6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası ve yargılama gideri sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/740 E. 2024/725 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren bir şirketin, terkinden önceki döneme ilişkin olarak başka bir davada davalı sıfatının bulunması ve o davanın sonuçlandırılabilmesi bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu görülüyorsa, TTK 547. madde uyarınca şirketin yeniden tescili ve tasfiye memuru atanması talep edilebilir; bu durumda ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilir ve tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunması yerinde görülmez. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memuruna aittir; ticaret sicil memurluğunun sürece müdahalesi söz konusu olmadığından, davada haksız çıkan tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasının şartlarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin tam olarak yapıldığını, ihyaya konu talebin farklı bir işveren şirkete ilişkin olduğunu, tasfiye memuru atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde görürse ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yürütecek tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. İhyası istenen şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, ancak şirketin başka bir mahkemede görülen bir davada davalı sıfatının bulunduğu, o davanın sonuçlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, tasfiyenin tam olarak yapıldığı yönündeki savunmanın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memurunda olup ticaret sicilinin sürece müdahalesi söz konusu değildir. Davacının ilgili davada haklı olup olmadığı bu davanın konusunu oluşturmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama giderlerinden tasfiye memurunun sorumlu tutulması → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davalı sıfatının ve buna bağlı sorumluluğun Ticaret Sicil Memurluğuna ait olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin, terkin öncesi döneme ilişkin devam eden bir davada taraf sıfatının bulunması nedeniyle TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasında hukuki yarar bulunduğu ve yargılama giderlerinden tasfiye memurunun (ticaret sicil memurluğu değil) sorumlu olacağı yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasının talep edilebilmesi için davacının hukuki yararının bulunması gerektiği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası tasfiye memuru hukuki yarar ticaret sicilinden terkin yargılama gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/740

KARAR NO 2024/725

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2024

NUMARASI 2023/728 Esas - 2024/126 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin bünyesinde istihdam edildiğini, sigortalılığın tespiti istemli İstanbul 19. İş Mahkemesi'nin 2018/404 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılamanın 02/11/2023 tarihli celsesinde davalı şirketin sicil kaydının tasfiye sonrası terkin edildiğinin tespit edildiğini, şirket hakkında ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini belirterek, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, ticaret siciline yeniden kayıt, tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; Ticaret Sicili'nin 6102 Sayılı TTK nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini ve yargılıma giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

2- Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiği, TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tescile karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiği, getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin terkinden önceki tasfiye işlemlerini ...'ın yürüttüğü ve şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğunun belirlendiğini, ek tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için adı geçenin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ... vekili, davacı ... tarafından daha önce İstanbul 14. İş Mahkemesinde 2014/682 esas sayısıyla ikame edilen işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının sadece ... Tic. AŞ aleyhine ikame edildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde davacının 20.04.2012 ila 19.09.2014 tarihleri arasında davalı ..AŞ nezdinde geçen çalışmasına ilişkin işçilik alacaklarının talep edildiğini, ihyaya konu dosyadaki talebinin 20.04.2012 - 19.09.2014 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti istemine ilişkin olduğunu, bu durumda hizmet tespitinde . ..Şti.'nin taraf gösterilmesi ve yıllar sonra tasfiye memuru olarak müvekkilinin atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye işlemlerinin Ticaret Sicil Memurluğu tarafından takip edildiğini ,huzurdaki davanın davalı sıfatının da İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalı sıfatı ile ...nün sorumlu olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin sona erdiği 04.01.2017 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul 19.

İş Mahkemesi'nin 2018/404 Esas dosyasında davalı sıfatı bulunduğu, davanın sonuçlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, TTK'nin 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memurunda olup ticaret sicilinin sürece müdahale etmesi sözkonusu değildir.Davacının İş Mahkemesinde görülmekte olan hizmet tesbitine ilişkin davasında haklı olup olmadığı işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir.Açıklanan sebeblerle istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı Tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 380-TL istinaf yargı giderinin tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42936 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.