Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9469 E. 2018/3549 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşme şartı↗ karşılıklılık esası↗ tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ tanıma↗ adli yardım↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ cy/cy şerhi↗ tenfiz↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti ile hükmü veren KKTC arasında 1988 tarihli anlaşmanın yani karşılılık esasının var olduğu, anılan sözleşmede tenfiz için istenilen hususlar düzenlenmiş olup halen yürürlükteki MÖHUK'un 54.maddesi ile aynı hususları içerdiği, tenfizi istenilen hüküm taraflar arasındaki alacak hususuna ilişkin olup Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda olmadığı, tenfizi istenilen kararın kesinleşmiş olduğu, arkasında usule uygun olarak apostil şerhinin bulunduğu, ilgili devlet mevzuatına göre kesinleştiği, tenfizi istenilen kararda açıkça davalıya celpnamenin aslına uygun bir sureti tebliğ edildiği halde isbat-ı vücut etmediğinin yazıldığı, yani davalıya tebliğin yapılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet arasında imzalanan ve 3490 sayılı Kanunla onaylanan Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesi'nin 14. maddesinde kararın verildiği Devlet Kanununa göre kesinleşmesi gerektiği düzenlenmiştir. Davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Lefkoşa Kaza Mahkemesince verilen kararda kararın 09.04.2015 tarihinde kesinleştiği yazılmış ise de ilamın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmamıştır.
Bu durumda, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3668 E. 2020/1914 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti ile hükmü veren KKTC arasında 1988 tarihli anlaşmanın yani «karşılılık esasının» var olduğu, anılan sözleşmede «tenfiz» için istenilen hususlar düzenlenmiş olup halen yürürlükteki MÖHUK'un 54.maddesi ile aynı hususları içerdiği, tenfizi istenilen hüküm taraflar arasındaki alacak hususuna ilişkin olup Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konuda olmadığı, tenfizi istenilen kararın kesinleşmiş olduğu, arkasında usule uygun olarak apostil «şerhinin» bulunduğu, ilgili devlet mevzuatına göre kesinleştiği, tenfizi istenilen kararda açıkça davalıya celpnamenin aslına uygun bir sureti tebliğ edildiği halde isbat-ı …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Bu durumda, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesince, duruşma açılarak davacıdan yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgelerin «ibrazı» istenilmiş ve ibraz edilen belgeler ve dosya kapsamı değerlendirilerek, davacı vekilince sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunduğu, mahkeme yargıcı tarafından 12.02.2016 tarihli verilen emir ve «yetki» kapsamında davacı vekilince, davalı adresine kargo aracılığı ile dava «dilekçesinin tebliğe» çıkarıldığı, mahkemece «tebligatın» 08.03.2016 tarihinde davalı adresine tebliğ olduğunun belirlendiği, bu şekilde tebligatın ilamı «tenfizi» istenen Kıbrıs Lefkoşe Kaza Mahkemesince Kıbrıs usul hukuk hükümlerine göre yapılmış olduğu, tebligat yapıldığı belirlenen ...'ın davalı şirket çalışanı olmadığı, olsa bile tebligata yetkili kişi olmadığı ileri sürülerek bu hususun SGK'dan araştırılması talep edilmiş ise de tebligatın ülkemiz «tebligat kanunu» hükümlerine uygun olup olmadığı davanın niteliği itibariyle incelenemeyeceğinden bu hususun araştırılmasına gerek olmadığı, Kıbrıs usul hükümlerine göre yapılan tebligatın yeterli ve geçerli olduğu, kararı veren mahkemenin kendi hukukuna göre, gerekçeli kararı mahkeme «ilan» tahtasına asmak suretiyle tebliğ ettiği, kararı veren hakimin hukukuna göre böyle bir tebligatın yapılması mümkün olduğundan, ayrıca uluslararası Sözleşmeye göre B …
İlk Derece Mahkemesince, karar içeriği dikkate alındığında «kamu düzenine» ilişkin bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla kararın «tenfizi» elverişli kararlardan olduğu, davalı tarafından kendilerine tebliğ yapılmadığı belirtilmiş ise de, kararda açıkça celpnamenin aslına uygun bir suretinin davalıya tebliğ edildiğinin yazıldığı, dolayısıyla bu yöndeki «savunma hakkının kısıtlandığı» iddiasının gerçeğe yansıtmadığı, kararın 12/06/2016 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle KKTC Lefkoşe Kaza Mahkemesinin 30/05/2016 tarih ve 2016/789 dava numaralı k …
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve «tenfizine» ilişkin olup bölge adliye mahkemesince kararın tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · dava dilekçesinin tebliği · tebligat kanunu m.35 · savunma hakkı · kısıtlılık · kamu düzeni · tebligat · yetki
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, karar içeriği dikkate alındığında «kamu düzenine» ilişkin bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla kararın «tenfizi» elverişli kararlardan olduğu, davalı tarafından kendilerine tebliğ yapılmadığı belirtilmiş ise de, kararda açıkça celpnamenin aslına uygun bir suretinin davalıya tebliğ edildiğinin yazıldığı, dolayısıyla bu yöndeki «savunma hakkının kısıtlandığı» iddiasının gerçeğe yansıtmadığı, kararın 12/06/2016 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle KKTC Lefkoşe Kaza Mahkemesinin 30/05/2016 tarih ve 2016/789 dava numaralı k …
Hukuk Dairesince, duruşma açılarak davacıdan yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgelerin «ibrazı» istenilmiş ve ibraz edilen belgeler ve dosya kapsamı değerlendirilerek, davacı vekilince sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunduğu, mahkeme yargıcı tarafından 12.02.2016 tarihli verilen emir ve «yetki» kapsamında davacı vekilince, davalı adresine kargo aracılığı ile dava «dilekçesinin tebliğe» çıkarıldığı, mahkemece «tebligatın» 08.03.2016 tarihinde davalı adresine tebliğ olduğunun belirlendiği, bu şekilde tebligatın ilamı «tenfizi» istenen Kıbrıs Lefkoşe Kaza Mahkemesince Kıbrıs usul hukuk hükümlerine göre yapılmış olduğu, tebligat yapıldığı belirlenen ...'ın davalı şirket çalışanı olmadığı, olsa bile tebligata yetkili kişi olmadığı ileri sürülerek bu hususun SGK'dan araştırılması talep edilmiş ise de tebligatın ülkemiz «tebligat kanunu» hükümlerine uygun olup olmadığı davanın niteliği itibariyle incelenemeyeceğinden bu hususun araştırılmasına gerek olmadığı, Kıbrıs usul hükümlerine göre yapılan tebligatın yeterli ve geçerli olduğu, kararı veren mahkemenin kendi hukukuna göre, gerekçeli kararı mahkeme «ilan» tahtasına asmak suretiyle tebliğ ettiği, kararı veren hakimin hukukuna göre böyle bir tebligatın yapılması mümkün olduğundan, ayrıca uluslararası Sözleşmeye göre B …
Davalı vekili davaya cevabında yabancı mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında «tebligatların» müvekkiline usulüne uygun olarak yapılmadığını ve bu nedenle müvekkilinin savunma haklarının «kısıtlandığını» savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8128 E. 2013/7963 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · havale · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaKararı, davalı ...Ş., «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve ihbar olunan ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, dava kısmen kabul edildiği halde davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438 …
Bank Ltd. ye «havale» edilmiş gibi gösterildiği ancak davalı bankanın merkez şubesindeki ... bankasının «mevduat hesabına» aktarılmakla bünyesinden çıkmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....000 TL'nin .../09/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ait isteminin reddine, karar verilmiştir.
Bank Ltd./Lefkoşa/Kıbrıs'a gönderildiğine, (... dışı çıkışı yapıldığına) dair bir «kayda» ya da belgeye rastlanılmadığı, bu durumda davacının talep ettiği paranın tasarruf mevduatı sigorta fonuna devredildiği tarih itibarı ile davalı bankanın bünyesinde bulunduğu, davacının anılan miktardaki parası ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3982 E. 2014/6323 K.
Ortak:cy/cy şerhi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti ile hükmü veren KKTC arasında 1988 tarihli anlaşmanın yani «karşılılık esasının» var olduğu, anılan sözleşmede «tenfiz» için istenilen hususlar düzenlenmiş olup halen yürürlükteki MÖHUK'un 54.maddesi ile aynı hususları içerdiği, tenfizi istenilen hüküm taraflar arasındaki alacak hususuna ilişkin olup Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir konuda olmadığı, tenfizi istenilen kararın kesinleşmiş olduğu, arkasında usule uygun olarak apostil «şerhinin» bulunduğu, ilgili devlet mevzuatına göre kesinleştiği, tenfizi istenilen kararda açıkça davalıya celpnamenin aslına uygun bir sureti tebliğ edildiği halde isbat-ı …
Benzer bu kararda… r aslı ile tercümesi arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bu çelişkinin de giderilmesi bakımından karar bozulmuş ise de, dosyada bulunan yabancı mahkeme ilamının «son» sayfası arkasında apostil «şerhi» üzerinde kesinleşme şerhi ve tercümeye uygun kesinleşme şerhi tarihi bulunduğundan, davacı vekilinin bu hususa değinen karar düzeltme itirazının kabulü ile, 15.11. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… r aslı ile tercümesi arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bu çelişkinin de giderilmesi bakımından karar bozulmuş ise de, dosyada bulunan yabancı mahkeme ilamının «son» sayfası arkasında apostil «şerhi» üzerinde kesinleşme şerhi ve tercümeye uygun kesinleşme şerhi tarihi bulunduğundan, davacı vekilinin bu hususa değinen karar düzeltme itirazının kabulü ile, 15.11. …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9469 E. , 2018/3549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2016 tarih ve 2016/144-2016/471 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı hakkında ... Kaza Mahkemesi'ne açılan davada 26.02.2015 tarih ve 6958/14 dava no'lu kararla 252.728,60 € alacağa 15.11.2013 tarihinden itibaren yıllık %3 oranında faiz ödenmesine karar verildiği, bu kararın 09.04.2015 tarihinde kesinleştiği, Türkiye ile KKTC arasında 27.10.1988 tarih ve 3490 sayılı Adli Yardımlaşma Kanunu olup karşılıklık prensibinin olduğunu, MÖHUK'un 54.maddesi gereğince yabancı mahkeme kararlarının infazı için tenfizi gerektiğini ileri sürerek, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin kararın tanınması ve tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkemede ikame davada dava dilekçesinin ve mahkeme kararının tebliğ edilmediğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, tenfize konu ilamdaki meblağın davacıya ödendiğinden tenfize konu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti ile hükmü veren KKTC arasında 1988 tarihli anlaşmanın yani karşılılık esasının var olduğu, anılan sözleşmede tenfiz için istenilen hususlar düzenlenmiş olup halen yürürlükteki MÖHUK'un 54.maddesi ile aynı hususları içerdiği, tenfizi istenilen hüküm taraflar arasındaki alacak hususuna ilişkin olup Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda olmadığı, tenfizi istenilen kararın kesinleşmiş olduğu, arkasında usule uygun olarak apostil şerhinin bulunduğu, ilgili devlet mevzuatına göre kesinleştiği, tenfizi istenilen kararda açıkça davalıya celpnamenin aslına uygun bir sureti tebliğ edildiği halde isbat-ı vücut etmediğinin yazıldığı, yani davalıya tebliğin yapılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet arasında imzalanan ve 3490 sayılı Kanunla onaylanan Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesi'nin 14. maddesinde kararın verildiği Devlet Kanununa göre kesinleşmesi gerektiği düzenlenmiştir. Davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Lefkoşa Kaza Mahkemesince verilen kararda kararın 09.04.2015 tarihinde kesinleştiği yazılmış ise de ilamın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmamıştır.
Bu durumda, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423710900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz