Tasarrufun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10786 E. 2018/4527 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ tacirler arası dava↗ ticari işletme↗ muvazaa↗ kamu düzeni↗ temlik↗ görevsizlik kararı↗ fatura↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin fatura karşılığı ...'in firması adına yapıldığı,davalı ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir temlik ve devir işleminin yapılmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattıkları icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak için muvazaalı şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... tarafından satılan mal karşılığı ...Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ...’den tahsili istemine ilişkindir. .
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır. Aynı Yasa'nın 5. maddesinde ise bir yerde asliye ticaret mahkemesinin bulunması halinde, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağına değinilmiş, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, ihtilaf halinde göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davanın tacirler arası alacak isteminden kaynaklandığı ve tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ve davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1269 E. 2022/442 K.
Ortak:muvazaa · temlik · fatura · Tasarrufun İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin «fatura» karşılığı ...'in firması adına yapıldığı,davalı ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir «temlik» ve devir işleminin yapılmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattıkları icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak için «muvazaalı» şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... tarafından satılan mal karşılığı ...Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ...’den tahsili istemine ilişkindir. .
Benzer bu kararda… likle Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı’ndan gönderilen müzekkere cevaplarına göre davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin «fatura» karşılığı ...'in firması adına yapıldığı, ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir «temlik» ve devir işleminin yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalıların ticari ilişkisinin ve bu ticari ilişki «sebebi» ile davalı ...’nin alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası doğrultusunda davalı şirketin alacaklarının, davalı ... tarafından temlik alındığı ve ödemeler …
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki «davanın konusu» dışında davalılar arasında gerçekleşmiş «temlik» işlemlerinin «muvazaalı» olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca «tasarrufun iptali davası» açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak ve alacağın tahsilini engellemek için «muvazaalı» şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... ... tarafından satılan mal karşılığı Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarrufun iptali davası · tanık delili · tasarrufun iptali · yazılı delille ispat · davanın konusu · üçüncü kişi · iptal davası · ticari defter
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki «davanın konusu» dışında davalılar arasında gerçekleşmiş «temlik» işlemlerinin «muvazaalı» olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca «tasarrufun iptali davası» açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Her ne kadar Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile yargılama aşamasında sadece davalılardan ...’in «ticari defterleri» üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporuna itibar olunarak hüküm tesis edilmiş ise de, dosyaya delil olarak sunulan Ankara 6.
Böyle bir «muvazaa» iddiasında davacı, «üçüncü kişi» konumundadır.
Başka bir deyişle üçüncü kişilerin «muvazaayı» «yazılı delille ispat» etmeleri zorunlu olmayıp tanık ve diğer delillerle ispat etmeleri mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2470 E. 2011/4284 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · kusur sorumluluğu · ihtiyati haciz · haciz · maddi tazminat · kusur · kesin hüküm
Benzer bu karardaHaksız ihtiyati hacizden doğan «maddi tazminat» davalarında «kusursuz sorumluluk» esası geçerli olup, manevi tazminat yönünden ise «kusur sorumluluğu» söz konusudur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek dava açmış ise de, davaya konu «ihtiyati haciz» nedeniyle ihalelere girilemediğinin ve maddi zarara uğranıldığının «kesin» ve inandırıcı olarak ispatlanamadığı, manevi tazminat talebinin ise yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız «ihtiyati haciz» nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için BK’nun 49.maddesindeki koşulların oluşması gerekir.
-
Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5370 E. 2017/1961 K.
Ortak:ticari işletme · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, davanın «tacirler arası» alacak isteminden kaynaklandığı ve tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ve davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir «ticari işletmeyi» ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «tacir» olan tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili «adi ortaklığın» tasfiyesinde «görevli» olduğu hususu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dosya kapsamından, taraflarca oluşturulduğu iddia edilen ve tasfiyesi istenen «adi ortaklığın» «tacir» olan tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
Oysa, 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir «ticari işletmeyi» ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · ortaklık sözleşmesi · adi ortaklık · fesih · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gizli «adi ortaklık sözleşmesi» olduğunun iddia edildiği, «gizli ortaklığın» davacının kendine ait işletmesi ile doğrudan bağlantısının bulunmadığı, bu nedenle ticaret mahkemesinin de bu davada «görevli» olamayacağı, kaldı ki davanın adi ortaklığın tasfiyesi niteliğinde olduğu ve TBK’nın 620. maddesinden kaynaklandığı için ticaret mahkemesinin mutlak olarak «görev alanı» içine de girmediği, bu durumda davanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevi kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «adi ortaklığın» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «tacir» olan tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili «adi ortaklığın» tasfiyesinde «görevli» olduğu hususu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dosya kapsamından, taraflarca oluşturulduğu iddia edilen ve tasfiyesi istenen «adi ortaklığın» «tacir» olan tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10786 E. , 2018/4527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2016 tarih ve 2014/156-2016/212 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/06/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete mal verdiğini, karşılığında 65.000 TL tutarında iki adet çek aldığını, ancak çekleri tahsil edilemediğini, borçlu şirketin çeşitli askeri kurumlara mal vermesi nedeniyle bu yerlere haciz ihbarnameleri gönderdiklerini, verilen cevabi yazılarda borçlu şirketin askeri birliklere vermiş olduğu mallardan dolayı tahakkuk eden alacaklarını borcun doğumundan sonra, diğer davalı ...'e devir ve temlik edildiğinin bildirildiğini, temlik edilen alacaklarla ilgili tasarrufun iptali davası açtıklarını, davalı şirket tarafından bir kısım malların da haciz gelmesin diye danışıklı olarak ... adına teslim edildiğini ileri sürerek, davalılar tarafından verilen mallar nedeniyle ...Okul Komutanlığı nezdinde tahakkuk edecek olan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile ...
24. İcra Müdürlüğünün 2012/12160 ve 2012/12615 Esas sayılı dosyalarının alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere tahakkuk edecek olan bu alacakların davalılardan ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin fatura karşılığı ...'in firması adına yapıldığı,davalı ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir temlik ve devir işleminin yapılmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattıkları icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak için muvazaalı şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... tarafından satılan mal karşılığı ...Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ...’den tahsili istemine ilişkindir. .
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır. Aynı Yasa'nın 5. maddesinde ise bir yerde asliye ticaret mahkemesinin bulunması halinde, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağına değinilmiş, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, ihtilaf halinde göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK’nın 1/1.
maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davanın tacirler arası alacak isteminden kaynaklandığı ve tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ve davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/428816300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz