Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2159 E. 2018/4021 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ i̇i̇k 308/b↗ kefalet limiti↗ taleple bağlılık↗ akdi faiz↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılardan ... arasında 250 TL limitli, ferdi kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, davalı borçluların 18.12.1996 tarihindeki borç tutarının 237,91 TL olup temerrüt tarihi itibari ile sözleşmedeki aylık %8,50, yıllık %102 akdi faiz oranı üzerinden hesaplanan asıl alacak tutarının toplam 300,70 TL bulunduğu, ayrıca kefalet limiti belirtilmediğinden davalı kefillerin kefalet limitinin sözleşme miktarı olan 250 TL'den ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesine göre temerrüt faizinin yıllık % 195 olduğu, bankanın ıslah dilekçesindeki temerrüt faizi talebinin yıllık % 153 olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu orandaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, davacı bankanın davalı ...'dan 308,68 TL asıl, 3.140,43 TL işlemiş temerrüt faizi ve gider vergisi olmak üzere 3.449,11 TL, kefil olan diğer davalıların da bu miktarların 285,22 TL asıl alacak ve 2.805,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.090,31 TL'sinden sorumlu oldukları, 31/01/2004 tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık % 153 oranındaki
temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere; 3.449,11 TL'nin davalılardan (Davalılar ... ve ...'nın bu miktarı 3.090,31 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak 308,68 TL ye (davalılar ... ve ...’nın asıl alacağın 285,22 TL’sinden sorumlu olması kaydıyla) 31/01/2004 tarihinden itibaren yıllık % 153 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisinin uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Ayşe ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı dava konusu alacağın anapara üzerinden işleyecek %148.5 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece işbu alacak yönünden talep aşılarak %153 oranında temerrüt faizi ile tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13324 E. 2014/19207 K.
Ortak:akdi faiz oranı · i̇i̇k 308/b · kefalet limiti · akdi faiz · tahsilde tekerrür olmaması · müşterek borçlu müteselsil kefil · tahsilde tekerrür · temerrüt tarihi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılardan ... arasında 250 TL limitli, ferdi «kredi sözleşmesi» imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olduğu, davalı borçluların 18.12.1996 tarihindeki borç tutarının 237,91 TL olup «temerrüt tarihi» itibari ile sözleşmedeki aylık %8,50, yıllık %102 «akdi faiz oranı» üzerinden hesaplanan «asıl alacak» tutarının toplam 300,70 TL bulunduğu, ayrıca «kefalet limiti» belirtilmediğinden davalı kefillerin kefalet limitinin sözleşme miktarı olan 250 TL'den ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesine göre «temerrüt faizinin» yıllık % 195 olduğu, bankanın «ıslah» dilekçesindeki temerrüt faizi talebinin yıllık % 153 olduğu, «taleple bağlılık ilkesi» gereğince bu orandaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, davacı bankanın davalı ...'dan «308»,68 TL asıl, 3.140,43 TL işlemiş temerrüt faizi ve gider vergisi olmak üzere 3.449,11 TL, kefil olan diğer davalıların da bu miktarların 285,22 TL asıl alacak ve 2.805,09 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 3.090,31 TL'sinden sorumlu oldukları, 31/01/2004 tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık % 153 oranındaki temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere; 3.449,11 TL'nin davalılardan (Davalılar ... ve ...'nın bu miktarı 3.090,31 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak 308 …
Benzer bu karardaY.. arasında 250 TL limitli, 12 taksitte ödenmek üzere aylık 8,50 faiz oranı üzerinden ferdi «kredi sözleşmesi» imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olduğu, davalı borçluların 18.12.1996 tarihindeki borç tutarının 237,91 TL olup «temerrüt tarihi» itibari ile sözleşmedeki aylık %8,50, yıllık %102 «akdi faiz oranı» üzerinden hesaplanan «asıl alacak» tutarının toplam 300,70 TL bulunduğu, ayrıca «kefalet limiti» belirtilmediğinden davalı kefillerin kefalet limitinin sözleşme miktarı olan 250 TL'den ibaret olduğu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereğince %190 üzerinden «temerrüt faizi» uygulanması gerektiği ancak davacı banka tarafından %148,50 oranı üzerinden talepte bulunulduğu, dava talep tarihi itibari ile yapılan ödemeler de düşüldüğünde dav …
Y..'nın ise 250,00 TL «asıl alacak», 2.296,82 TL faiz ve gider vergisi olmak üzere toplam 2.546,82 TL'den sorumlu oldukları ancak bozma ilamından önce davalıların sorumlu olduğu borç miktarlarının tespit edilen borçtan daha yüksek miktarda olup davalıların önceki kararı temyiz etmeyip kararın davacı tarafın temyizi üzerine bozulduğu, bu durumda aleyhe hüküm verme «yasağı» nedeniyle 10.05.2010 tarihinde verilen karar gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 3.367,47 TL'nin (davalılar M..
3.038,96 TL'den sorumlu olmak üzere) «308»,68 TL asıl alacağa (davalılar M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:oy yasağı
Benzer bu karardaY..'nın ise 250,00 TL «asıl alacak», 2.296,82 TL faiz ve gider vergisi olmak üzere toplam 2.546,82 TL'den sorumlu oldukları ancak bozma ilamından önce davalıların sorumlu olduğu borç miktarlarının tespit edilen borçtan daha yüksek miktarda olup davalıların önceki kararı temyiz etmeyip kararın davacı tarafın temyizi üzerine bozulduğu, bu durumda aleyhe hüküm verme «yasağı» nedeniyle 10.05.2010 tarihinde verilen karar gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 3.367,47 TL'nin (davalılar M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1507 E. 2018/7963 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, HMK’nın 285. maddesi gereğince zararın tazmini için ancak devlete karşı «tazminat davası» açılabileceği, doğrudan bilirkişilere açılan davada dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulması halinde tarafların iddia ve savunmaları ile davacının aktif dava «ehliyetinin» ayrıca değerlendirilecek olmasına göre, davalıların HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4239 E. 2022/1463 K.
Ortak:asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılardan ... arasında 250 TL limitli, ferdi «kredi sözleşmesi» imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olduğu, davalı borçluların 18.12.1996 tarihindeki borç tutarının 237,91 TL olup «temerrüt tarihi» itibari ile sözleşmedeki aylık %8,50, yıllık %102 «akdi faiz oranı» üzerinden hesaplanan «asıl alacak» tutarının toplam 300,70 TL bulunduğu, ayrıca «kefalet limiti» belirtilmediğinden davalı kefillerin kefalet limitinin sözleşme miktarı olan 250 TL'den ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesine göre «temerrüt faizinin» yıllık % 195 olduğu, bankanın «ıslah» dilekçesindeki temerrüt faizi talebinin yıllık % 153 olduğu, «taleple bağlılık ilkesi» gereğince bu orandaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, davacı bankanın davalı ...'dan «308»,68 TL asıl, 3.140,43 TL işlemiş temerrüt faizi ve gider vergisi olmak üzere 3.449,11 TL, kefil olan diğer davalıların da bu miktarların 285,22 TL asıl alacak ve 2.805,09 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 3.090,31 TL'sinden sorumlu oldukları, 31/01/2004 tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık % 153 oranındaki temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere; 3.449,11 TL'nin davalılardan (Davalılar ... ve ...'nın bu miktarı 3.090,31 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak 308 …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 285.500,00 TL «asıl alacak» üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, 285.500,00 TL'ye takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, «icra inkar tazminatı» talebi yargılamayı gerektirdiğinden reddine dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 285.500,00 TL «asıl alacak» üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, 285.500,00 TL'ye takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, «icra inkar tazminatı» talebi yargılamayı gerektirdiğinden reddine dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2597 E. 2017/6510 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2159 E. , 2018/4021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/11/2015 tarih ve 2015/359-2015/677 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında ferdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ... ve ...’nın da söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, 4.154,06 TL alacaklarının 31.01.2004 tarihinden itibaren ana para üzerinden işleyecek %148,5 temerrüt faizi ve fer’ileriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılardan ... arasında 250 TL limitli, ferdi kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, davalı borçluların 18.12.1996 tarihindeki borç tutarının 237,91 TL olup temerrüt tarihi itibari ile sözleşmedeki aylık %8,50, yıllık %102 akdi faiz oranı üzerinden hesaplanan asıl alacak tutarının toplam 300,70 TL bulunduğu, ayrıca kefalet limiti belirtilmediğinden davalı kefillerin kefalet limitinin sözleşme miktarı olan 250 TL'den ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesine göre temerrüt faizinin yıllık % 195 olduğu, bankanın ıslah dilekçesindeki temerrüt faizi talebinin yıllık % 153 olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu orandaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, davacı bankanın davalı ...'dan 308,68 TL asıl, 3.140,43 TL işlemiş temerrüt faizi ve gider vergisi olmak üzere 3.449,11 TL, kefil olan diğer davalıların da bu miktarların 285,22 TL asıl alacak ve 2.805,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.090,31 TL'sinden sorumlu oldukları, 31/01/2004 tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık % 153 oranındaki
temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere;
3. 449,11 TL'nin davalılardan (Davalılar ... ve ...'nın bu miktarı 3.090,31 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak 308,68 TL ye (davalılar ... ve ...’nın asıl alacağın 285,22 TL’sinden sorumlu olması kaydıyla) 31/01/2004 tarihinden itibaren yıllık % 153 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisinin uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Ayşe ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı dava konusu alacağın anapara üzerinden işleyecek %148.5 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece işbu alacak yönünden talep aşılarak %153 oranında temerrüt faizi ile tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası dördüncü paragrafında “%153 oranında temerrüt faizi” şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “%148.5 oranında temerrüt faizi” ibaresinin eklenmesine, verilen kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'ya iadesine, temyiz eden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425996700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz