Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1552 E. 2018/3339 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ ihya davası↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin ihyası talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
İhya davalarının yargılamasının 6100 sayılı HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve 6102 sayılı TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, basit yargılama usulü ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13652 E. 2013/16500 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihya davası · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin ihyası» talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, «ihya davalarının» yargılamasının 6100 Sayılı HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve 6102 Sayılı TTK.'nda bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin ihyası» talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · dava dilekçesinin tebliği · ticaret sicili müdürlüğü · münhasırlık · tüzel kişilik · ticaret sicili · husumet
Benzer bu karardaTasfiye edilen şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasında «tasfiye» kurulu ve «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltilmesi gerekir.
Davacı da doğru hasımlara davayı yöneltmiş ancak yargılama aşamasında «ticaret sicil müdürlüğüne» dava «dilekçesinin tebliği» sağlanmadığı gibi, mahkeme kararında ticaret sicil müdürlüğü davalı olarak gösterilmeyerek hakkında hüküm kurulmamıştır.
İş Mahkemesinin 2012/344 Esas sayılı dosyasına «münhasıran» ihyasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1105 E. 2014/2727 K.
Ortak:basit yargılama usulü
İncelediğiniz kararda… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14228 E. 2016/172 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz edilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1009 E. 2015/3754 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7424 E. 2015/7200 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihya davası · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin ihyası» talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlığın yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, davalı şirket «tasfiye memuru» ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasının devamı sırasında «tasfiye» halindeki davalı şirketin 17/10/2010 tarihinde ticaret sicilden terkinine karar verildiği, ancak «sicilden terkin» işleminin yapılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, hizmet tespitine ilişkin 2011/413 Esas sayılı davasının takip ve diğer usul işlemlerini yerine getirmek üzere davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» yeniden ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · tüzel kişilik · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasının devamı sırasında «tasfiye» halindeki davalı şirketin 17/10/2010 tarihinde ticaret sicilden terkinine karar verildiği, ancak «sicilden terkin» işleminin yapılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, hizmet tespitine ilişkin 2011/413 Esas sayılı davasının takip ve diğer usul işlemlerini yerine getirmek üzere davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» yeniden ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14396 E. 2013/18329 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · i̇i̇k 258 · ticari dava niteliği · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.Mahkemece İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit muhakeme usulüne tabi olduğu ve basit muhakeme usulüne tabi işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Ancak;6102 sayılı TTK 4/2 maddesinde ticari işlerden doğan «çekişmesiz yargı» işlerinin «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılacağı hüküm altına alınmış olup,aynı kanunun 5.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla «görevlidir».Bu nedenle ticari nitelikte bulunan ihtiyati haciz isteminin incelenmesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin görev yönünden talebin reddi …
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-a-c maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulününde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile «ihtiyati haciz» dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17940 E. 2014/31 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunana karar «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1552 E. , 2018/3339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2013/460-2013/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kurum zararının tahsili için açtıkları davada mahkemece tarfalarına şirketin ihyasını talep etmek için süre verildiğini ileri sürerek Tasfiye Halinde ...İnşaat Turizm Emlak Besicilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü davanın reddini istemiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiyenin usulune uygun gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin ihyası talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
İhya davalarının yargılamasının 6100 sayılı HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve 6102 sayılı TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, basit yargılama usulü ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı tasfiye memuru yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
1- Hangi tür davaların basit yargılama usulüne tabi olduğu HMK’nın 316.maddesinde sayılmış olup, bunlardan biri de 316/1-g uyarınca “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler” olarak sayılmış olup, somut olayda, dava, 6102 sayılı TTK’nın 547.maddesine dayalı ve uygulamada isimlendirildiği üzere bir “şirketin ihyası” davası niteliğinde olup davanın tasfiye memuruna yöneltilmiş bulunması, diğer davalının ise “yasal hasım” olması nedeniyle aynı kanunun 1521. Maddesindeki “Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır” hükmü gözetildiğinde, HMK’nın 316.
maddesi uyarınca basit usule tabidir. Esasen, bu nitelikteki davaların, daha uzun bir sürece yayılı olan yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu kabul etmenin yasal dayanağı bulunmadığı gibi, bir ticaret şirketinde, şirket ortağı tarafından açılan bir fesih ve tasfiye davasının, TTK’nın 1521. maddesi uyarınca basit usule tabi bir dava olarak görülmesi gerekirken, eş söyleyişle, ana tasfiye davası basit usulde görülürken ek tasfiye davasının yazılı yargılama usulüne tabi bulunduğunu söylemek için maddi ve mantıki nedenler bulunmamaktadır.
2- Öte yandan, hangi tür davaların basit usüle tabi olduğu HMK’nın 316.maddesinde sayılmakla birlikte, HMK’nın 385.maddesinde yer alan “(1) Çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, basit yargılama usulü uygulanır. (2) Çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. (3) Mahkemeler dışındaki resmi makamlara bırakılan çekişmesiz yargı işlerinde uygulanacak usul, ilgili özel kanunlarında belirtilen hükümlere tabidir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde de basit yargılama usulünün uygulanacağı kabul edilmiştir.
3- TTK 382.maddesinde hangi tür davaların çekişmesiz yargılama usulüne tabi olduğu sayılmış olup, “(1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller. c) Hakimin resen harekete geçtiği haller.” olarak sayılmış olup, heyet üyeleri arasında, şirketin ihyası davasının tarafların takdirine bağlı olmadığı, diğer bir anlatımla, yasal hasım konumundaki tasfiye memurunun veya ticaret sicili müdürlüğünün davayı kabulünün sonuç doğurmayacağı konusunda bir tereddüt yoktur. Hakimin resen harekete geçeceği haller yönünden çekişmesiz yargı işi olmakla, HMK 385.maddesi uyarınca da davada basit yargılama usulü uygulanması gerekmekle, yerel mahkeme kararının onanması gerekirken, yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/422987200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz