Haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12322 E. 2018/3983 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifade özgürlüğü↗ rekabet hukuku↗ kötüleme↗ olumsuz oy↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminatın istemine ilişkindir. Mahkemece, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davalının kabulünde olan müşterisi ... firmasına gönderdiği 04.03.2012 tarihli e-mailde "davacının, ayçiçeği tohumlarının %50'sini ...'dan, %50'sini ...'dan alıp karıştırdığı, böylece ürünlerin hektolitresinin çoğaltıldığı, ... mahsulü ayçiçek tohumlarının daha kirli olduğu, ürünler kızartıldığı zaman, bazı kısmının kahverenginde olduğu, bazı kısmının ise yeterince kızartılmadığının görüleceği" ifade edilmiş olup, davalı bu e-maildeki açıklamaların fiyat ve kalite yönünden müşteriyi aydınlatmaya yönelik objektif bilgiler içerdiğini savunmuştur. Davalının e-mailinde geçen anılan ifadelerinin davacının ürünlerini kötüleme içerdiği sabittir. Ancak, ifade özgürlüğü çerçevesinde vakıa, olay ve şahsi fikirler kural olarak açıklanabilir, dolayısıyla prensip,
gerçeklerin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Bir kişi ya da faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ya da beyanlar tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Kötüleme içeren açıklama ancak yanlış veya yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici ise haksız rekabet olarak nitelendirilebilir (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Haksız Rekabet Hukuku).
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri bu kapsamda ele alınıp davalıdan sadır olan e-maildeki ifadelerin yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici olup olmadığı, dolayısıyla haksız rekabet teşkil edip etmediğinin değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabete» dayalı maddi ve manevi tazminatın istemine ilişkindir.
Davalının e-mailinde geçen anılan ifadelerinin davacının ürünlerini «kötüleme» içerdiği sabittir.
Bir kişi ya da faaliyetleri ile ilgili yapılan «olumsuz» açıklama ya da beyanlar tek başına «haksız rekabet» teşkil etmez.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15708 E. 2016/8807 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · muafiyet · olağanüstü genel kurul · ibra · anonim şirket · dahili dava
Benzer bu kararda… dilen malların alım ve satım giderleri ile tüm belgeleri içeren mali raporları incelediği, 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında 2005 yılı «dahil» olmak üzere geçmiş yıllardaki tüm hesapların bilanço, gelir tablosunun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı müzakere edilerek «ibra» edildiği, bu durumda davalının 6762 sayılı TTK’nın 380. maddesine göre «sorumluluktan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» genel müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, şirketin 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında davalı genel müdürün «ibra» edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin «olağan genel kurul» tutanakları incelendiğinde, dava konusu olan vergi «muafiyetiyle» ithal edilen ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağlarının dava dışı şirkete satılmasının gündeme gelmediği, sadece şeklen bilanço ve kar zarar cetvellerinin onaylandığı görülmektedir.
Ancak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, «ibranın» geçerli bir hukuki sonuç doğurabilmesi için genel kurula sunulan bilanço, gelir-gider tabloları ile harcamalara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtması, ilgililerin sorumluluğunu doğuracak işlemler hakkında genel kurulun bilgilendirilmesi ve yapılan doğru bilgilendirme sonucu ibra kararının alınmış olması gerekir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2370 E. 2018/8090 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabete» dayalı maddi ve manevi tazminatın istemine ilişkindir.
Davalının e-mailinde geçen anılan ifadelerinin davacının ürünlerini «kötüleme» içerdiği sabittir.
Ancak, «ifade özgürlüğü» çerçevesinde vakıa, olay ve şahsi fikirler kural olarak açıklanabilir, dolayısıyla prensip, gerçeklerin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir.
Benzer bu karardaMadde metninden de anlaşılacağı üzere, bu tür «haksız rekabetin» oluşabilmesi için başkalarının faaliyetini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yazıda kullanılan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetleri «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olması sebebiyle ...
55/1-a-1 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca yazının davacının «ticari itibarını» ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, dolayısıyla TBK 58. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · işçilik alacakları · ticari itibar · acente · muvazaa · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
Hukuk Dairesi'nin 2013/15353 E.,2013/15302 K. ve 24.06.2013 tarihli kararında " ...davalı şirket ile şube müdürleri arasında imzalanan «acente» sözleşmesinin «muvazaalı» olduğu, gerçekte şube müdürü olan çalışanlara acente sıfatı verilmek suretiyle davalı işverenin işyerindeki faaliyetini sürdürdüğü ve bu değişikliği kabul etmeyen işçilerin işten çıkarıldığı...." hususu belirlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yazıda kullanılan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetleri «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olması sebebiyle ...
55/1-a-1 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca yazının davacının «ticari itibarını» ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, dolayısıyla TBK 58. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12322 E. , 2018/3983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2016 tarih ve 2013/374-2016/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların...'ya ay çekirdeği ihraç ettiklerini, davalının, müvekkilinin...'daki müşteriye gönderdiği e-mailler ile müvekkilinin mallarını haksız yere kötülediğini, iftiraya ve hakarete varan gerçek dışı ifadelerle haksız rekabete sebep olup müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 50.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin...'daki ... Şirketine mal sattığını, dayanak gösterilen e-maillerden sadece birinin müvekkili tarafından ... Şirketine gönderildiğini, bu mailde belirtilen hususların da fiyat ve kalite yönünden müşteriyi aydınlatmaya yönelik, rekabetin sınırları içinde kalan objektif bilgileri ihtiva ettiğini, diğer yazışmaların müvekkilinin mal sattığı ... ile davacının müşterisi Solders firmaları arasında gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminatın istemine ilişkindir. Mahkemece, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davalının kabulünde olan müşterisi ... firmasına gönderdiği 04.03.2012 tarihli e-mailde "davacının, ayçiçeği tohumlarının %50'sini ...'dan, %50'sini ...'dan alıp karıştırdığı, böylece ürünlerin hektolitresinin çoğaltıldığı, ... mahsulü ayçiçek tohumlarının daha kirli olduğu, ürünler kızartıldığı zaman, bazı kısmının kahverenginde olduğu, bazı kısmının ise yeterince kızartılmadığının görüleceği" ifade edilmiş olup, davalı bu e-maildeki açıklamaların fiyat ve kalite yönünden müşteriyi aydınlatmaya yönelik objektif bilgiler içerdiğini savunmuştur.
Davalının e-mailinde geçen anılan ifadelerinin davacının ürünlerini kötüleme içerdiği sabittir. Ancak, ifade özgürlüğü çerçevesinde vakıa, olay ve şahsi fikirler kural olarak açıklanabilir, dolayısıyla prensip,
gerçeklerin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Bir kişi ya da faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ya da beyanlar tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Kötüleme içeren açıklama ancak yanlış veya yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici ise haksız rekabet olarak nitelendirilebilir (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Haksız Rekabet Hukuku).
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri bu kapsamda ele alınıp davalıdan sadır olan e-maildeki ifadelerin yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici olup olmadığı, dolayısıyla haksız rekabet teşkil edip etmediğinin değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425481700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz