Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9683 E. 2014/2467 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçeli kararın tebliği↗ usulüne uygun tebliğ↗ uyap↗ dolandırıcılık↗ tebligat↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlıkta davacı bankanın asıl borçlusunun dava dışı ... ... ve Plastik San. Tic. A.Ş. olduğu, bu şirket ortaklarının davacı bankayı dolandırmak ve kredi borcunu ödememek saikiyle hareket ettikleri kabul edildiği düşünülecek olsa dahi perdenin kaldırılması teorisine göre bu ortakların sorumluluğuna gidilmesi gerekmekte olup, işbu davada dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklarının davalı olarak gösterilmediği, davada borçlu şirketin ortakları veya bu ortakların yine ortak olduğu başka şirketler değil, borçlu şirket ortaklarının akrabaları ve bunların ortak olduğu şirketler yönünden dava açıldığı, akrabalık bağı ve ortak adresin iddiaların ispatı için yeterli delil teşkil etmediği, davacı taraf iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca BK'nın 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 12.03.2012 tarihinde verilen Ek Karar ile gerekçeli kararın davacı vekilinin UYAP sistemindeki kayıtlı adresine 21.02.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilince temyiz dilekçesinin 12.03.2012 tarihinde verildiği, temyiz dilekçesinin yasal süresinin bitiminden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu kararın yasal süre içinde temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, dava dilekçesinde davacı bankanın adresi olarak ... ... 2.Cadde No:63 .../... gösterilmiş olup, vekillerin adresi olarak da aynı adresin belirtildiği, ancak davacı vekiline duruşma gün ve saatine ilişkin olarak çıkarılan davetiyenin belirtilen adrese değil de ... Bulvarı No:63 .../... adresine çıkarıldığı, bu adreste tebliğin yapılamayıp, davetiyenin dava dilekçesinde belirtilen adrese sevk edildiği görülmüş olup, bundan sonraki tüm dilekçelerde de davacı ve vekillerinin adresi olarak Söğütözü/... adresinin gösterilmiş olmasına rağmen gerekçeli karara ilişkin tebliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan tebligata dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozularak, davacı vekilinin karara karşı yaptığı temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11817 E. 2018/3752 K.
Ortak:tebligat · Alacak
İncelediğiniz kararda… bliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan «tebligata» dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozu …
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · peşin karar harcı · kesin süre · temlik · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen «kesin süre» içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tüm «tebligatların» dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen «kesin süre» içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, dava usulden reddedildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınıp, fazla tahsil edilen «peşin harcın» davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, dava kabul edilmiş gibi tüm dava değeri üzerinden «nispi harca» hükmolunması ve bu harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
1-Dava, «temlik» alınan kredi alacağının, borçludan tahsili istemine ilişkindir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9413 E. 2013/22620 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · usulden reddi · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan «ihtara» rağmen süresi içinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17344 E. 2014/6897 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda… bliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan «tebligata» dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozu …
Benzer bu karardaAnılan düzenlemeye göre, daha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanacaktır.
Dava dilekçesi öncelikle bu adrese tebliğe çıkarılmış, tanınmadığından «tebligat» parçası iade edilmiştir.
Ancak, noter sözleşmesinin içeriğinden anlaşılacağı üzere, «tebligat» yapılan bu adres, devir eden davacının vekilinin adresi olup, davalı S..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:meslek kuruluşu · limited şirket hisse devri · esnaf · dava dilekçesinin tebliği · ticaret sicili tescili · ikrar · hisse devri · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Asıl ve birleşen dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Anılan düzenlemeye göre, daha önce «tebligat» yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde «ikrar» olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki «meslek kuruluşlarına», «ticaret sicillerine» ve «esnaf» ve sanatkarlar sicillerine verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kabulüne, devrin tespiti ile «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Mahkemece, noterde düzenlenen «hisse devir sözleşmesinde» belirtilen davalı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9683 E. , 2014/2467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.11.2011 tarih ve 2011/40-2011/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalılardan ..., ..., ... ... Plastik San. Tic. A.Ş., ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından dava dışı ... ... San. A....ye 1994 yılında USD ve TL cinsinden krediler kullandırıldığını, kredilerin teminatını oluşturmak üzere ...,... ve ...'ın kefaletlerinin tesis edildiğini, firma ve kefilleri hakkında 09.06.1998 tarihinde genel haciz yolu ile takibe başlandığını, takip sonucu kısmi tahsilat yapılması nedeniyle takiplere devam olunduğunu ancak yapılan hacizlerde borçlu ve kefillerin herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığını, borçlu şirketin hukuki boşluk ve ticari hayatın kendisine tanıdığı olanaklardan yararlanarak başka nam ve unvanlarla aynı kişilerce perde arkasından faaliyetlerini devam ettirdiğini, bu kapsamda kredi borçluları ile davalı firma ve kişiler arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların bankadan mal kaçırmak amacıyla faaliyetlerini bu şirket ve kişiler üzerinden sürdürdüklerini, bu durumun hukuki olarak namı müstear, perdeyi kaldırma teorisi ve kanuna karşı hile ile muvazaa nedenleriyle batıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 948.309,00 TL banka asıl alacağının 09.06.1998 tarihinden itibaren hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ... ve Plastik San. Tic. A.Ş., ..., ..., ..., ... vekili ile ... Ayakkabı ve Giyim San.ve Tic.A.Ş., ... Ayakkabı ve Giyim San.ve Tic. A....vekili ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını ve davacının iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlıkta davacı bankanın asıl borçlusunun dava dışı ... ... ve Plastik San. Tic. A.Ş. olduğu, bu şirket ortaklarının davacı bankayı dolandırmak ve kredi borcunu ödememek saikiyle hareket ettikleri kabul edildiği düşünülecek olsa dahi perdenin kaldırılması teorisine göre bu ortakların sorumluluğuna gidilmesi gerekmekte olup, işbu davada dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklarının davalı olarak gösterilmediği, davada borçlu şirketin ortakları veya bu ortakların yine ortak olduğu başka şirketler değil, borçlu şirket ortaklarının akrabaları ve bunların ortak olduğu şirketler yönünden dava açıldığı, akrabalık bağı ve ortak adresin iddiaların ispatı için yeterli delil teşkil etmediği, davacı taraf iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca BK'nın 125.
maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 12.03.2012 tarihinde verilen Ek Karar ile gerekçeli kararın davacı vekilinin UYAP sistemindeki kayıtlı adresine 21.02.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilince temyiz dilekçesinin 12.03.2012 tarihinde verildiği, temyiz dilekçesinin yasal süresinin bitiminden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu kararın yasal süre içinde temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, dava dilekçesinde davacı bankanın adresi olarak ... ...
2. Cadde No:63 .../... gösterilmiş olup, vekillerin adresi olarak da aynı adresin belirtildiği, ancak davacı vekiline duruşma gün ve saatine ilişkin olarak çıkarılan davetiyenin belirtilen adrese değil de ... Bulvarı No:63 .../... adresine çıkarıldığı, bu adreste tebliğin yapılamayıp, davetiyenin dava dilekçesinde belirtilen adrese sevk edildiği görülmüş olup, bundan sonraki tüm dilekçelerde de davacı ve vekillerinin adresi olarak Söğütözü/... adresinin gösterilmiş olmasına rağmen gerekçeli karara ilişkin tebliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan tebligata dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozularak, davacı vekilinin karara karşı yaptığı temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın bozularak temyiz isteminin incelenmesine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ... Plastik San. Tic. A.Ş., ... ve ...'a verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357053300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz