Ilam niteliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13815 E. 2018/4816 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilam niteliği↗ geç teslim↗ donatan↗ tasdik kararı↗ acente↗ ihtiyati tedbir↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ dosya masrafı↗ ilan↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; asıl davada, dispeç raporu ve geminin makine arızası nedeniyle yolda kalmış olması gemi arızasının niteliği dikkate alınarak davalının müşterek avaryayı haklı olarak ilan ettiği, yükün müşterek avarya nedeniyle geç teslim edildiği, davalının iradesi dışında bu olayın gerçekleştiği, sorumluluğunun bulunmadığı, davacının eksik ve hasarlı yük iddiasını ispatlayamadığı, karşı davada geminin müşterek avaryadan sonra tamir ettirilmediği, hurdaya çıkarıldığı bu süre zarfına ilişkin bir iş bağlantısını gösterir belge de sunulmadığı, davacının geminin bağlı kaldığı dönemdeki yakıt ve koruyucu acente masraflarını davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile 7.875 USD, 7.192 USD ve 52.552,36 USD alacakların ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karşı davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Karşı dava, davacı karşı davalının, dava konusu gemiye haksız olarak ihtiyati tedbir koydurması dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın ve dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Müşterek avarya, 6102 sayılı TTK’nın 1272-1285. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre, ortak bir gemi sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde bile bile olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya ilan edilebilir. Müşterek avarya ilanına müteakip donatan gecikmeksizin dispeçi yaptırmakla yükümlüdür. Dispeç raporunun onaylanması veya hesaba itiraz için mahkemeye başvurulur. Mahkemece tüm ilgililer duruşmaya çağrılır. Dispeç raporuna yapılacak itirazın en geç ilk celsede öne sürülmesi gerekir. Dispeç raporuna itiraz edilmemiş olması veya itirazın haklı görülmemesi halinde dispeç raporunun onaylanmasına karar verilir. Mahkemece onaylanmasına karar verilen dispeç raporu ilam niteliğini kazanır. İlam niteliğindeki dispeç raporu doğrudan icraya konulabilir.
Somut olayda, geminin yolda tamir edilemez biçimde arızalandığı, kaptanın usulüne uygun bir biçimde müşterek avarya ilan ederek gecikmeksizin dispeç raporu aldığı sabittir. Yukarıda açıklanan düzenleme uyarınca davalı- karşı davacının dispeç raporunun tasdiki için mahkemeye başvurarak, dispeç raporuna ilam niteliği kazandırması mümkünken, müşterek avarya garame payının tahsili amacıyla iş bu davayı açmasında hukuki yararı olduğundan söz edilemez. Hukuki yarar, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-h maddesine göre dava şartı olup, dava şartları yargılamanın her safhasında kendiliğinden dikkate alınır. Bu durumda davalı- karşı davacının dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame payının tahsili istemiyle dava açmasında hukuki yararı olmadığı gözetilerek, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2739 E. 2011/14665 K.
Ortak:tasdik kararı · ilan
İncelediğiniz kararda… sıl davada, dispeç raporu ve geminin makine arızası nedeniyle yolda kalmış olması gemi arızasının niteliği dikkate alınarak davalının müşterek avaryayı haklı olarak «ilan» ettiği, yükün müşterek avarya nedeniyle «geç teslim» edildiği, davalının iradesi dışında bu olayın gerçekleştiği, sorumluluğunun bulunmadığı, davacının eksik ve hasarlı yük iddiasını ispatlayamadığı, karşı davada geminin müşterek avaryadan sonra tamir ettirilmediği, hurdaya çıkarıldığı bu süre zarfına ilişkin bir iş bağlantısını gösterir belge de sunulmadığı, davacının geminin bağlı kaldığı dönemdeki yakıt ve koruyucu «acente» «masraflarını» davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile 7.875 USD, 7.192 USD ve 52.552,36 USD alacakların ödenmesine fazlaya ili …
Müşterek avarya, 6102 sayılı TTK’nın 1272-1285. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre, ortak bir gemi sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde bile bile olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya «ilan» edilebilir.
Müşterek avarya «ilanına» müteakip «donatan» gecikmeksizin dispeçi yaptırmakla yükümlüdür.
Benzer bu kararda… vacı vekili, müvekkili şirket tarafından işletilen geminin, üzerindeki yükle beraber Kos adası yakınlarında 2 kez karaya oturduğunu, bunun sonucunda müşterek avarya «ilan» edildiğini, «taşıma sözleşmesinde» müşterek avaryanın York – Anvers 1994 Kuralları ve İngiliz hukukuna göre çözümleneceğinin kararlaştırılması nedeniyle, gemi işletmecisi tarafından atanan dispeççinin rapor düzenlendiğini ileri sürerek, dispeç raporunun «tasdikine» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın hasımlı olarak açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «ilan» edilen müşterek avarya sonucu ilgililerin üzerine düşen borç ve edimleri içeren dispeç raporu ile diğer belgelere karşı diyecekleri olup olmadığının tespiti amacıyla, ilgililere «tebligat» çıkartılarak değinilen diğer usuli işlemler tamamlandıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · muvafakat · tebligat
Benzer bu kararda… vacı vekili, müvekkili şirket tarafından işletilen geminin, üzerindeki yükle beraber Kos adası yakınlarında 2 kez karaya oturduğunu, bunun sonucunda müşterek avarya «ilan» edildiğini, «taşıma sözleşmesinde» müşterek avaryanın York – Anvers 1994 Kuralları ve İngiliz hukukuna göre çözümleneceğinin kararlaştırılması nedeniyle, gemi işletmecisi tarafından atanan dispeççinin rapor düzenlendiğini ileri sürerek, dispeç raporunun «tasdikine» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın hasımlı olarak açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… t vesikaların mahkeme kaleminde incelenebileceği, çağırılanın daha önce de dispeçe karşı mahkemede itirazda bulunabileceği, muayyen günde gelmediği takdirde dispeçe «muvafakat» etmiş sayılacağının yazılacağı hususları açıklanmış olup, değinilen düzenlemeden de anlaşılacağı üzere dispeç raporunun tastikinde ilgililerin davanın tarafı olmal …
Bu durumda, mahkemece, «ilan» edilen müşterek avarya sonucu ilgililerin üzerine düşen borç ve edimleri içeren dispeç raporu ile diğer belgelere karşı diyecekleri olup olmadığının tespiti amacıyla, ilgililere «tebligat» çıkartılarak değinilen diğer usuli işlemler tamamlandıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16175 E. 2014/7228 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz kararda3- Karşı dava, davacı karşı davalının, dava konusu gemiye haksız olarak «ihtiyati tedbir» koydurması dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın ve dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklanan düzenleme uyarınca davalı- karşı davacının dispeç raporunun «tasdiki» için mahkemeye başvurarak, dispeç raporuna «ilam niteliği» kazandırması mümkünken, müşterek avarya garame «payının» tahsili amacıyla iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» olduğundan söz edilemez.
Bu durumda davalı- karşı davacının dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame «payının» tahsili istemiyle dava açmasında «hukuki yararı» olmadığı gözetilerek, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının davalı adına ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame «payının» «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketinin dava konusu yaptığı ödemenin «sigortacılık sözleşmesi» ve sigortacılık faaliyeti ile bir ilgisi bulunmadığı, Sigortacılık Murakabe Kanunu ve onun yerine geçen Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta şirketlerinin faaliyetleri devlet iznine bağlanmakta ve iştigal alanları sigortacılıkla sınırlı tutulduğu, davacı sigorta ile davalı arasındaki ödemelere dayanak teşkil edebilecek geçerli bir sözleşme bulunmadığı, Sigortacılık Kanuna hükümleri uyarınca yapılan ödemenin hukuka aykırı olduğu, bu ödeme yoluyla davacının kredi işleminin sonuçlarına erişmeye çalıştığı, davacının bir yandan hukuka aykırı ödeme yaparak, diğer yandan da bu ödeme nedeniyle «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre talepte bulunamayacağı, eBK m.
81’e göre hukuka aykırı olarak yapılan bu ödemenin geri istenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu «sebepsiz zenginleşme» alacağından ötürü davalının borçlu olduğu, ancak bu alacak için Devlet (Hazine) lehine hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 90.875,61 TL'nin davalıdan tahsili ile TBK m.81/2 cümle gereği hazineye irat «kaydına» karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı adına ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame «payının» «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının dava konusu alacaktan sorumlu olduğu, ancak davacı tarafından yapılan ödemenin Sigortacılık Kanunu hükümleri uyarınca hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu miktarın davalıdan tahsili ile TBK m.81/2.cümle gereği hazineye irat «kaydına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13815 E. , 2018/4816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2016 tarih ve 2013/347-2016/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, asıl davada; davalı taşıyanın müvekkili şirkete ait limandan yüklediği prinç kepeği yükünü ... limanına geldiği halde açıkta demirli bekleyerek tahliye etmediğini, bunun üzerine mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararıyla tahliye işleminin başladığını, davalının müşterek avarya talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davalının müşterek avarya olarak talep ettiği 60.000 USD ile borçlu bulunmadıklarının tespitine, 2013/115 D.İş sayılı dosyasına yatırdıkları teminatın iadesine, 98.781,43 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davalı vekili, asıl davada müvekkili idaresindeki ... isimli geminin Rusya Temryuk limanından yüklediği 1421,940 metrik ton dökme halde pirinç kepeği yükü ile 10/08/2013 tarihinde İstanbul Boğazına ulaşmadan makine arızasına maruz kaldığını, hadise sonucu cer sözleşmesi imzalandığını ve geminin 16/08/2013 günü ... Limanına ulaştığını, TTK 1277m gereğince teminat gösterilmedikçe garameye iştirak edecek eşyayı teslim edemeyeceğinin açık olduğunu, davacı-karşı davalının ibraz ettiği ticari faturaların, kus yükselmesi nedeniyle zarar ettiğinin delili olamayacağını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada, davalı-karşı davacının oluşan zararın kesin ve kati olarak tespitinin mümkün olmadığını ileri sürerek şimdilik 100.000 ABD doları zararlarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; asıl davada, dispeç raporu ve geminin makine arızası nedeniyle yolda kalmış olması gemi arızasının niteliği dikkate alınarak davalının müşterek avaryayı haklı olarak ilan ettiği, yükün müşterek avarya nedeniyle geç teslim edildiği, davalının iradesi dışında bu olayın gerçekleştiği, sorumluluğunun bulunmadığı, davacının eksik ve hasarlı yük iddiasını ispatlayamadığı, karşı davada geminin müşterek avaryadan sonra tamir ettirilmediği, hurdaya çıkarıldığı bu süre zarfına ilişkin bir iş bağlantısını gösterir belge de sunulmadığı, davacının geminin bağlı kaldığı dönemdeki yakıt ve koruyucu acente masraflarını davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile 7.875 USD, 7.192 USD ve 52.552,36 USD alacakların ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karşı davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Karşı dava, davacı karşı davalının, dava konusu gemiye haksız olarak ihtiyati tedbir koydurması dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın ve dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Müşterek avarya, 6102 sayılı TTK’nın 1272-1285. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre, ortak bir gemi sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde bile bile olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya ilan edilebilir. Müşterek avarya ilanına müteakip donatan gecikmeksizin dispeçi yaptırmakla yükümlüdür. Dispeç raporunun onaylanması veya hesaba itiraz için mahkemeye başvurulur. Mahkemece tüm ilgililer duruşmaya çağrılır. Dispeç raporuna yapılacak itirazın en geç ilk celsede öne sürülmesi gerekir. Dispeç raporuna itiraz edilmemiş olması veya itirazın haklı görülmemesi halinde dispeç raporunun onaylanmasına karar verilir.
Mahkemece onaylanmasına karar verilen dispeç raporu ilam niteliğini kazanır. İlam niteliğindeki dispeç raporu doğrudan icraya konulabilir.
Somut olayda, geminin yolda tamir edilemez biçimde arızalandığı, kaptanın usulüne uygun bir biçimde müşterek avarya ilan ederek gecikmeksizin dispeç raporu aldığı sabittir. Yukarıda açıklanan düzenleme uyarınca davalı- karşı davacının dispeç raporunun tasdiki için mahkemeye başvurarak, dispeç raporuna ilam niteliği kazandırması mümkünken, müşterek avarya garame payının tahsili amacıyla iş bu davayı açmasında hukuki yararı olduğundan söz edilemez. Hukuki yarar, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-h maddesine göre dava şartı olup, dava şartları yargılamanın her safhasında kendiliğinden dikkate alınır. Bu durumda davalı- karşı davacının dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame payının tahsili istemiyle dava açmasında hukuki yararı olmadığı gözetilerek, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile asıl davada kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davada, davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 3.267,50 TL harcın temyiz eden davacı-karşı davalıya (asıl davaya yönelik) iadesine, 26.06.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Karşı davadaki dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame payının tahsili istemi, aynı zamanda mahkemece dispeç raporunun denetlenmesi ve onaylanması suretiyle tahsil hükmü kurulmasını tazammun eden niteliği gereği, mahkemece, rapor yerinde bulunmak suretiyle garame payının tahsiline hükmedilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı gibi, doğrudan garame payının tahsili istemli bir dava açılmasına engel bir yasa hükmü de söz konusu olmadığından, Daire çoğunluğunun hukuki yarar yoksunluğuna yönelik bozma gerekçesine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430208300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz