Ticaret sicilinin usulsüz terkininde ihya davası yargı giderinden sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/866 E. 2024/782 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Yargı Gideri ve Vekalet Ücretinden Sorumluluk mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak re'sen terkin işleminde, madde 4/a bendi gereği ihtarın öncelikle şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere tebliğ edilmesi gerekir; bu tebliğ yapılmaksızın doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yoluyla yapılan ihtar usulsüzdür ve terkin işlemini hukuka aykırı kılar. Terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmeyen ticaret sicil müdürlüğü, bu usulsüzlük nedeniyle açılan ihya davasının yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur; sicil işlemlerini tam olarak yerine getirmiş olan idare ise bu giderlerden sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminde TTK Geçici 7. madde uyarınca ihtarın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve buna bağlı yargı gideri/vekalet ücreti sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, şirketin terkin tarihinde derdest davası bulunsa dahi bunun müvekkilinin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, TTK Geçici 7/2'ye aykırılık ve sicile intikal eden bir bildirim bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhyası istenen şirketin TTK'nın Geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edildiği, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete ihtar çıkarılmış olsa da şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı sabittir. TTK'nın Geçici 7/4-a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan suretiyle yapılması usule aykırıdır; bu nedenle terkin işlemi hukuka uygun değildir. Ticaret sicili işlemlerini tam olarak yerine getirmiş olan idare aleyhine yargı giderine hükmedilemez; ancak terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmeyen ve bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK Geçici 7. madde kapsamında re'sen terkin işleminde ihtarın şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin sadece ilan yoluyla yapılmasının usulsüz sayılacağı ve bu usulsüzlük nedeniyle açılan ihya davasında yargı gideri ile vekalet ücretinin terkin işlemini usulsüz yapan sicil müdürlüğüne yükletileceği yönünde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- İhyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu tespit edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ TTK Geçici 7. madde↗ usulsüz tebligat↗ yargı gideri↗ hukuki yarar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/866
KARAR NO 2024/782
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/03/2024
NUMARASI 2024/71 Esas - 2024/264 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin varlık yönetim şirketi olduğunu,bir kısım alaacğın TMSF tarafından alacak temlik sözleşmesi ile davacı şirkete temlik edildiğini, ... San. ve Tic. AŞ nin .. bank ve ... bank'tan kullanılan genel kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyalar ile icra takipleri başlatıldığını, İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasından diğer borçlu ...'a ait taşınmazların satışı işlemlerine devam ederken şirketin ticaret Sicilden re'sen terkin edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek, ...
Ürünleri San. ve Tic. AŞ'nin ihya edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; 6102 sayılı TTK nın Geçici 7. maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak ispat edici belgeleri sicile ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin taraf olduğu dava bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilanın ,7201 sayılı kanun hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçtiği hükme bağlandığını;şirkete yapılan ihtar tebliğ edilemese dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsedilemeyeceği,terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığından davalının dava açılmasına sebep olmadığı, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davanın reddine,müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için hazırlanan ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen dosyaya sunulmadığı,şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalının terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin olduğu sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne Sicilin ... siciline kayıtlı ... San. ve Tic. AŞ'nin ihyasına, ...'ın tasfiye memuru atanmasına,kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkil müdürlüğün re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu,şirketin re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkil müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilmesi ve bu kapsamda TTK geçici m. 7/2'ye aykırı bir durumun da bulunmamasına ve sicil kayıtlarına bu hususta intikal eden bildirimin bulunmamasına rağmen müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın sayın mahkemece kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
İhyası istenen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 14/04/2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete tebligat çıkarılmış ise de ,şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkin işlemini TTK'nin Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargı giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin şirkete gönderildiği, tebliği yapılamadığı, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.
maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Ticaret sicili işlemleri tam olarak yerine getirmiş ise aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davacı yararına yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 155-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nin 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42756 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi