Ispat yükü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11154 E. 2018/3279 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü↗ tmsf↗ ticari defter↗ tebligat↗ tacir↗ zamanaşımı↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir tacirin ticari defterlerini saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 62. maddeleri uyarınca son işlem tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davacıya ait mevduatın fona devir edildiği 16.03.2001 devir tarihinden davanın açıldığı 15.04.2013 tarihine kadar 10 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın zamanaşımı süresinin dolması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankada davacı adına açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece paranın TMSF’ye devir tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu paranın davalı banka nezdinde bulunan hesaba yatırıldığı tarafların kabulünde olup, davalı banka hesap bakiyesinin TMSF'ye devredildiğini savunmuştur. Bu durumda, ispat yükü davalı bankadadır. Hesabın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi ve paranın TMSF'ye devredildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması bankaca yapılacak tebligat koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz. Benzer uygulama dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesinde de yer almaktadır.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek tebligatın yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, hesap sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davalı bankanın mevzuata uygun şekilde davacıya bildirim yaptığını ispat etmesi ve buna göre zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5107 E. 2020/3324 K.
Ortak:tebligat · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Benzer bu kararda… daha özel bir düzenleme olan, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 62. maddesinde, bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olacağı, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müte …
Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, alacağın «muacceliyeti» yahut bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 149/1 hükmüne göre «zamanaşımı», alacağın «muaccel» olmasıyla başlar.
Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, alacağın «muacceliyeti» yahut bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Somut olayda «muacceliyet», yukarıdaki mevzuat hükümler ve olaydaki hukuki ilişkinin özelliği gereği başvuru ile başlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8202 E. 2017/6243 K.
Ortak:tebligat · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Benzer bu kararda5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi "Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımının» ergin olmayanlar açısından kişinin ergin olmasından itibaren başlayacağı, davacının 16/01/1995 tarihinde ergin olduğu, «kısıtlılık» kararının davacının ergin olmasından 18 yıl geçtikten sonra alındığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımının» ergin olmayanlar açısından kişinin ergin olmasından itibaren başlayacağı, davacının 16/01/1995 tarihinde ergin olduğu, «kısıtlılık» kararının davacının ergin olmasından 18 yıl geçtikten sonra alındığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak «ilanı» müteakiben Fona gelir kaydedilir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4563 E. 2015/11695 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
Dava, davalı bankada davacı adına açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece paranın TMSF’ye devir tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Benzer bu kararda5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · delillerin toplanmaması · zamanaşımı def'i · def'i · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaO halde, mahkemece taraf «delilleri toplanılıp» davalı banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca Fona gelir «kaydı» işlemlerinin nasıl yapılacağı hususu 1.11.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde açıklanılmıştır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4563 E. 2015/11695 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
Dava, davalı bankada davacı adına açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece paranın TMSF’ye devir tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Benzer bu kararda5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · delillerin toplanmaması · zamanaşımı def'i · def'i · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaO halde, mahkemece taraf «delilleri toplanılıp» davalı banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca Fona gelir «kaydı» işlemlerinin nasıl yapılacağı hususu 1.11.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde açıklanılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10606 E. 2014/17766 K.
Ortak:tebligat · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Benzer bu kararda5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62'nci maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ihtar · taahhütname · ilan
Benzer bu kararda2010/154 K. sayılı ilamı) Dosya içeriğinden, davacıya gönderilen «ihtarın» bila tebliğ dönmesinden sonra Bankaca «tebligatın» yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının Mernis «yerleşim yeri» adresinin araştırılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak «ilanı» müteakiben Fona gelir kaydedilir.
… ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde «zamanaşımına» uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5013 E. 2017/6929 K.
Ortak:ispat yükü · ticari defter · tebligat · zamanaşımı · e-defter · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların belge «saklama yükümlülüğünün» 10 yıl olduğu, söz konusu hesapla ilgili 10 yıldan fazla bir zaman geçtiği, davacının döviz mevduat hesap cüzdanındaki «son» işlem tarihinde bakiyesinin 26.000 Mark olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir işlem «kaydının» cüzdanda bulunmadığı, davalı bankanın 26.04.2005 tarihinde 10 yıllık «zamanaşımının» dolması nedeniyle hesap bakiyesi olan 9.14 Euro'yu TMSF'ye devrettiği, davacının mevduat hesabındaki paranın bankanın nezdinde bulunduğunu ispat edemediği, bu nede …
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Öte yandan «ticari defter» ve dayanaklarının 10 yıl süre ile saklanması gerektiği savunulmuş ise de bu husus elinde banka cüzdanı bulunan davacının bu hakkını ileri sürmesine engel bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · ispat külfeti · mevduat hesabı · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların belge «saklama yükümlülüğünün» 10 yıl olduğu, söz konusu hesapla ilgili 10 yıldan fazla bir zaman geçtiği, davacının döviz mevduat hesap cüzdanındaki «son» işlem tarihinde bakiyesinin 26.000 Mark olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir işlem «kaydının» cüzdanda bulunmadığı, davalı bankanın 26.04.2005 tarihinde 10 yıllık «zamanaşımının» dolması nedeniyle hesap bakiyesi olan 9.14 Euro'yu TMSF'ye devrettiği, davacının mevduat hesabındaki paranın bankanın nezdinde bulunduğunu ispat edemediği, bu nede …
Somut olayda, davalı bankanın istenilmesine rağmen mevzuata uygun şekilde davacıya «tebligat» yaptığına ilişkin hiçbir belge de «ibraz» etmediği ve «ispat külfetinin» davalıda olduğu gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının davalı banka nezdinde buunan «mevduat hesabına» yatırdığı paranın tahsiline ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11154 E. , 2018/3279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2015/72-2015/845 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın İş Bankası Kağıthane Şubesinde 10.000,00 TL miktarlı, 04.08.1983 tarihli, vadeli hesap sahibi olduğunu, 06.02.2013 tarihinde söz konusu hesabına ilişkin TMSF'den bilgi istediği, TMSF cevabında 2002 yılından önceki kayıtlarda ilgili detaylı bir araştırma yapmanın mümkün olmadığını belirttiklerini, davalı bankadan 15.03.2013 tarihinde 16.03.2001 tarihi itibari ile 30.861.456,00 TL vadeli mevduat hesabına 16.03.2001 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ulaştığı miktarın ödenmesini talep ettiklerini, davalı bankanın hesabın 16.03.2001 tarihinde kapatılarak TMSF'ye devredildiği savunulmuş ise de davalı bankanın bu konuda müvekkile bildirim yapmadığı gibi TMSF cevabında böyle bir hesabın devredildiğine dair bilgi de olmadığını iddia ederek 10.000,00 TL miktarlı 04.08.1983 tarihli vadeli mevduat hesabına 04.08.1983 tarihinden tahsil tarihine kadar bankalarca vadeli mevduata işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu hesabın devir işlemini yaptığını, devrederken BDDK, TMSF, Finansman Dairesi Başkanlığı, Merkez Bankası ile ilgili tüm yazışmaları yaptığını, devredilip bu şekilde kapatılan tek hesabın davacı hesabı olmadığını, aynı niteliği taşıyan diğer hesaplarla birlikte şube bazında toplu olarak devredildiğini, bu süreçte tüm prosedürlerin yerine getirildiğini, bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir tacirin ticari defterlerini saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10.
ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 62. maddeleri uyarınca son işlem tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davacıya ait mevduatın fona devir edildiği 16.03.2001 devir tarihinden davanın açıldığı 15.04.2013 tarihine kadar 10 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın zamanaşımı süresinin dolması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankada davacı adına açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece paranın TMSF’ye devir tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu paranın davalı banka nezdinde bulunan hesaba yatırıldığı tarafların kabulünde olup, davalı banka hesap bakiyesinin TMSF'ye devredildiğini savunmuştur. Bu durumda, ispat yükü davalı bankadadır. Hesabın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi ve paranın TMSF'ye devredildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması bankaca yapılacak tebligat koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz. Benzer uygulama dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62.
maddesinde de yer almaktadır.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek tebligatın yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, hesap sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davalı bankanın mevzuata uygun şekilde davacıya bildirim yaptığını ispat etmesi ve buna göre zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423769400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz