Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11284 E. 2018/3475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr kuru↗ sdr↗ kişilik hakları↗ ba formu↗ zayi↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, bavullarını davalı personeline teslim ettikleri, davalı yetkilileri tarafından kayıp eşya formu doldurulduğu, 2 ila 4 gün arasında bavullarının adreslerine teslim edileceğinin davacılara söylendiği, ancak, teslim edilmediği, davalının bagaj taşıma yükümlülüğünü yerine getiremediği, bagaj zayi tarihi itibariyle 1.296,93 USD maddi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların, kişilik haklarının ağır surette ihlal edildiğine dair iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.296,93 USD karşılığı TL'nin zayi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havayolu taşımasında zayi olan bagaj nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'un 74. maddesi, gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacılar vekili, her bir müvekkili için ayrı ayrı 3.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Bu durumda mahkemece, ... Bankası tarafından TL'nin gösterge niteliğindeki SDR kurlarının da ilan edildiği gözetilerek davalının sorumluluğu TL olarak belirlenip hükmün TL üzerinden kurulması gerekirken, SDR kurunun önce USD karşılığı üzerinden belirlendiği, sonra belirlenen bu tutarın Euro'ya çevrildiği bilirkişi raporu esas alınarak 1.296,93 USD karşılığı TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine dair hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1541 E. 2022/2138 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2413 E. 2015/8015 K.
Ortak:maddi tazminat · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, bavullarını davalı personeline «teslim» ettikleri, davalı yetkilileri tarafından kayıp eşya «formu» doldurulduğu, 2 ila 4 gün arasında bavullarının adreslerine teslim edileceğinin davacılara söylendiği, ancak, teslim edilmediği, davalının bagaj taşıma yükümlülüğünü yerine getiremediği, bagaj «zayi» tarihi itibariyle 1.296,93 USD «maddi tazminatın» davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların, «kişilik haklarının» ağır surette ihlal edildiğine dair iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.296,93 USD karşılığı TL'nin zayi tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · taşıyanın sorumluluğu · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · taşıyan
Benzer bu karardaK. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumluluğu» her yolcu için 1000 özel çekme hakkı ile sınırlı tutulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1589 E. 2013/2442 K.
Ortak:kişilik hakları · maddi tazminat · yasal faiz · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, bavullarını davalı personeline «teslim» ettikleri, davalı yetkilileri tarafından kayıp eşya «formu» doldurulduğu, 2 ila 4 gün arasında bavullarının adreslerine teslim edileceğinin davacılara söylendiği, ancak, teslim edilmediği, davalının bagaj taşıma yükümlülüğünü yerine getiremediği, bagaj «zayi» tarihi itibariyle 1.296,93 USD «maddi tazminatın» davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların, «kişilik haklarının» ağır surette ihlal edildiğine dair iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.296,93 USD karşılığı TL'nin zayi tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSDR'den 510 SDR (Özel Çekme Hakkı) olduğu, öte yandan tatil için seyahat eden davacının «bagajının kaybı» dolayısıyla üzüntü de duyduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 510 SDR'nin karar tarihindeki SDR kuru karşılığı 1.489,91 TL «maddi tazminat» ile, 500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Ancak, «sözleşmeye aykırılık» nedeni ile manevi tazminat istenebilmesi için davalının eylemi sonucunda davacının «kişilik haklarının ihlal» edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı valizinin kaybolması nedeni ile tatilinin kabusa dönüştüğünü ileri sürmüş ise de bu kayıplar sonrası yaşandığı ileri sürülen davacı iddialarının MK ... ve BK 49. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · kişilik haklarının ihlali · sözleşmeye aykırılık · kâr kaybı
Benzer bu karardaSDR'den 510 SDR (Özel Çekme Hakkı) olduğu, öte yandan tatil için seyahat eden davacının «bagajının kaybı» dolayısıyla üzüntü de duyduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 510 SDR'nin karar tarihindeki SDR kuru karşılığı 1.489,91 TL «maddi tazminat» ile, 500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Ancak, «sözleşmeye aykırılık» nedeni ile manevi tazminat istenebilmesi için davalının eylemi sonucunda davacının «kişilik haklarının ihlal» edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı valizinin kaybolması nedeni ile tatilinin kabusa dönüştüğünü ileri sürmüş ise de bu kayıplar sonrası yaşandığı ileri sürülen davacı iddialarının MK ... ve BK 49. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11284 E. , 2018/3475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Tüketici Mahkemesi’nce verilen 09.03.2016 tarih ve 2015/279-2016/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 29.07.2014 tarihli ....yolculuğunu davalı şirkete ait uçakta yaptıklarını, varış yerinde bavullarının teslim edilmediğini, manevi zarar gördüklerini ileri sürerek her bir müvekkili içen 3.000'er TL maddi, 5.000'er TL manevi tazminatın bagajın kaybolduğu 29.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacılara ait bagajı, bagaj bantına vermek suretiyle sorumluluğunun sonlandığını, zarar miktarının ispatlanması gerektiğini, süresinde ihbarın yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, bavullarını davalı personeline teslim ettikleri, davalı yetkilileri tarafından kayıp eşya formu doldurulduğu, 2 ila 4 gün arasında bavullarının adreslerine teslim edileceğinin davacılara söylendiği, ancak, teslim edilmediği, davalının bagaj taşıma yükümlülüğünü yerine getiremediği, bagaj zayi tarihi itibariyle 1.296,93 USD maddi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların, kişilik haklarının ağır surette ihlal edildiğine dair iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.296,93 USD karşılığı TL'nin zayi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havayolu taşımasında zayi olan bagaj nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'un 74. maddesi, gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacılar vekili, her bir müvekkili için ayrı ayrı 3.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Bu durumda mahkemece, ... Bankası tarafından TL'nin gösterge niteliğindeki SDR kurlarının da ilan edildiği gözetilerek davalının sorumluluğu TL olarak belirlenip hükmün TL üzerinden kurulması gerekirken, SDR kurunun önce USD karşılığı üzerinden belirlendiği, sonra belirlenen bu tutarın Euro'ya çevrildiği bilirkişi raporu esas alınarak 1.296,93 USD karşılığı TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine dair hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423598700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz