Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11817 E. 2018/3752 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi karar harcı↗ peşin karar harcı↗ kesin süre↗ temlik↗ usulden reddi↗ tebligat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen kesin süre içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, temlik alınan kredi alacağının, borçludan tahsili istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Dava, davacı vekili tarafından açılmış, dava dilekçesine vekaletname sureti eklenmiş ve davacı vekilinin adresi dava dilekçesinin başlığında gösterilmiştir. Bu durumda mahkemece tüm tebligatların dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen kesin süre içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, dava usulden reddedildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınıp, fazla tahsil edilen peşin harcın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, dava kabul edilmiş gibi tüm dava değeri üzerinden nispi harca hükmolunması ve bu harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7008 E. 2018/963 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunan şirket «ortaklar kurulu» kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli «tebligat» «geçersizdir».
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde «tebligatın», tebliğ yapılacak şahsa bilinen en «son» adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde buluna …
… in Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen ..... adresine gönderilmişse de, 02.04.2014 tarihinde tebliğ mazbatası üzerine muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı «şerhi» konularak «tebligat» iade edilmiş, bir daha bu adrese tebligat gönderilmemiş, dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile bundan sonraki tüm tebligatlar davalı şirketin eski adresi olan .. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · ortaklar kurulu kararı · cy/cy şerhi · geçersizlik · ortalama tüketici · ilan · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunan şirket «ortaklar kurulu» kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli «tebligat» «geçersizdir».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "....." ibareli markaları ile davalı şirketin "...." ibareli marka tescil başvurusu arasında «ortalama tüketiciyi» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının "Bankamatik" ibareli markasının tanınmış olduğu, davalı şirket başvurusundaki diğer mal ve hizmetler yönünden de …
Somut olayda, yukarıda da belirtildiği gibi 18.09.2013 tarihli ortaklar kurulunca davalı şirketin ......adresinden ..... adresine taşınmasına karar verildiği, «ortaklar kurulu» kararının 19.09.2013 tarihinde tescil edilerek 26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkemeye bildirilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde «tebligatın», tebliğ yapılacak şahsa bilinen en «son» adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde buluna …
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9413 E. 2013/22620 K.
Ortak:usulden reddi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen «kesin süre» içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan «ihtara» rağmen süresi içinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan «ihtara» rağmen süresi içinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9683 E. 2014/2467 K.
Ortak:tebligat · Alacak
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… bliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan «tebligata» dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · dolandırıcılık · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaA.Ş. olduğu, bu şirket ortaklarının davacı bankayı «dolandırmak» ve kredi borcunu ödememek saikiyle hareket ettikleri kabul edildiği düşünülecek olsa dahi perdenin kaldırılması teorisine göre bu ortakların sorumluluğuna gidilmesi gerekmekte olup, işbu davada dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklarının davalı olarak gösterilmediği, davada borçlu şirketin ortakları veya bu ortakların yine ortak olduğu başka şirketler değil, borçlu şirket ortaklarının akrabaları ve bunların ortak olduğu şirketler yönünden dava açıldığı, akrabalık bağı ve ortak adresin iddiaların ispatı için yeterli delil teşkil etmediği, davacı taraf iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca BK'nın 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
… myiz edilmesi üzerine mahkemece 12.03.2012 tarihinde verilen Ek Karar ile gerekçeli kararın davacı vekilinin UYAP sistemindeki kayıtlı adresine 21.02.2012 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilince temyiz dilekçesinin 12.03.2012 tarihinde verildiği, temyiz dilekçesinin yasal süresinin bitiminden sonra «ibraz» edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu kararın yasal süre içinde temyiz edilmesi üzerine yapı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11817 E. , 2018/3752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2015/238-2015/577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... TAŞ'ye kredi borcunun bulunduğunu, müvekkilinin ... TAŞ ile yaptığı sözleşme uyarınca davalının borcunu temlik aldığını ileri sürerek 92.151,63 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen kesin süre içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, temlik alınan kredi alacağının, borçludan tahsili istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Dava, davacı vekili tarafından açılmış, dava dilekçesine vekaletname sureti eklenmiş ve davacı vekilinin adresi dava dilekçesinin başlığında gösterilmiştir. Bu durumda mahkemece tüm tebligatların dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen kesin süre içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, dava usulden reddedildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınıp, fazla tahsil edilen peşin harcın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, dava kabul edilmiş gibi tüm dava değeri üzerinden nispi harca hükmolunması ve bu harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425358100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz