Kişilik haklarına saldırı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14531 E. 2011/17084 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ denetime elverişli rapor↗ kişilik hakları↗ denetime elverişlilik↗ iş bölümü↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, mimari plan ve projelerin eser sayılacağı, davacı çalışmasının eser niteliğinde bulunduğu, davalıların bu esere tecavüz ettikleri, müşterilerinin evinin dekorasyonunda kullandıkları, bu hususun bilirkişi rapor ve evlerin dekorasyonuna dair fotoğraflarla belirlendiği, davalıların 5846 sayılı Kanun’dan doğan davacı haklarını ihlal ettikleri, eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, manevi tazminatın anılan Kanun’un 70 ve BK.nun 49 maddesine göre tayin edildiği, davacının dilekçesini açıklayarak 80.000 YTL davalı ...’den kalan kısmını diğer davalıdan talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...’den, 10.000 TL maevi tazminatın ise, diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı şirket vekili, müvekkili tarafından meydana getirilerek dava dışı müşterisine ait bir bağımsız bölüme uygulanan iç mimari plan ve projeleri ile düzenleme ve çözümlerin (dekorasyon) eser niteliğinde bulunduğunu, söz konusu proje ve uygulamaların davalılarca izinsiz olarak başka bir daireye uygulanması nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 Sayılı FSEK 70/1 ve son fıkraları uyarınca maddi ve manevi tazminat talep etmişse de daha sonra maddi tazminat talebinden vazgeçildiğinden davaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
Mahkemece, söz konusu iç mimari proje, uygulama ve dekorasyonun bedii vasfı bulunan güzel sanat eseri olduğu gerekçesiyle, davalıların izinsiz eylemi sonucunda 5846 Sayılı FSEK 14. ve 16. maddeleri uyarınca davacı şirketin eser sahipliğinden doğan manevi haklarının ihlal olunduğu görüşüyle aynı Kanun'un 70/1. fıkrasına göre manevi tazminata hükmedilmiştir.
5846 Sayılı FSEK 1/B- (a) bendine göre, eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat ürünleridir. Aynı maddenin (b) bendine ve aynı yasanın 8/1. maddesine göre, bir eserin sahibi onu meydana getirendir.
5846 Sayılı FSEK' nun yukarıda açıklanan madde hükümleri ve Dairemizin 25.02.2008 tarih 227/2175 Sayılı ve 07.05.2009 tarih 10504/5482 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sadece gerçek kişiler eser sahibi olabilir. Tüzel kişilerin, gerçek kişiler gibi yaratıcı bir fikri çabalarının varlığından söz edilemeyeceğinden eser sahibi olmaları da mümkün değildir. Tüzel kişilerin 5846 Sayılı FSEK 18. maddesi gereği kanunen mali hakları kullanma yetkisini ya da devir yoluyla anılan hakları edinmeleri mümkün olup, manevi hakların devri de söz konusu olamayacağından gerçek kişiler gibi eser sahibi olamazlar.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta eser sahibi olması mümkün olmayan davacı şirketin mali haklara yönelik bir tazminat talebi de bulunmadığına göre, 5846 Sayılı FSEK 70/1 maddesine dayalı olarak davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, BK 49. maddesi uyarınca davalı eyleminin hangi surette davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu açıklanılmaksızın anılan maddeye göre hüküm tesisi de isabetsizdir.
Ayrıca, mahkeme kararında davalıların eylemini aynı zamanda TTK' nun 56. vd. maddelerine göre haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle de manevi tazminata hükmedildiği belirtilmiştir. Ne varki, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda bu hususta herhangi bu açıklama mevcut olmadığı gibi, temyiz aşamasında dosyaya sunulan ve aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında dosyaya sunulduğu ifade edilen bilirkişi raporunda tarafların proje ve uygulamalarının birbirinden farklı olduğu belirtildiği gerekçesiyle ceza mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davalıların eyleminin hangi bakımlardan haksız rekabet oluşturduğu hususunda yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazlı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9176 E. 2015/6174 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/599 E. 2013/1607 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu bakımdan, davalıların eyleminin hangi bakımlardan «haksız rekabet» oluşturduğu hususunda yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucunda yazlı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, dava konusu konutun bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasın gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · dosya masrafı · yasal faiz · teslim
Benzer bu kararda… hip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya «teslim» ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair «karine» olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir «masrafa» ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14531 E. , 2011/17084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/07/2009 tarih ve 2007/194-2009/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06/12/2011 gününde davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ........ gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı müşterisinin evinin dekorasyonunda kullandığı bütün plan ve projenin birlikte çalıştığı mobilyacı davalı ...’den diğer davalı mimarca alınarak kopyalandığını, müvekkilinin müşterisinin konutunun bulunduğu binadaki konutu olan müşterisinin evinin dekorasyonunda kullandığını, plan ve projelerin müvekkilinin marka tescili kapsamında yer aldığını, mobilyaların da tescilli ürün olduklarını, davalı mimar ...’ün bu plan ve projelerin sahibi gibi ‘Masison Français’ ibareli dergide röportaj verdiğini, 5846 sayılı Kanun’dan doğan haklarının ihlal edildiğini, manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, anılan Kanun’un 70. maddesi uyarınca 80.000 YTL manevi tazminatın davalı ...’den, 20.000 YTL manevi tazminatın ise, diğer davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı....vekili, müvekkilinin davacının müşterisinin konutunun bulunduğu yapının mimarı olduğunu, ev dekorasyonunun müşterinin beğenisine göre yapıldığını, dava dışı müvekkili müşterisinin yine dava dışı.....’un evini görüp beğendiğini, benzer bir dekorasyon talep ettiğini, iddiaların yerinde olmadığını, benzerlik bulunmadığını, davacının dekorasyonunun eser mahiyetinde olmadığını, özgün bulunmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, mobilyaların kendi ürünleri olduğunu, iddianın yerinde bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, mimari plan ve projelerin eser sayılacağı, davacı çalışmasının eser niteliğinde bulunduğu, davalıların bu esere tecavüz ettikleri, müşterilerinin evinin dekorasyonunda kullandıkları, bu hususun bilirkişi rapor ve evlerin dekorasyonuna dair fotoğraflarla belirlendiği, davalıların 5846 sayılı Kanun’dan doğan davacı haklarını ihlal ettikleri, eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, manevi tazminatın anılan Kanun’un 70 ve BK.nun 49 maddesine göre tayin edildiği, davacının dilekçesini açıklayarak 80.000 YTL davalı ...’den kalan kısmını diğer davalıdan talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...’den, 10.000 TL maevi tazminatın ise, diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı şirket vekili, müvekkili tarafından meydana getirilerek dava dışı müşterisine ait bir bağımsız bölüme uygulanan iç mimari plan ve projeleri ile düzenleme ve çözümlerin (dekorasyon) eser niteliğinde bulunduğunu, söz konusu proje ve uygulamaların davalılarca izinsiz olarak başka bir daireye uygulanması nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 Sayılı FSEK 70/1 ve son fıkraları uyarınca maddi ve manevi tazminat talep etmişse de daha sonra maddi tazminat talebinden vazgeçildiğinden davaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
Mahkemece, söz konusu iç mimari proje, uygulama ve dekorasyonun bedii vasfı bulunan güzel sanat eseri olduğu gerekçesiyle, davalıların izinsiz eylemi sonucunda 5846 Sayılı FSEK 14. ve 16. maddeleri uyarınca davacı şirketin eser sahipliğinden doğan manevi haklarının ihlal olunduğu görüşüyle aynı Kanun'un 70/1. fıkrasına göre manevi tazminata hükmedilmiştir.
5846 Sayılı FSEK 1/B- (a) bendine göre, eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat ürünleridir. Aynı maddenin (b) bendine ve aynı yasanın 8/1. maddesine göre, bir eserin sahibi onu meydana getirendir.
5846 Sayılı FSEK' nun yukarıda açıklanan madde hükümleri ve Dairemizin 25.02.2008 tarih 227/2175 Sayılı ve 07.05.2009 tarih 10504/5482 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sadece gerçek kişiler eser sahibi olabilir. Tüzel kişilerin, gerçek kişiler gibi yaratıcı bir fikri çabalarının varlığından söz edilemeyeceğinden eser sahibi olmaları da mümkün değildir. Tüzel kişilerin 5846 Sayılı FSEK 18. maddesi gereği kanunen mali hakları kullanma yetkisini ya da devir yoluyla anılan hakları edinmeleri mümkün olup, manevi hakların devri de söz konusu olamayacağından gerçek kişiler gibi eser sahibi olamazlar.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta eser sahibi olması mümkün olmayan davacı şirketin mali haklara yönelik bir tazminat talebi de bulunmadığına göre, 5846 Sayılı FSEK 70/1 maddesine dayalı olarak davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, BK 49. maddesi uyarınca davalı eyleminin hangi surette davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu açıklanılmaksızın anılan maddeye göre hüküm tesisi de isabetsizdir.
Ayrıca, mahkeme kararında davalıların eylemini aynı zamanda TTK' nun 56. vd. maddelerine göre haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle de manevi tazminata hükmedildiği belirtilmiştir. Ne varki, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda bu hususta herhangi bu açıklama mevcut olmadığı gibi, temyiz aşamasında dosyaya sunulan ve aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında dosyaya sunulduğu ifade edilen bilirkişi raporunda tarafların proje ve uygulamalarının birbirinden farklı olduğu belirtildiği gerekçesiyle ceza mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davalıların eyleminin hangi bakımlardan haksız rekabet oluşturduğu hususunda yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazlı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerde, davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040371200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz