Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12470 E. 2018/4344 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ zimmet↗ anonim şirket↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında zimmet iddiasıyla ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/346 esas sayısı ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davalının yüklenen suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle suçlamalardan ayrı ayrı beraat ettiği ve kararın 28/01/2014 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı banka hizmetinde çalışan davalının zimmetine para geçirdiğinden bahisle açılan alacak davasıdır.
4603 sayılı Kanunla davacı T.C. Ziraat Bankası 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamından çıkarılarak Kamu İktisadi Teşebbüsü niteliğini kaybetmiş, Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olarak etkinlik gösteren Anonim Şirket statüsünde, kamu sermayesi ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi haline dönüştürülmüştür.
4603 sayılı Yasa'nın 2/4. maddesi ile de "bankaların bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunacağı, bunlardan uygun görülenlerin istekleri halinde emeklilik statüleri ile devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılabilecekleri" düzenlenmiştir.
Yasa'ya 3/5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin görevli olduğu" öngörülmüştür.
Bu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın 2/4 maddesi gereğince davacı ile hizmet akdi düzenleyip düzenlemediğinin
belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta görevli olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4367 E. 2019/1274 K.
Ortak:hizmet akdi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın 2/4 maddesi gereğince davacı ile «hizmet akdi» düzenleyip düzenlemediğinin belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şeki …
Yasa'ya 3/5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin «görevli» olduğu" öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın .../4 maddesi gereğince davacı ile «hizmet akdi» düzenleyip düzenlemediğinin belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işi esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekil …
Yasa'ya .../5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanunun tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin «görevli» olduğu" öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12732 E. 2018/152 K.
Ortak:hizmet akdi · zimmet · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın 2/4 maddesi gereğince davacı ile «hizmet akdi» düzenleyip düzenlemediğinin belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şeki …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında «zimmet» iddiasıyla ...
1-Dava, davacı banka hizmetinde çalışan davalının «zimmetine» para geçirdiğinden bahisle açılan alacak davasıdır.
Benzer bu karardaBu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın 2/4 maddesi gereğince davacı ile «hizmet akdi» düzenleyip düzenlemediğinin belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işi esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekil …
1-Dava, davacı banka hizmetinde çalışan bir kısım davalıların «zimmetlerine» para geçirdiklerinden bahisle açılan alacak davasıdır.
Yasa'ya 3/5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanunun tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin «görevli» olduğu" öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18671 E. 2013/1127 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:banka teminat mektubu · i̇i̇k 257 · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · ihtiyati haciz · haciz · ibraz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, 24/07/2012 tarihli karar ile iddia ve dosyadaki belgelere göre, alacağın %15 oranında nakit veya «kesin» ve süresiz «banka teminat mektubu» «ibraz» olunduğunda «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bankasının da bulunduğu bankalarla ilgili olarak “Yeniden yapılandırma süreci içinde, … her türlü «ihtiyati tedbir» ve «ihtiyati haciz» taleplerinde «teminat» şartı aranmaz…” hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» isteyen banka vekili, 4603 sayılı Kanun’un geçici 4/2. maddesi, 5230 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince kredi alacaklarının tahsili amacıyla yapılan «ihtiyati haciz» başvurusuna ilişkin verilecek kararın «teminatsız» olarak verilmesi gerektiğini savunarak, teminata itiraz etmiştir.
Bankası’nın talebi üzerine verilen «ihtiyati haciz» kararında bankadan «teminat» alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1378 E. 2019/6412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı T.İş Bankası A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş yönünden «maddi tazminat» ve manevi tazminat davasının kabulüne dair verilen kararın davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce manevi tazminat yönünden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12470 E. , 2018/4344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2016 tarih ve 2010/1193-2016/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili bankanın ... Şubesinde servis yetkilisi unvanı ile görev yapmakta olduğu esnada hukuka aykırı bazı işlemler yaptığı şüphesiyle soruşturma başlatıldığını, kendine çıkar sağlamak amacıyla şube müşterilerinin vadesiz mevduat hesaplarında bulunan paralarla müşterilerin bilgisi ve talimatı olmadan vadeli hesap açtığını, hesap cüzdanı düzenlemediğini, hesaplara tahakkuk eden faiz tutarlarını temellük ettiğini, vadesiz hesaplarından müşterilerin bilgileri ve rızaları dışında para çekerek zimmete geçirdiğini, davalıya zimmetine geçirdiği bedelleri bankaya iade etmesi için yapılan çağrıların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek müvekkili bankanın uğramış bulunduğu 3.658,00TL ve 84,82 USD zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında zimmet iddiasıyla ...
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/346 esas sayısı ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davalının yüklenen suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle suçlamalardan ayrı ayrı beraat ettiği ve kararın 28/01/2014 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı banka hizmetinde çalışan davalının zimmetine para geçirdiğinden bahisle açılan alacak davasıdır.
4603 sayılı Kanunla davacı T.C. Ziraat Bankası 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamından çıkarılarak Kamu İktisadi Teşebbüsü niteliğini kaybetmiş, Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olarak etkinlik gösteren Anonim Şirket statüsünde, kamu sermayesi ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi haline dönüştürülmüştür.
4603 sayılı Yasa'nın 2/4. maddesi ile de "bankaların bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunacağı, bunlardan uygun görülenlerin istekleri halinde emeklilik statüleri ile devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılabilecekleri" düzenlenmiştir.
Yasa'ya 3/5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin görevli olduğu" öngörülmüştür.
Bu durumda, davalının hukuki statüsünün 4603 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi, davalının, Yasa'nın 2/4 maddesi gereğince davacı ile hizmet akdi düzenleyip düzenlemediğinin
belirlenmesi, HMK 114/c maddesinde sayılan ve dava şartları arasında bulunan mahkemenin uyuşmazlıkta görevli olduğunun bu şekilde tesbitinden sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/428310500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz