Haksız rekabet | Tazminat | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3222 E. 2024/1108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ hmk 297↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.05.2009 tarih, 2007/361 E. ve 2009/161 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E. ve 2018/3933 K. sayılı kararıyla davacının 1983 yılından itibaren tescilli ticaret unvanının ... sözcüğünün ‘‘...’’ ibaresinden oluştuğu ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu, dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37 nci sınıf inşaat hizmetleri için tescilli olduğu göz önünde bulundurularak, uyuşmazlığın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK)'nin 8 ... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.01.2021 tarih, 2020/183 E. ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının ticaret unvanına haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik ayırt edicilik vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-terkin yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak haksız rekabetin de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.09.2022 tarih, 2021/3376 E. ve 2022/5645 K. sayılı kararıyla mahkemenin ilk kararının hükümsüzlük yönünden bozulduğu, sair temyiz istemlerinin ise reddedildiği, ancak bozma ilamına uyulduktan sonra TÜRKPATENT'e yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük yönündeki talebin reddedildiği, halbuki "..." ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacının unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘...’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde iltibasa sebep olma ihtimali bulunduğu, ticaret unvanının ayırt edici ad ve işaretlerden olup sınai hak niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile TÜRKPATENT nezdinde davalı şirket adına 37 nci hizmet sınıfında 2002/15638 numara ile tescilli markada geçen "..." ibaresinin mülga 556 sayılı KHK'nın 8'... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve "..." ibaresinin davaya konu markadan çıkarılarak sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, tescilde öncelik ilkesi gereğince 37 nci sınıftaki ... markasının müvekkili adına koruma altında olduğunu, müvekkilinin ... ibaresinin ticaret ünvanında ve tanıtım evraklarında kullanmadığını, verilen kararın korunan hakların önceliği ilkesine aykırı olduğunu, davacı şirketin ... markası üzerine herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığını, adına tescilli markası bulunmasına rağmen ticaret ünvanında hiç kullanmayan müvekkili şirkete ait markanın iptalinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının terkini ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nin 8 ... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
HUMK'nın 388 nci maddesinin 3-5 ... bentleri (HMK'nın m. 297) hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak mahkeme kararında gösterilen bu gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme hükmünde ise sadece tarafların iddia ve savunmalarının belirtildiği ve Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E., 2018/3933 K. ve 08.09.2022 tarih, 2021/3376 E., 2022/5645 K. sayılı bozma ilamları özetlenerek ve başkaca hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan bu durum karşısında, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3376 E. 2022/5645 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacının unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘...’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde «iltibasa» sebep olma ihtimali bulunduğu, «ticaret unvanının» ayırt edici ad ve işaretlerden olup sınai hak niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gereğine işa …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket adına TPMK nezdinde 2002/15638 numarada 37. hizmet sınıfında tescilli markada geçen BEYAZ ibaresinin, davacının «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "BEYAZ" kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "beyaz" kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "beyaz" kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı anlaşılmakla bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ile ticaret unvanına dayalı tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
"BEYAZ" ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacı unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘BEYAZ’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde «iltibasa» sebep olma ihtimali bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz
Benzer bu kararda2- Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ile ticaret unvanına dayalı tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17661 E. 2014/7737 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNAKLİYAT ibareleri arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının her türlü taşımacılık nakliyecilik hizmetlerinin bulunduğu 39. sınıfta tescilli olduğu, hizmetler bakımından da bir ayniyetin söz konusu bulunduğu gerekçesiyle davalının ticaret ünvanında kullanılan K. ibaresinin terkinine, tescilli ticari ünvan «terkin» edilmedikçe «haksız rekabetten» söz edilemeyeceğinden sair isteklerinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı eylemlerinin davacı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının ticaret ünvanını değiştirerek markasal bir kullanım yarattığı, mahkemece kabul edildiğine göre markaya tecavüzün tespiti ile markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi manevi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı eylemlerinin davacı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının ticaret ünvanını değiştirerek markasal bir kullanım yarattığı, mahkemece kabul edildiğine göre markaya tecavüzün tespiti ile markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi manevi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıdaki (2) numaralı bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12574 E. 2018/3933 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E. ve 2018/3933 K. sayılı kararıyla davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» ... sözcüğünün ‘‘...’’ ibaresinden oluştuğu ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu, dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37 nci …
Benzer bu kararda… samına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile davalı «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3222 E. , 2024/1108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2023/127 Esas, 2023/333 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, ticaret unvanının terkini ve markanın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret ünvanının vurgulayıcı ... kelimesinin "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin davalı şirketin ünvanında ve iş evraklarında kullanıldığını, ayrıca 25.06.2002 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumundan (TÜRKPATENT) bu ibareyi marka olarak aldığını, bu durumun karışıklığa yol açtığı gibi iş kaybına da neden olduğunu, davalı şirketin ... kelimesini ticaret unvanında haksız kullanması sebebiyle haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek bu durumun önlenmesini, kelimenin ünvanından ve kullandığı tüm materyallerden silinmesini, davalının ticaret ünvanının kullanımı ve devrinin durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, tescilli markadaki ... ibaresinin çıkartılmasını ve bu ünvanın ticaret sicil kaydından terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin gerek sicilde kayıtlı ve gerekse fiillen kullandığı ticaret ünvanını Tempo Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Parfümeri Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş. olup ünvanında ... İnşaat ünvan veya ibaresini kullanmadığını bundan dolayı intibas veya haksız rekabet oluşamayacağını, marka yönünden ise tarafların ticari faaliyet alanı ve marka konularının farklı olup bu durumun karışıklığa yol açmadığını davacının ... Konut markasının önceki tescilli olduğu kabul edilse dahi mevcut kullanımın tanınmışlık veya ayırt edicilik niteliğine zarar vermediğini haksız bir avantaj sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.05.2009 tarih, 2007/361 E. ve 2009/161 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E. ve 2018/3933 K. sayılı kararıyla davacının 1983 yılından itibaren tescilli ticaret unvanının ... sözcüğünün ‘‘...’’ ibaresinden oluştuğu ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu, dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37 nci sınıf inşaat hizmetleri için tescilli olduğu göz önünde bulundurularak, uyuşmazlığın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK)'nin 8 ... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.01.2021 tarih, 2020/183 E. ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının ticaret unvanına haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik ayırt edicilik vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında;
davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-terkin yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak haksız rekabetin de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.09.2022 tarih, 2021/3376 E. ve 2022/5645 K. sayılı kararıyla mahkemenin ilk kararının hükümsüzlük yönünden bozulduğu, sair temyiz istemlerinin ise reddedildiği, ancak bozma ilamına uyulduktan sonra TÜRKPATENT'e yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük yönündeki talebin reddedildiği, halbuki "..." ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacının unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘...’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde iltibasa sebep olma ihtimali bulunduğu, ticaret unvanının ayırt edici ad ve işaretlerden olup sınai hak niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile TÜRKPATENT nezdinde davalı şirket adına 37 nci hizmet sınıfında 2002/15638 numara ile tescilli markada geçen "..." ibaresinin mülga 556 sayılı KHK'nın 8'... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve "..." ibaresinin davaya konu markadan çıkarılarak sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, tescilde öncelik ilkesi gereğince 37 nci sınıftaki ... markasının müvekkili adına koruma altında olduğunu, müvekkilinin ... ibaresinin ticaret ünvanında ve tanıtım evraklarında kullanmadığını, verilen kararın korunan hakların önceliği ilkesine aykırı olduğunu, davacı şirketin ... markası üzerine herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığını, adına tescilli markası bulunmasına rağmen ticaret ünvanında hiç kullanmayan müvekkili şirkete ait markanın iptalinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının terkini ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nin 8 ... maddesinin beşinci fıkrası ve 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
HUMK'nın 388 nci maddesinin 3-5 ... bentleri (HMK'nın m. 297) hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak mahkeme kararında gösterilen bu gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme hükmünde ise sadece tarafların iddia ve savunmalarının belirtildiği ve Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E., 2018/3933 K. ve 08.09.2022 tarih, 2021/3376 E., 2022/5645 K. sayılı bozma ilamları özetlenerek ve başkaca hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan bu durum karşısında, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018152400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz