Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16175 E. 2014/7228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta sözleşmesi↗ tbk 99↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr payı↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketinin dava konusu yaptığı ödemenin sigortacılık sözleşmesi ve sigortacılık faaliyeti ile bir ilgisi bulunmadığı, Sigortacılık Murakabe Kanunu ve onun yerine geçen Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta şirketlerinin faaliyetleri devlet iznine bağlanmakta ve iştigal alanları sigortacılıkla sınırlı tutulduğu, davacı sigorta ile davalı arasındaki ödemelere dayanak teşkil edebilecek geçerli bir sözleşme bulunmadığı, Sigortacılık Kanuna hükümleri uyarınca yapılan ödemenin hukuka aykırı olduğu, bu ödeme yoluyla davacının kredi işleminin sonuçlarına erişmeye çalıştığı, davacının bir yandan hukuka aykırı ödeme yaparak, diğer yandan da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunamayacağı, eBK m. 65 ve yeni TBK m. 81’e göre hukuka aykırı olarak yapılan bu ödemenin geri istenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu sebepsiz zenginleşme alacağından ötürü davalının borçlu olduğu, ancak bu alacak için Devlet (Hazine) lehine hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 90.875,61 TL'nin davalıdan tahsili ile TBK m.81/2 cümle gereği hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı adına ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame payının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının dava konusu alacaktan sorumlu olduğu, ancak davacı tarafından yapılan ödemenin Sigortacılık Kanunu hükümleri uyarınca hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu miktarın davalıdan tahsili ile TBK m.81/2.cümle gereği hazineye irat kaydına karar verilmiştir. Ancak davacının yaptığı ödeme, davalının ödemesi gereken garame payi ile ilgili olup sebepsiz zenginleşme kurallarına göre tahsili talep edildiğinden eski B.K. 65 ve yeni T.B.K. 81. maddesi göre hukuka ve ahlaka aykırı bir ödeme olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, mahkemece sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davacının ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame payından davalının sorumlu olup olmadığı değerlendirilmek ve davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13815 E. 2018/4816 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı adına ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame «payının» «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3- Karşı dava, davacı karşı davalının, dava konusu gemiye haksız olarak «ihtiyati tedbir» koydurması dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın ve dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklanan düzenleme uyarınca davalı- karşı davacının dispeç raporunun «tasdiki» için mahkemeye başvurarak, dispeç raporuna «ilam niteliği» kazandırması mümkünken, müşterek avarya garame «payının» tahsili amacıyla iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» olduğundan söz edilemez.
Bu durumda davalı- karşı davacının dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame «payının» tahsili istemiyle dava açmasında «hukuki yararı» olmadığı gözetilerek, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilam niteliği · geç teslim · donatan · tasdik kararı · acente · ihtiyati tedbir · hukuki yarar · dosya masrafı
Benzer bu kararda… sıl davada, dispeç raporu ve geminin makine arızası nedeniyle yolda kalmış olması gemi arızasının niteliği dikkate alınarak davalının müşterek avaryayı haklı olarak «ilan» ettiği, yükün müşterek avarya nedeniyle «geç teslim» edildiği, davalının iradesi dışında bu olayın gerçekleştiği, sorumluluğunun bulunmadığı, davacının eksik ve hasarlı yük iddiasını ispatlayamadığı, karşı davada geminin müşterek avaryadan sonra tamir ettirilmediği, hurdaya çıkarıldığı bu süre zarfına ilişkin bir iş bağlantısını gösterir belge de sunulmadığı, davacının geminin bağlı kaldığı dönemdeki yakıt ve koruyucu «acente» «masraflarını» davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile 7.875 USD, 7.192 USD ve 52.552,36 USD alacakların ödenmesine fazlaya ili …
Yukarıda açıklanan düzenleme uyarınca davalı- karşı davacının dispeç raporunun «tasdiki» için mahkemeye başvurarak, dispeç raporuna «ilam niteliği» kazandırması mümkünken, müşterek avarya garame «payının» tahsili amacıyla iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» olduğundan söz edilemez.
3- Karşı dava, davacı karşı davalının, dava konusu gemiye haksız olarak «ihtiyati tedbir» koydurması dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın ve dispeç raporuyla belirlenen müşterek avarya garame «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Müşterek avarya «ilanına» müteakip «donatan» gecikmeksizin dispeçi yaptırmakla yükümlüdür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16175 E. , 2014/7228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/06/2013
NUMARASI 2012/220-2013/222
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 tarih ve 2012/220-2013/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin davalı şirketin S./Ç.’den ithal edilen ve N. T. Gemisi ile taşınan 3.086 adet motosikleti sigortaladığını, 16.07.2005 tarihinde kargo ve gemide yangın çıkması nedeni ile müşterek avarya ilan edildiğini, müşterek avarya garame tutarı 57.240,87 USD’nin 10.03.2011 tarihinde davalı adına müvekkili şirketçe ödendiğini ileri sürerek, 90.875,61 TL müşterek avarya garame payının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, iştirak payı çerçevesinde müvekkilinden herhangi bir talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketinin dava konusu yaptığı ödemenin sigortacılık sözleşmesi ve sigortacılık faaliyeti ile bir ilgisi bulunmadığı, Sigortacılık Murakabe Kanunu ve onun yerine geçen Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta şirketlerinin faaliyetleri devlet iznine bağlanmakta ve iştigal alanları sigortacılıkla sınırlı tutulduğu, davacı sigorta ile davalı arasındaki ödemelere dayanak teşkil edebilecek geçerli bir sözleşme bulunmadığı, Sigortacılık Kanuna hükümleri uyarınca yapılan ödemenin hukuka aykırı olduğu, bu ödeme yoluyla davacının kredi işleminin sonuçlarına erişmeye çalıştığı, davacının bir yandan hukuka aykırı ödeme yaparak, diğer yandan da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunamayacağı, eBK m.
65 ve yeni TBK m. 81’e göre hukuka aykırı olarak yapılan bu ödemenin geri istenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu sebepsiz zenginleşme alacağından ötürü davalının borçlu olduğu, ancak bu alacak için Devlet (Hazine) lehine hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 90.875,61 TL'nin davalıdan tahsili ile TBK m.81/2 cümle gereği hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı adına ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame payının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının dava konusu alacaktan sorumlu olduğu, ancak davacı tarafından yapılan ödemenin Sigortacılık Kanunu hükümleri uyarınca hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu miktarın davalıdan tahsili ile TBK m.81/2.cümle gereği hazineye irat kaydına karar verilmiştir. Ancak davacının yaptığı ödeme, davalının ödemesi gereken garame payi ile ilgili olup sebepsiz zenginleşme kurallarına göre tahsili talep edildiğinden eski B.K. 65 ve yeni T.B.K.
81. maddesi göre hukuka ve ahlaka aykırı bir ödeme olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, mahkemece sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davacının ödediğini iddia ettiği müşterek avarya garame payından davalının sorumlu olup olmadığı değerlendirilmek ve davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101777100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz