Rücû tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13010 E. 2018/4514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar tespit tutanağı↗ nezaret görevi↗ müterafik kusur↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf hasarın 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, hasar tespit tutanağının 02.08.2012 sigorta poliçesinin 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre taşıyıcının yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yükleme ve boşaltmanın taşıyıcının sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sigortalı emtia, Belçika - İstanbul - Bolu arasında taşınan ... kağıdı olup, oluşan hasarın kaba elleçlemeden meydana geldiği anlaşılmaktadır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır. Ancak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş,
hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Fakat, bu halde dahi taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturmaktadır. Bu nedenle davalı taşıyıcının nezaret görevi göz önüne alınarak meydana gelen hasarda müterafik kusurlu olup olmayacağı belirlenip, sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekirken, yükleme ve boşaltmanın davalının sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6574 E. 2012/13462 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Benzer bu karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «kusur» oluşturmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · kötüniyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · kötüniyet · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davalı «taşıyıcı» «tacir» olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:nezaret görevi · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaBununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · istifa
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14823 E. 2012/21312 K.
Ortak:nezaret görevi · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · kâr kaybı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği · sigorta ettiren · istifa · uyuşmazlık konusu · temsil
Benzer bu karardaDavalı şirket «temsilcisi» ambalaj, yükleme ve «istifin» davacının sigortalısına ait olduğunu, «hasarın» da «ambalajın yetersiz» olmasından kaynaklandığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, emtianın davalıya sağlam olarak «teslim» edildiği, ancak varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edildiği, «hasara» davalının taşımaya ilişkin gerekli önlemleri almaması ve özenli davranmamasının neden olduğu, davacının «sigorta ettirene» 6.872,62 USD tazminat ödediği, davacının sigorta ettiren yerine geçerek tazmin edilen zararı istemeye hakkı bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş …
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı cam emtiasının Türkiye’den Azerbaycan’a taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
4 benzer karar daha
-
Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11566 E. 2012/2438 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Benzer bu karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · sigorta ettiren · uyuşmazlık konusu · temlik · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davalı «taşıyıcı» «tacir» olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6138 E. 2014/14608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · istifa · ziya · taşıyan · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, «ziyanın» «sebebi» olan kötü elleçlemenin yükleme sırasında mı yoksa boşaltma sırasında mı yapıldığı saptanamıyor ise de esasen «kaydı» hem yükleme hem de boşaltmayı kapsamına aldığına göre hangi aşamada meydana geldiğinin de önemi olmadığı, kaptanın yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerine nezaret etme yükümlülüğü geminin denize, yüke ve «yola elverişli» halde tutulmasıyla sınırlı olduğu, ziyanın sebebinin yüke başka bir yük karışması, bozulması, havalandırmanın yetersiz olması, ıslanması gibi geminin elverişsizliğine bağlanacak bir sebepten doğmadığı, davalı «taşıyanın», gönderilenin yardımcı şahsı durumunda olan işçilerin yükleme yada boşaltma sırasındaki yanlış, kötü elleçlemesinden kaynaklanan ziyadan doğan zarardan sorumlu olm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7016 E. 2011/233 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, cam emtiasının taşıma sırasında «hasar» gördüğü, davalının hamule senedinde «ihtirazı kayıt» öne sürmediği, hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.393,44 YTL'nın ödeme tarihi olan 28.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile «taşıyıcının», malın sağlam ve tam olarak «teslimi» zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında taşıyıcının «nezaret görevi» mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · eksper raporu · nakliyat sigortası · ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · bilirkişi raporuna itiraz · istifa · sorumluluk sigortası
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davalı taraf «bilirkişi raporuna itirazında», müvekkil firmanın CMR «sorumluluk sigorta poliçesi» gereğince aynı olay nedeniyle düzenlenen ekspertiz raporunu «ibraz» ile adı geçen raporda, söz konusu cam emtiasının hatalı ambalajlamadan «hasar» gördüğünün belirlendiğini ve bu durumda iki «ekspertiz raporu» arasında çelişki bulunduğunu bildirerek çelişkinin giderilmesi için ek rapor düzenlenmesi talebinde bulunmuş, ancak mahkemece davalının itirazları değerlendirilip …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından Almanya/İzmir arası taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durumda mahkemece, davalının itirazları doğrultusunda öncelikle yükleme ve araç içerisine «istifin» kime ait olduğunun belirlenmesi, bu işlemleri yerine getirmenin göndericiye ait olduğunun tespiti halinde ise bu kez de davalı «taşıyıcının» yüklemeye nezaret etme görevinin bulunduğu nazara alınarak davalı taşıyıcının hasardaki müterafik kusurunun bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak «denetime elverişli rapor» ile belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, cam emtiasının taşıma sırasında «hasar» gördüğü, davalının hamule senedinde «ihtirazı kayıt» öne sürmediği, hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.393,44 YTL'nın ödeme tarihi olan 28.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:müterafik kusur · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf «hasarın» 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, «hasar tespit tutanağının» 02.08.2012 «sigorta poliçesinin» 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre «taşıyıcının» yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · istifa · kusur oranı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13010 E. , 2018/4514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/02/2016 tarih ve 2014/141-2016/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı sigortalısı ... firmasına ait emtiaların nakliyat emtia sigortası ile sigortalandığını, bu emtiaların davalı sorumluluğunda Belçika-İstanbul-Bolu arasındaki taşımasının gerçekleştiğini, taşıma nedeniyle hasar oluştuğunu ve bu hasar nedeniyle sigortalısına 9.670,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından ödenmesi için icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın yapıldığı dönemde sigorta ilişkisinin mevcut olmadığını, usule uygun tutanak ve ihbar koşulunun yerine getirilmediğini, ambalaj ve istiflemeden doğan zararın davalıdan istenemeyeceğini, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın ... kağıdı olduğu, sefer kalkış yeri ..., sefer varış yerinin ise İstanbul-Bolu olduğu, davacı taraf hasarın 14.08.2012 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, hasar tespit tutanağının 02.08.2012 sigorta poliçesinin 23.07.2012 tarihli olduğu, yüklemenin ise 20.07.2012 tarihinde yapıldığı, hasarın kaba elleçlemeden dolayı meydana geldiği, CMR hükümlerine göre taşıyıcının yüklemeden/boşaltmadan sorumlu olması için yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, yükleme/boşaltmanın davalının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, davacının davalıya rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yükleme ve boşaltmanın taşıyıcının sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sigortalı emtia, Belçika - İstanbul - Bolu arasında taşınan ... kağıdı olup, oluşan hasarın kaba elleçlemeden meydana geldiği anlaşılmaktadır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır. Ancak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş,
hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Fakat, bu halde dahi taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturmaktadır. Bu nedenle davalı taşıyıcının nezaret görevi göz önüne alınarak meydana gelen hasarda müterafik kusurlu olup olmayacağı belirlenip, sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekirken, yükleme ve boşaltmanın davalının sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/428940800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz