Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7008 E. 2018/963 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35↗ savunma hakkı↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ cy/cy şerhi↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ortalama tüketici↗ ilan↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "....." ibareli markaları ile davalı şirketin "...." ibareli marka tescil başvurusu arasında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının "Bankamatik" ibareli markasının tanınmış olduğu, davalı şirket başvurusundaki diğer mal ve hizmetler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ..... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Gerekçeli karar, davalı şirketin daha önceki adresi olan ..... adresinde Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. 26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunan şirket ortaklar kurulu kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli tebligat geçersizdir. Bu durum karşısında temyiz eden davalı şirket vekilinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
.../...
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği, aynı Kanunun 35/4. maddesinde de tüzel kişiler yönünden tebligat yapılacak adresin resmi kayıtlarda görünen adres olduğu belirtilmiştir.
T.C. Anayasasının 36. ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla kişinin kendisinden habersiz olarak yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
Somut olayda, yukarıda da belirtildiği gibi 18.09.2013 tarihli ortaklar kurulunca davalı şirketin ......adresinden ..... adresine taşınmasına karar verildiği, ortaklar kurulu kararının 19.09.2013 tarihinde tescil edilerek 26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkemeye bildirilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesi ve tensip zabtı davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen ..... adresine gönderilmişse de, 02.04.2014 tarihinde tebliğ mazbatası üzerine muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı şerhi konularak tebligat iade edilmiş, bir daha bu adrese tebligat gönderilmemiş, dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile bundan sonraki tüm tebligatlar davalı şirketin eski adresi olan .....adresinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılmıştır. Bu durumda usulüne uygun taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. O halde mahkemece, yargılama sırasında usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadığı göz önüne alınarak, davalı tarafa savunma hakkı tanındıktan sonra işin esasına girilip, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı .....yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11817 E. 2018/3752 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunan şirket «ortaklar kurulu» kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli «tebligat» «geçersizdir».
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde «tebligatın», tebliğ yapılacak şahsa bilinen en «son» adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde buluna …
… in Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen ..... adresine gönderilmişse de, 02.04.2014 tarihinde tebliğ mazbatası üzerine muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı «şerhi» konularak «tebligat» iade edilmiş, bir daha bu adrese tebligat gönderilmemiş, dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile bundan sonraki tüm tebligatlar davalı şirketin eski adresi olan .. …
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · peşin karar harcı · kesin süre · temlik · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen «kesin süre» içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, dava usulden reddedildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınıp, fazla tahsil edilen «peşin harcın» davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, dava kabul edilmiş gibi tüm dava değeri üzerinden «nispi harca» hükmolunması ve bu harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
1-Dava, «temlik» alınan kredi alacağının, borçludan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7027 E. 2018/964 K.
Ortak:savunma hakkı · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde «tebligatın», tebliğ yapılacak şahsa bilinen en «son» adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde buluna …
26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunan şirket «ortaklar kurulu» kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli «tebligat» «geçersizdir».
… in Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen ..... adresine gönderilmişse de, 02.04.2014 tarihinde tebliğ mazbatası üzerine muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı «şerhi» konularak «tebligat» iade edilmiş, bir daha bu adrese tebligat gönderilmemiş, dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile bundan sonraki tüm tebligatlar davalı şirketin eski adresi olan .. …
Benzer bu kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde «tebligatın», tebliğ yapılacak şahsa bilinen en «son» adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde buluna …
Somut olayda, dava dilekçesi davalının, davacı tarafından bildirilen ve .... kayıtlarında görünen adresine gönderilmişse de, tebliğ alındısı üzerinde herhangi bir isme ve unvana yer verilmemiş, sadece «tebligat» yapılan kişinin imzası alınmakla yetinilmiştir.
Bu durumda, davalı şirkete yapılan «tebligat» usulüne uygun olmadığından taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · ön inceleme duruşması · muvafakat · ihtar · sulh
Benzer bu karardaÇıkarılacak davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar yanında, taraflara «sulh» için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun «muvafakati» olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği ayrıca «ihtar» edilir." şeklinde, 186. maddesi de "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Ayrıca, her ne kadar ön «inceleme duruşmasının» davalıya bildirilmesi için «tebligat» evrakı hazırlanmışsa da bunun davalıya tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı gibi mahkemece «sözlü yargılama» için gün tayin edilip davalıya davetiye gönderilmemiştir.
HMK'nin 139. ve 186. maddeleri uyarınca ön «inceleme duruşmasının» davalıya bildirilmemesi ve «sözlü yargılama» için gün tayin edilip davalının davet edilmemesi davalının «savunma hakkını» kısıtlar niteliktedir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir." şeklinde düzenlenmiştir. .../...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7008 E. , 2018/963 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ...kemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/3-2016/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili ve davalı .... Şti.vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2010/84600 sayılı "...." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin tanınmış "MATİK" ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın davalı .. .. nihai olarak reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaretin tescili halinde iltibas tehlikesinin doğacağını, işaretlerin karıştırılacağını, davalı şirketin müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek .....sayılı kararının iptalini, davalı şirketin marka başvurusunun reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "....." ibareli markaları ile davalı şirketin "...." ibareli marka tescil başvurusu arasında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının "Bankamatik" ibareli markasının tanınmış olduğu, davalı şirket başvurusundaki diğer mal ve hizmetler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ..... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Gerekçeli karar, davalı şirketin daha önceki adresi olan ..... adresinde Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
26. 09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunan şirket ortaklar kurulu kararına göre şirketin, .....adresine taşınmasına karar verilmiş olduğundan 22.03.2016 tarihli tebligat geçersizdir. Bu durum karşısında temyiz eden davalı şirket vekilinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
.../...
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 10. maddesinde tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği, aynı Kanunun 35/4. maddesinde de tüzel kişiler yönünden tebligat yapılacak adresin resmi kayıtlarda görünen adres olduğu belirtilmiştir.
T.C. Anayasasının 36. ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla kişinin kendisinden habersiz olarak yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
Somut olayda, yukarıda da belirtildiği gibi 18.09.2013 tarihli ortaklar kurulunca davalı şirketin ......adresinden ..... adresine taşınmasına karar verildiği, ortaklar kurulu kararının 19.09.2013 tarihinde tescil edilerek 26.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkemeye bildirilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesi ve tensip zabtı davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen ..... adresine gönderilmişse de, 02.04.2014 tarihinde tebliğ mazbatası üzerine muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı şerhi konularak tebligat iade edilmiş, bir daha bu adrese tebligat gönderilmemiş, dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile bundan sonraki tüm tebligatlar davalı şirketin eski adresi olan .....adresinde Tebligat Kanununun 35.
maddesine göre yapılmıştır. Bu durumda usulüne uygun taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. O halde mahkemece, yargılama sırasında usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadığı göz önüne alınarak, davalı tarafa savunma hakkı tanındıktan sonra işin esasına girilip, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı .....yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı.....yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin diğer, davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406903400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz