6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13944 E. 2010/5409 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi üst sınır (limit) ipoteği sigorta acenteliği prim alacağı acentelik sözleşmesi ipoteğin paraya çevrilmesi ilamsız icra takibi acentelik ek prim ipotek icra takibine itiraz temerrüt faizi bilirkişi incelemesi harç dosya masrafı dahili dava temerrüt teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, doğacak alacak ve zararlar için diğer davalının 15.000.00 TL tutarlı üst sınır ipoteği verdiği, sözleşmenin feshedildiği, davacının prim alacağının belirlendiği, takip tarihi itibariyle alacağın daha fazla olduğu, likit alacağın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40 oranı olan 6.000.00 YTL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile davalı şirket arasında sigorta acenteliği sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının davacının bu sözleşmeden doğabilecek alacak ve zararının teminatı için taşınmazını 15.000.000.000 TL tutarında ipotek ettirdiği ve bu ipoteğin maksimal (üst sınır ipoteği) nitelik taşıdığı hususları çekişmesizdir. İpoteğin niteliği gereği temerrüt faizi dahil olmak üzere, taşınmaz açıklanan miktar itibariyle teminat teşkil edecektir. Başka bir anlatımla, davacı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ancak 15.000.000.000 TL alacağını tahsil edebilecektir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında davacı alacağı teminat miktarının çok üzerinde tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, ipoteğin üst sınır ipoteği olarak tesis edildiği, nazara alınarak icra harç ve masrafları, ücreti vekalet ve işleyecek faizi ile birlikte 15.000 TL'yi aşmamak üzere takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7431 E. 2013/6481 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/149 E. 2016/426 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13944 E.  ,  2010/5409 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2008 tarih ve 2007/371-2008/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkilinin acentesi olduğunu, sözleşmenin feshine rağmen bakiye prim alacağının ödenmediğini, davalı gerçek kişinin sözleşmenin teminatı için ipotek verdiğini, alacağın tahsili için başlatılan, takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, doğacak alacak ve zararlar için diğer davalının 15.000.00 TL tutarlı üst sınır ipoteği verdiği, sözleşmenin feshedildiği, davacının prim alacağının belirlendiği, takip tarihi itibariyle alacağın daha fazla olduğu, likit alacağın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40 oranı olan 6.000.00 YTL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile davalı şirket arasında sigorta acenteliği sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının davacının bu sözleşmeden doğabilecek alacak ve zararının teminatı için taşınmazını 15.000.000.000 TL tutarında ipotek ettirdiği ve bu ipoteğin maksimal (üst sınır ipoteği) nitelik taşıdığı hususları çekişmesizdir. İpoteğin niteliği gereği temerrüt faizi dahil olmak üzere, taşınmaz açıklanan miktar itibariyle teminat teşkil edecektir. Başka bir anlatımla, davacı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ancak 15.000.000.000 TL alacağını tahsil edebilecektir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında davacı alacağı teminat miktarının çok üzerinde tespit edilmiştir.

Bu durum karşısında, ipoteğin üst sınır ipoteği olarak tesis edildiği, nazara alınarak icra harç ve masrafları, ücreti vekalet ve işleyecek faizi ile birlikte 15.000 TL'yi aşmamak üzere takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nci maddesindeki ‘...takibin takip talepnamesinde belirtilen şartlarda devamına...’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘...takibin faiz, vekalet ücreti, harç ve masraf dahil (15.000) TL' nı aşmamak kaydıyla devamına’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019051200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.