Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10327 E. 2018/3359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- 60 günlük
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'altmış günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet bedeli↗ hmk 150↗ takipsizlik kararı↗ zamanaşımı def'i↗ açılmamış sayılma↗ tbk 99↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında dava konusu taşıma hizmetinin yapıldığı, davacının alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.503,72 TL'nin 05.04.2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında gerçekleştirilen kargo hizmetinin bedeli istemini içeren alacak davasıdır.
Her ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat takipsiz bırakılması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın zamanaşımı def’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir. Bu madde hükmündeki 60 günlük ek süreden istifade aynı kimsenin açtığı ve maddede sayılan nedenlerle reddedilen davalara
ilişkindir. 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilen bir dava hiç açılmamış sayılacağından, BK 158. maddede belirtilen ek süreden yararlanma imkanı yoktur. O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının zamanaşımı def’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6558 E. 2016/2841 K.
Ortak:def'i · hak düşürücü süre · zamanaşımı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · zamanaşımı 60 günlük
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının «zamanaşımı def»’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi, "Dava veya «def»'i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada «zamanaşımı» veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · tebliğ tarihi · vekile tebliğ · itirazın iptali davası · acentelik · iptal davası · kusur
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalı aleyhine 29.03.2007 tarihinde işbu davaya konu eylemleri nedeniyle «itirazın iptali davası» açılmış, mahkemece davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2012 tarihli kararı ile mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de davanın erken açıldığı gerekçesiyle onanmış, davacının karar düzeltme istemi 08.06.2012 tarihli kararla reddedilerek ve bu karar, 30.07.2012 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edilmiştir.
Dava, davalı «acentenin» «kusuru» ile oluştuğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.
Aksinin kabulü, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen «adil yargılanma hakkının» ihlali sonucunu doğuracağı gibi bu hakkın bir unsuru olarak 6100 sayılı HMK'nın 27/2-a maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenilme hakkına» da aykırılık teşkil edecektir.
Davacı taraf, anılan düzenlemeler çerçevesinde işbu davayı önceki davadaki karar düzeltme ilamının kendisine tebliğinden itibaren 60 günlük ek sürede açtığını ileri sürmüş, mahkemece karar düzeltme ilamının tarihi ile dava tarihi arasında 60 günlük sürenin geçtiği, Yargıtay ilamının taraflara «tebliğ tarihinin» söz konusu süreye bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1134 E. 2019/6676 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 356.158,84 TL'nin talep gibi 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12323 E. 2018/3631 K.
Ortak:def'i · hak düşürücü süre · zamanaşımı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · zamanaşımı 60 günlük
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının «zamanaşımı def»’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde «muaccel» olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında «zamanaşımı» süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E sayılı dosya ile «zamanaşımının» kesildiği, eldeki davanın ek 60 günlük süre içinde açıldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · hakem kararı · muacceliyet · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde «muaccel» olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında «zamanaşımı» süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçe hükümleri çerçevesinde, meydana geldiği iddia edilen zararın «tazmini talebine» ilişkindir.
Ancak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10327 E. , 2018/3359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2016 tarih ve 2014/1530-2016/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ...’den İzmit’e taşıttırdığı 6 adet koli kargo hizmet bedelini ödemediğini, alacağın hukuki yollardan tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2011/6459 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini, açılan itirazın iptali davasının müracaata kaldığını, işbu alacak davasını açtıklarını ileri sürerek 6.503,72 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketçe yapılan inceleme sırasında tartım konusunda hata yapıldığının fark edildiğini ve düzeltilmesinin talep edildiğini, bu taşıma işi ile ilgili yapılan tartım hatasının davacı tarafın da kabulünde bulunduğu, davacının taşıma konusunda haksız fatura düzenlediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında dava konusu taşıma hizmetinin yapıldığı, davacının alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.503,72 TL'nin 05.04.2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında gerçekleştirilen kargo hizmetinin bedeli istemini içeren alacak davasıdır.
Her ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat takipsiz bırakılması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın zamanaşımı def’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
Bu madde hükmündeki 60 günlük ek süreden istifade aynı kimsenin açtığı ve maddede sayılan nedenlerle reddedilen davalara
ilişkindir. 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilen bir dava hiç açılmamış sayılacağından, BK 158. maddede belirtilen ek süreden yararlanma imkanı yoktur. O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının zamanaşımı def’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/422728400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz