Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12323 E. 2018/3631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- 2 yıl
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '60 günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi↗ hakem kararı↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ hasar↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca hasar dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde muaccel olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında zamanaşımı süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçe hükümleri çerçevesinde, meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Dosyaya yansıyan belgelerden davacı yanın, 06.06.2014 tarihinde davalı aleyhine dava açmış olduğu, iş bu davanın Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E 2014-1267 K sayılı karar ile usulden reddedildiği, eldeki davanın ise TBK 158 maddesinde düzenlenen 60 günlük ek süre içinde 03.03.2016 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E sayılı dosya ile zamanaşımının kesildiği, eldeki davanın ek 60 günlük süre içinde açıldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10327 E. 2018/3359 K.
Ortak:def'i · hak düşürücü süre · zamanaşımı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaAncak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde «muaccel» olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında «zamanaşımı» süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E sayılı dosya ile «zamanaşımının» kesildiği, eldeki davanın ek 60 günlük süre içinde açıldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının «zamanaşımı def»’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · takipsizlik kararı · zamanaşımı def'i · açılmamış sayılma · avans faizi
Benzer bu karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında dava konusu taşıma hizmetinin yapıldığı, davacının alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.503,72 TL'nin 05.04.2011 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında gerçekleştirilen kargo «hizmetinin bedeli» istemini içeren alacak davasıdır.
6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilen bir dava hiç açılmamış sayılacağından, BK 158. maddede belirtilen ek süreden yararlanma imkanı yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12834 E. 2011/14807 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5854 E. 2021/6786 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
Benzer bu karardaMahmud tarafından davalı borçlu Ziraat Bankası Pervari Şubesi aleyhine yürütülen «icra takibine itirazın» iptaline, 35.036,00 TL «asıl alacak» bedeli üzerinden takibin devamına, asıl alacak üzerinden icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yetkili icra dairesinin Pervari İcra Müdürlüğü olduğuna dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine bo …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12323 E. , 2018/3631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2016 tarih ve 2016/156-2016/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... Devlet Destekli Ziraat Sigorta Tarım Destekli Sera Sigortasıyla 10 dönümlük arazide inşa edilen seranın 12/12/2013 tarihinde yoğun kar yağışı nedeniyle kar yükünü taşıyamadığından dolayı çöktüğünü, ürünlerin tamamen zarar gördüğünü ve ekonomik olarak sera malzemelerin kullanılamayacak duruma geldiğini ileri sürerek 10.000,00 TL sigorta bedelinin olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu düzenlenmiş olduğunu, zamanaşımın dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca hasar dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde muaccel olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında zamanaşımı süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçe hükümleri çerçevesinde, meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Dosyaya yansıyan belgelerden davacı yanın, 06.06.2014 tarihinde davalı aleyhine dava açmış olduğu, iş bu davanın Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E 2014-1267 K sayılı karar ile usulden reddedildiği, eldeki davanın ise TBK 158 maddesinde düzenlenen 60 günlük ek süre içinde 03.03.2016 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E sayılı dosya ile zamanaşımının kesildiği, eldeki davanın ek 60 günlük süre içinde açıldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424011000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz