Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10741 E. 2018/4315 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delil başlangıcı↗ genel zamanaşımı↗ temel ilişki↗ imza inkarı↗ delil başlangıcı↗ tahrifat↗ zamanaşımı defi↗ yazılı delil↗ reeskont faizi↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ bono↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre; bononun üç yılık zamanaşımı süresinde takibe konulduğu, takiple genel zamanaşımının da kesildiği, ödeme iddiasına dayanak her iki belgede ilave ve tahrifat tesbit edildiği gerekçesiyle davalının imzası inkar edilmeyen ve ödendiği ispat edilmeyen icra takibine konu yaptığı senetler karşılığı borçlu olduğu gerekçesiyle 5000 TL asıl alacak, 6.536,11 TL takibe kadar işleyen faiz, 8.827,64 TL takip tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 20.363,75 TL’nin tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava bonodan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Bonoyu elinde bulunduran kişi zamanaşımına uğramış bonoya ilişkin olarak keşideciye karşı TTK m. 644'e dayalı sebepsiz zenginleşme davası açabileceği gibi, keşideci ile arasındaki temel ilişki kapsamında bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacak davası da açabilir. Somut olayda, davacı; taraflar arasındaki temel ilişkinin ne olduğunu bildirmemiş olup, bonoya tek başına delil olarak dayandığının da kabulü imkanı yoktur. Bu bakımdan, davada temel ilişkiye dayalı on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir. Davanın bonoya dayalı sebepsiz iktisap davası olduğu kabul edildiğinde bu davanın da bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılacak olması ve davanın da bu süre içinde açılmadığının anlaşılması karşısında davalının zamanaşımı definin kabulüyle davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8663 E. 2012/15411 K.
Ortak:imza inkarı · reeskont faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre; «bononun» üç yılık «zamanaşımı» süresinde takibe konulduğu, takiple «genel zamanaşımının» da kesildiği, ödeme iddiasına dayanak her iki belgede ilave ve «tahrifat» tesbit edildiği gerekçesiyle davalının «imzası inkar» edilmeyen ve ödendiği ispat edilmeyen icra takibine konu yaptığı senetler karşılığı borçlu olduğu gerekçesiyle 5000 TL «asıl alacak», 6.536,11 TL takibe kadar işleyen faiz, 8.827,64 TL takip tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 20.363,75 TL’nin tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» uygulanmasına, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Bonoyu elinde bulunduran kişi «zamanaşımına» uğramış «bonoya» ilişkin olarak «keşideciye» karşı TTK m.
Bu bakımdan, davada temel ilişkiye dayalı on yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının «imzası inkar» edilmeyen ve ödendiği ispat edilmeyen icra takibine konu yaptığı senetler karşılığı borcu olduğu gerekçesiyle 5000 TL «asıl alacak», 6.536,11 TL takibe kadar işleyen faiz, 8.827,64 TL takip tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 20.263,75 TL’nın tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» uygulanmasına, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
1) Davalı davada «zamanaşımı def»’inde bulunduğu halde mahkemece bu husus hakkında olumlu «olumsuz» karar verilmeden uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i
Benzer bu kararda1) Davalı davada «zamanaşımı def»’inde bulunduğu halde mahkemece bu husus hakkında olumlu «olumsuz» karar verilmeden uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10741 E. , 2018/4315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2015 tarih ve 2013/39-2015/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline 5.000 TL borcu karşılığında 10 adet 500 TL bedelli 15.08.1999 başlangıç tarihli emre muharrer senet verdiğini, senetlerin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin zamanaşımına uğradığını, alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek, takip tarihi 07.11.2001 tarihine kadar faizi ile birlikte 11.536 TL’nın ve takip tarihinden dava tarihine kadar işleyecek reeskont faizinini tahsilini, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasını, 26.01.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle dava tarihine kadar işleyen 8.827,64 TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın ve ıslahla istenen faiz talebinin zamanaşımına uğradığını, bonoların 26.02.2000 tarihinde ödendiğini, davacının bonoları yırttığını söyleyerek geri vermediğini ve takibe koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre; bononun üç yılık zamanaşımı süresinde takibe konulduğu, takiple genel zamanaşımının da kesildiği, ödeme iddiasına dayanak her iki belgede ilave ve tahrifat tesbit edildiği gerekçesiyle davalının imzası inkar edilmeyen ve ödendiği ispat edilmeyen icra takibine konu yaptığı senetler karşılığı borçlu olduğu gerekçesiyle 5000 TL asıl alacak, 6.536,11 TL takibe kadar işleyen faiz, 8.827,64 TL takip tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 20.363,75 TL’nin tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava bonodan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Bonoyu elinde bulunduran kişi zamanaşımına uğramış bonoya ilişkin olarak keşideciye karşı TTK m. 644'e dayalı sebepsiz zenginleşme davası açabileceği gibi, keşideci ile arasındaki temel ilişki kapsamında bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacak davası da açabilir. Somut olayda, davacı; taraflar arasındaki temel ilişkinin ne olduğunu bildirmemiş olup, bonoya tek başına delil olarak dayandığının da kabulü imkanı yoktur. Bu bakımdan, davada temel ilişkiye dayalı on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir. Davanın bonoya dayalı sebepsiz iktisap davası olduğu kabul edildiğinde bu davanın da bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılacak olması ve davanın da bu süre içinde açılmadığının anlaşılması karşısında davalının zamanaşımı definin kabulüyle davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427937500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz