013/20723 K. sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının 2014/4364-10853 S. kararına ilaveten davacı yararına da BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430745800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz