Para tespitiyle ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4563 E. 2015/11695 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ delillerin toplanmaması↗ zamanaşımı def'i↗ tmsf↗ def'i↗ bilirkişi incelemesi↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı banka şubesinde bulunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alacağın aksine hüküm bulunmayan hallerde on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından davalı bankaya aylık vadelerle para yatırıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yatırılan paranın miktarı ile TMSF'ye devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona gelir kaydedilir. 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca Fona gelir kaydı işlemlerinin nasıl yapılacağı hususu 1.11.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde açıklanılmıştır. Bahsi geçen yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen usuller çerçevesinde devir işlemi yapılmaması halinde davalının iade yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Mahkemece, davacıya ait paranın usulüne uygun biçimde TMSF'ye devredilip devredilmediği araştırılmadığı gibi davalı vekilince bu yöndeki savunmalarını ispata yarar mahiyette deliller de dosyaya sunulmamıştır. O halde, mahkemece taraf delilleri toplanılıp davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Para tespitiyle ödeme 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4563 E. 2015/11695 K.
Ortak:eksik araştırma · delillerin toplanmaması · zamanaşımı def'i · def'i · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var · Para tespitiyle ödeme
İncelediğiniz kararda… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
O halde, mahkemece taraf «delilleri toplanılıp» davalı banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
Benzer bu kararda… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
O halde, mahkemece taraf «delilleri toplanılıp» davalı banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5107 E. 2020/3324 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
Benzer bu kararda… daha özel bir düzenleme olan, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 62. maddesinde, bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olacağı, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müte …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 149/1 hükmüne göre «zamanaşımı», alacağın «muaccel» olmasıyla başlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · alacak davası · tebligat
Benzer bu karardaAçıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, alacağın «muacceliyeti» yahut bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 149/1 hükmüne göre «zamanaşımı», alacağın «muaccel» olmasıyla başlar.
Somut olayda «muacceliyet», yukarıdaki mevzuat hükümler ve olaydaki hukuki ilişkinin özelliği gereği başvuru ile başlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11154 E. 2018/3279 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
Benzer bu kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
Dava, davalı bankada davacı adına açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece paranın TMSF’ye devir tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · ticari defter · tebligat · tacir · e-defter
Benzer bu kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tâbi olduğu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak devir işlemi yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36., 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. ve 5411 sayılı Kanunun 42. ve 6 …
Bu durumda, «ispat yükü» davalı bankadadır.
… riyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesi gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması bankaca yapılacak «tebligat» koşuluna bağlı olduğundan bu yönde işlem yapılmadan banka nezdinde ki hak ve alacaklar zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8202 E. 2017/6243 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
… lunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alac …
Benzer bu kararda5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi "Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımının» ergin olmayanlar açısından kişinin ergin olmasından itibaren başlayacağı, davacının 16/01/1995 tarihinde ergin olduğu, «kısıtlılık» kararının davacının ergin olmasından 18 yıl geçtikten sonra alındığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın «zamanaşımı» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · tebligat · ilan
Benzer bu karardaBankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımının» ergin olmayanlar açısından kişinin ergin olmasından itibaren başlayacağı, davacının 16/01/1995 tarihinde ergin olduğu, «kısıtlılık» kararının davacının ergin olmasından 18 yıl geçtikten sonra alındığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak «ilanı» müteakiben Fona gelir kaydedilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4563 E. , 2015/11695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/11/2014
NUMARASI 2014/276-2014/621
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2014/276-2014/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın Adana Şubesinde açtırdığı hesaba aylık vadeli para yatırdığını, davalı banka tarafından paranın sürekli işlem gördüğüne yönünde müvekkiline bilgi verildiğini, müvekkilince parasının akıbeti sorulduğunda davalı banka tarafından paranın TMSF'ye devredildiğinin bildirildiğini, ancak bu devir işlemi sırasında davalı banka tarafında yasa ve yönetmelikçe belirtilen prosedüre uygun davranılmadığını ileri sürerek davalı banka tarafından devredilen paranın tespitiyle, avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya ait banka hesabının vadesiz mevduat hesabı olduğunu, hesap bakiyesinin sıfır olması nedeniyle 31.12.2001 tarihi itibariyle hesabın kapatıldığını, bu tarih sonrasından dava tarihine kadar zaman aşımı süresinin dolduğunu, paranın TMSF'ye devredilmiş olması halinde de müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan cüzdan uyarınca hesaptaki para miktarının 2.96 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı banka şubesinde bulunan hesabındaki 2.960,00TL'nin TMSF'ye devredildiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafından hesabın 31.12.2001 tarihinde kapatıldığı belirtilerek zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, taraflar arasında hesabın varlığı ve hesaptaki paranın TMSF'ye devredildiği hususunda ihtilaf olmadığı, BK'nın 146. maddesi uyarınca her alacağın aksine hüküm bulunmayan hallerde on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından davalı bankaya aylık vadelerle para yatırıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yatırılan paranın miktarı ile TMSF'ye devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona gelir kaydedilir. 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca Fona gelir kaydı işlemlerinin nasıl yapılacağı hususu 1.11.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde açıklanılmıştır. Bahsi geçen yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen usuller çerçevesinde devir işlemi yapılmaması halinde davalının iade yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Mahkemece, davacıya ait paranın usulüne uygun biçimde TMSF'ye devredilip devredilmediği araştırılmadığı gibi davalı vekilince bu yöndeki savunmalarını ispata yarar mahiyette deliller de dosyaya sunulmamıştır.
O halde, mahkemece taraf delilleri toplanılıp davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak; davacı tarafından yatırılan paranın miktarının ne olduğu, TMSF'ye devredilip devredilmediği, devredilmiş ise devir işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenip, uyuşmazlığın vedia aktinden kaynaklandığı da gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125236100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz