Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15708 E. 2016/8807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ muafiyet↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ anonim şirket↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ....03.2005-07.....2007 tarihleri arasında ... .... ..... San. Tic.A.Ş’nin genel müdürü olarak görev yaptığı, şirket tarafından 2005 yılında ithal edilen vergiden muaf olan ve üretimde kullanılmak zorunda bulunan ayçiçeği tohumu ile ham ayçiçeği yağının dava dışı şirkete davalı ve dava dışı ... tarafından imzalanan sözleşme ile satıldığı, ancak dava konusu satışın yapıldığı dönemde yönetim kurulunun her ay toplantı yaptığı ve ithal edilen malların alım ve satım giderleri ile tüm belgeleri içeren mali raporları incelediği, 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında 2005 yılı dahil olmak üzere geçmiş yıllardaki tüm hesapların bilanço, gelir tablosunun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı müzakere edilerek ibra edildiği, bu durumda davalının 6762 sayılı TTK’nın 380. maddesine göre sorumluluktan kurtulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, şirketin 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında davalı genel müdürün ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, ibranın geçerli bir hukuki sonuç doğurabilmesi için genel kurula sunulan bilanço, gelir-gider tabloları ile harcamalara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtması, ilgililerin sorumluluğunu doğuracak işlemler hakkında genel kurulun bilgilendirilmesi ve yapılan doğru bilgilendirme sonucu ibra kararının alınmış olması gerekir. İbraya ilişkin karar, genel kurulun bilgisi dışında kalan hususlarda veya genel kurula yanlış olarak sunulmuş gerçeği yansıtmayan belge ve bilgilere dayalı olarak verilmiş ise şeklen geçerli bir ibra kararı mevcut olsa da söz konusu karar ilgililer yönünden geçerli bir ibraya bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından ilgilileri sorumluluktan kurtarıcı bir etki yaratmayacaktır.
Somut olayda, şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurul tutanakları incelendiğinde, dava konusu olan vergi muafiyetiyle ithal edilen ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağlarının dava dışı şirkete satılmasının gündeme gelmediği, sadece şeklen bilanço ve kar zarar cetvellerinin onaylandığı görülmektedir. Kaldı ki, davaya konu zarar denetçiler tarafından düzenlenen ....08.2008 tarihli rapor ile belirlendiğinden geçmiş tarihli genel kurul kararları ile davalı genel müdürün ibra edilme imkanı da bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davalı genel müdür hakkında geçerli bir ibra kararı bulunmadığı hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7258 E. 2023/396 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · muafiyet · ibra · anonim şirket · dahili dava · Tazminat
İncelediğiniz kararda… dilen malların alım ve satım giderleri ile tüm belgeleri içeren mali raporları incelediği, 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında 2005 yılı «dahil» olmak üzere geçmiş yıllardaki tüm hesapların bilanço, gelir tablosunun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı müzakere edilerek «ibra» edildiği, bu durumda davalının 6762 sayılı TTK’nın 380. maddesine göre «sorumluluktan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» genel müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, şirketin 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında davalı genel müdürün «ibra» edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, «ibranın» geçerli bir hukuki sonuç doğurabilmesi için genel kurula sunulan bilanço, gelir-gider tabloları ile harcamalara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtması, ilgililerin sorumluluğunu doğuracak işlemler hakkında genel kurulun bilgilendirilmesi ve yapılan doğru bilgilendirme sonucu ibra kararının alınmış olması gerekir.
Benzer bu kararda… dilen malların alım ve satım giderleri ile tüm belgeleri içeren mali raporları incelediği, 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında 2005 yılı «dahil» olmak üzere geçmiş yıllardaki tüm hesapların bilanço, gelir tablosunun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı müzakere edilerek «ibra» edildiği, bu durumda davalının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 380 inci maddesine göre «sorumluluktan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 14.11.2016 tarih, 2015/15708 E. ve 2016/8807 K. sayılı kararıyla davalı genel müdür hakkında geçerli bir «ibra» kararı bulunmadığı hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «anonim şirket» genel müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · yönetici sorumluluğu · şirket zararı · taahhütname · yetkisizlik kararı · kusur · temsil
Benzer bu kararda… 6.03.2005 tarihleri arasında idari ve mali işler müdürü, 26.03.2005-07.12.2007 tarihleri arasında genel müdür olarak görev yaptığı, hiç bir zaman tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kılınmadığı, şirketin iki imza ile temsil ve ilzamına karar verildiği, davalının birinci dereceden «imza yetkisi» bulunduğu, davalının tek başına şirketi temsile yetkili kılınmadığı, somut olayda davalının imzası bulunmayan 4 adet gümrüksüz ithalat izin talebi ve talebin kabulü ile davalının imzası bulunmayan «taahhütnameler» ile ithalatın gümrüksüz olarak gerçekleştiği, genel müdürün yönetim kuruluna toplantılarda rapor sunduğu, bu raporlara ekleme ve önemli konuların genel kurulda tartışılmasının sağlanmanın yönetim ve denetim kurulunun görevinde olduğu, davalının «kusuru» ile zararın meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, davalı hakkında açılan ceza dosyasından beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılma …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketi idare ve «temsil» «yetkisine» haiz olan müdürlerin şirket işlerini görürken gerekli özeni göstermek, «şirketi zarara» uğratmamak zorunda olduklarını, davalının görev yaptığı sırada şirketi zarara uğrattığını, davalı 17.06.2005 tarihli sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olduğ …
Değerlendirme Dava 6762 sayılı Kanun’un 320 vd. maddelerinde düzenlenen «yöneticinin sorumluluğu» istemine ilişkin olup mahkemece davalının «kusuru» ile zararın meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zararın bu şekilde varlığının sabit bulunmasına ve davalının da kusurlu olduğu dosya içerisinde anlaşılmasına göre davacı şirketin doğan zararının belirlenerek bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya içeriği ile uyuşmayan şekilde «kusur» ve zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15708 E. , 2016/8807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2015 tarih ve 2008/685-2015/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının .....ve..... Tic. A.Ş’nin idare ve temsil yetkisine sahip eski genel müdürü olduğunu, davalının görev yaptığı 2005 yılında yurtdışından üretimde kullanılmak üzere vergi muafiyetiyle ithal edilen ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağlarının davalı tarafından davadışı .... ..... Ltd. Şti’ye sözleşme ile satıldığını, bu durumun 2008 yılında tespit edilmesi üzerine ..... ..... tarafından söz konusu şirketten 40.807,76 TL gümrük vergisi ile 91.817.46 TL idari para cezası tahsil edildiğini, davalının genel müdürlük görevini yürütürken yönetim kuruluna danışmadan ve yönetim kurulunun kararı olmadan ithal edilen hammaddenin satım işlemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 132.624,54 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; şirket zararının oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, .. .....na verilen taahhütnamelerin hiçbirinde müvekkilinin imzasının ve onayının bulunmadığını, dava konusu hammaddenin satış faturalarında müvekkilinin imzasının olmadığını, faturaların şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, ayrıca genel kurul tarafından müvekkilinin ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ....03.2005-07.....2007 tarihleri arasında ... .... ..... San. Tic.A.Ş’nin genel müdürü olarak görev yaptığı, şirket tarafından 2005 yılında ithal edilen vergiden muaf olan ve üretimde kullanılmak zorunda bulunan ayçiçeği tohumu ile ham ayçiçeği yağının dava dışı şirkete davalı ve dava dışı ... tarafından imzalanan sözleşme ile satıldığı, ancak dava konusu satışın yapıldığı dönemde yönetim kurulunun her ay toplantı yaptığı ve ithal edilen malların alım ve satım giderleri ile tüm belgeleri içeren mali raporları incelediği, 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında 2005 yılı dahil olmak üzere geçmiş yıllardaki tüm hesapların bilanço, gelir tablosunun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı müzakere edilerek ibra edildiği, bu durumda davalının 6762 sayılı TTK’nın 380.
maddesine göre sorumluluktan kurtulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, şirketin 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında davalı genel müdürün ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, ibranın geçerli bir hukuki sonuç doğurabilmesi için genel kurula sunulan bilanço, gelir-gider tabloları ile harcamalara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtması, ilgililerin sorumluluğunu doğuracak işlemler hakkında genel kurulun bilgilendirilmesi ve yapılan doğru bilgilendirme sonucu ibra kararının alınmış olması gerekir. İbraya ilişkin karar, genel kurulun bilgisi dışında kalan hususlarda veya genel kurula yanlış olarak sunulmuş gerçeği yansıtmayan belge ve bilgilere dayalı olarak verilmiş ise şeklen geçerli bir ibra kararı mevcut olsa da söz konusu karar ilgililer yönünden geçerli bir ibraya bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından ilgilileri sorumluluktan kurtarıcı bir etki yaratmayacaktır.
Somut olayda, şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurul tutanakları incelendiğinde, dava konusu olan vergi muafiyetiyle ithal edilen ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağlarının dava dışı şirkete satılmasının gündeme gelmediği, sadece şeklen bilanço ve kar zarar cetvellerinin onaylandığı görülmektedir. Kaldı ki, davaya konu zarar denetçiler tarafından düzenlenen ....08.2008 tarihli rapor ile belirlendiğinden geçmiş tarihli genel kurul kararları ile davalı genel müdürün ibra edilme imkanı da bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davalı genel müdür hakkında geçerli bir ibra kararı bulunmadığı hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277923400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz