Tasarrufun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1269 E. 2022/442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarrufun iptali davası↗ tanık delili↗ tasarrufun iptali↗ yazılı delille ispat↗ davanın konusu↗ muvazaa↗ üçüncü kişi↗ iptal davası↗ temlik↗ ticari defter↗ fatura↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, toplanan delillere ve özellikle Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı’ndan gönderilen müzekkere cevaplarına göre davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin fatura karşılığı ...'in firması adına yapıldığı, ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir temlik ve devir işleminin yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalıların ticari ilişkisinin ve bu ticari ilişki sebebi ile davalı ...’nin alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası doğrultusunda davalı şirketin alacaklarının, davalı ... tarafından temlik alındığı ve ödemelerin kendisine yapıldığı konusunda bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacının iddiasını ispatlar nitelikte bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak ve alacağın tahsilini engellemek için muvazaalı şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... ... tarafından satılan mal karşılığı Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ... ...’den tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile yargılama aşamasında sadece davalılardan ...’in ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporuna itibar olunarak hüküm tesis edilmiş ise de, dosyaya delil olarak sunulan Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki davanın konusu dışında davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı, yukarıda açıklandığı şekilde davalılar arasında muvazaalı işlemler yapıldığını iddia ederek davayı açmıştır. Böyle bir muvazaa iddiasında davacı, üçüncü kişi konumundadır. Üçüncü kişiler, 6100 sayılı HMK’nın 203. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca muvazaa iddiasını, her türlü delille ispat edebilirler. Başka bir deyişle üçüncü kişilerin muvazaayı yazılı delille ispat etmeleri zorunlu olmayıp tanık ve diğer delillerle ispat etmeleri mümkündür. Davacı, tanık deliline dayanmıştır. Mahkemece bu yön üzerinde de durulmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10786 E. 2018/4527 K.
Ortak:muvazaa · temlik · fatura · Tasarrufun İptali
İncelediğiniz kararda… likle Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı’ndan gönderilen müzekkere cevaplarına göre davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin «fatura» karşılığı ...'in firması adına yapıldığı, ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir «temlik» ve devir işleminin yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalıların ticari ilişkisinin ve bu ticari ilişki «sebebi» ile davalı ...’nin alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası doğrultusunda davalı şirketin alacaklarının, davalı ... tarafından temlik alındığı ve ödemeler …
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki «davanın konusu» dışında davalılar arasında gerçekleşmiş «temlik» işlemlerinin «muvazaalı» olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca «tasarrufun iptali davası» açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak ve alacağın tahsilini engellemek için «muvazaalı» şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... ... tarafından satılan mal karşılığı Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin «fatura» karşılığı ...'in firması adına yapıldığı,davalı ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir «temlik» ve devir işleminin yapılmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattıkları icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak için «muvazaalı» şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... tarafından satılan mal karşılığı ...Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ...’den tahsili istemine ilişkindir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası dava · ticari işletme · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaDosya kapsamından, davanın «tacirler arası» alacak isteminden kaynaklandığı ve tarafların «ticari işletmeleriyle» ilgili olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ve davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir «ticari işletmeyi» ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır.
… şkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9372 E. 2018/4449 K.
Ortak:muvazaa
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak ve alacağın tahsilini engellemek için «muvazaalı» şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... ... tarafından satılan mal karşılığı Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul …
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki «davanın konusu» dışında davalılar arasında gerçekleşmiş «temlik» işlemlerinin «muvazaalı» olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca «tasarrufun iptali davası» açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı, yukarıda açıklandığı şekilde davalılar arasında «muvazaalı» işlemler yapıldığını iddia ederek davayı açmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ... ve ... ile «muvazaa» yaparak gerçekte 1.0500,00 USD olan devir bedelini görünürde 1 TL ile yaptıklarını ispat etmeleri gerektiği, muvazaa iddiasının sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiler tarafından her türlü delil ile ispat edilebileceği, ancak sözleşmenin tarafları tarafından «yazılı delil» ile ispat edilmesi gerektiği, davacılar tarafından muvazaa iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, diğer davalılar yönünden verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ...'e yönelik açılmış olan davanın reddine, diğer davalılara karşı açılmış olan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ... ve ... ile «muvazaa» yaparak gerçekte 1.0500,00 USD olan devir bedelini görünürde 1 TL ile yaptıklarını ispat etmeleri gerektiği, muvazaa iddiasının sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiler tarafından her türlü delil ile ispat edilebileceği, ancak sözleşmenin tarafları tarafından «yazılı delil» ile ispat edilmesi gerektiği, davacılar tarafından muvazaa iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, diğer davalılar yönünden verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ...'e yönelik açılmış olan davanın reddine, diğer davalılara karşı açılmış olan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1269 E. , 2022/442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/1 E. - 2019/968 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Ziyafe Gıda … Ltd. Şti.’ne mal verdiğini, karşılığında 60.000,00 TL ve 65.000,00 TL tutarında iki adet çek aldığını, diğer kısmın hesap bakiyesi olarak kaldığını, alınan çekleri icraya koyduklarında tahsil edilemediğini, borçlu şirketin çeşitli askeri kurumlara mal vermesi nedeniyle bu yerlere haciz ihbarnameleri gönderdiklerini, verilen cevabi yazılarda borçlu şirketin askeri birliklere vermiş olduğu mallardan dolayı tahakkuk eden alacaklarının borcun doğumundan sonra diğer davalı ... ...'e devir ve temlik edildiğinin bildirildiğini, ayrıca bir kısım mallarına da haciz gelmesin diye danışıklı olarak ... adına teslim edildiğini, gerçekleşen temlikler bakımından ticaret mahkemesinde tasarrufun iptali davası açtıklarını, mahkemenin görevsizlik kararı verdiğini iddia ederek davalı ...
... tarafından verilen mallar nedeniyle Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı nezdinde tahakkuk edecek alacakların gerçekte davalı Ziyafe Gıda Ltd. Şti’ne ait olduğunun tespiti ile Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12160 ve 2012/12615 Esas sayılı dosyalarındaki alacak miktarı ile sınırlı olarak davalılardan ...'den tazmin edilerek icra dosyası borçlarına mahsup edilmek üzere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ziyafe Gıda Hay. Tem. Yemek Taş. Pet. San. Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, toplanan delillere ve özellikle Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı’ndan gönderilen müzekkere cevaplarına göre davalılardan ...'in açılan ihalelere kendi adına girdiği ve kazandığı, ödemelerin fatura karşılığı ...'in firması adına yapıldığı, ...'e diğer davalı şirket tarafından herhangi bir temlik ve devir işleminin yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalıların ticari ilişkisinin ve bu ticari ilişki sebebi ile davalı ...’nin alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası doğrultusunda davalı şirketin alacaklarının, davalı ... tarafından temlik alındığı ve ödemelerin kendisine yapıldığı konusunda bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacının iddiasını ispatlar nitelikte bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı şirketteki alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davalı şirketin hacizden kurtulmak ve alacağın tahsilini engellemek için muvazaalı şekilde diğer davalı ... aracılığıyla kurumlara mal sattığı iddiasıyla diğer davalı ... ... tarafından satılan mal karşılığı Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul Komutanlığı nezdinde doğan alacağın gerçekte davalı şirkete ait olduğunun tespiti ile diğer davalı ... ...’den tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile yargılama aşamasında sadece davalılardan ...’in ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporuna itibar olunarak hüküm tesis edilmiş ise de, dosyaya delil olarak sunulan Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/155 Esas ve 2016/438 Karar sayılı kararının incelenmesinden davacının, eldeki davanın konusu dışında davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalılar arasında gerçekleşmiş temlik işlemlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece anılan tasarrufun iptali dava dosyasının akıbeti araştırılarak eldeki davaya etkisi irdelenip tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı, yukarıda açıklandığı şekilde davalılar arasında muvazaalı işlemler yapıldığını iddia ederek davayı açmıştır. Böyle bir muvazaa iddiasında davacı, üçüncü kişi konumundadır. Üçüncü kişiler, 6100 sayılı HMK’nın 203. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca muvazaa iddiasını, her türlü delille ispat edebilirler. Başka bir deyişle üçüncü kişilerin muvazaayı yazılı delille ispat etmeleri zorunlu olmayıp tanık ve diğer delillerle ispat etmeleri mümkündür. Davacı, tanık deliline dayanmıştır. Mahkemece bu yön üzerinde de durulmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743008200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz