İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6558 E. 2016/2841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- altmış günlük
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'altmış günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ tebliğ tarihi↗ vekile tebliğ↗ itirazın iptali davası↗ acentelik↗ tbk 99↗ def'i↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ kusur↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 18.12.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı acentenin kusuru ile oluştuğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine 29.03.2007 tarihinde işbu davaya konu eylemleri nedeniyle itirazın iptali davası açılmış, mahkemece davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2012 tarihli kararı ile mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de davanın erken açıldığı gerekçesiyle onanmış, davacının karar düzeltme istemi 08.06.2012 tarihli kararla reddedilerek ve bu karar, 30.07.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi, "Dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme paralel bir düzenleme mülga 818 sayılı BK'nın 137. maddesinde de yer almaktadır. Davacı taraf, anılan düzenlemeler çerçevesinde işbu davayı önceki davadaki karar düzeltme ilamının kendisine tebliğinden itibaren 60 günlük ek sürede açtığını ileri sürmüş, mahkemece karar düzeltme ilamının tarihi ile dava tarihi arasında 60 günlük sürenin geçtiği, Yargıtay ilamının taraflara tebliğ tarihinin söz konusu süreye bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, mülga BK'nın 137. ve 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesinde düzenlenen 60 günlük sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı noktasında toplanmaktadır. Anılan maddelerdeki ek süreden yararlanmak için karar düzeltme isteminin sonucunu bekleyen davacının, karar düzeltme isteminin ne zaman ret ile sonuçlandığını bilmesi ancak karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararın kendisine tebliği tarihinde mümkün olacaktır. Aksinin kabulü, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı gibi bu hakkın bir unsuru olarak 6100 sayılı HMK'nın 27/2-a maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil edecektir. Bu itibarla mahkemece, davanın 60 günlük ek sürede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2014 tarih, 2014/826-20008 E.,K. sayılı ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10327 E. 2018/3359 K.
Ortak:def'i · hak düşürücü süre · zamanaşımı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · zamanaşımı altmış günlük
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi, "Dava veya «def»'i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada «zamanaşımı» veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
O halde mahkemece, öncelikli olarak davalının «zamanaşımı def»’i değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · takipsizlik kararı · zamanaşımı def'i · açılmamış sayılma · avans faizi
Benzer bu karardaHer ne kadar, davacı tarafından evvelce açılan ve fakat «takipsiz» bırakılması sebebiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilen itirazın iptali davasının ardından açılan işbu davanın TBK 158. maddede öngörülen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığından bahisle davalı yanın «zamanaşımı def»’i reddedilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TBK 158. madde “Davanın reddinde ek süre” başlığını taşımakta olup “Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” hükmüne haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında dava konusu taşıma hizmetinin yapıldığı, davacının alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.503,72 TL'nin 05.04.2011 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında gerçekleştirilen kargo «hizmetinin bedeli» istemini içeren alacak davasıdır.
6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilen bir dava hiç açılmamış sayılacağından, BK 158. maddede belirtilen ek süreden yararlanma imkanı yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12323 E. 2018/3631 K.
Ortak:def'i · hak düşürücü süre · zamanaşımı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · zamanaşımı altmış günlük
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi, "Dava veya «def»'i; mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada «zamanaşımı» veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde «muaccel» olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında «zamanaşımı» süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2014-590 E sayılı dosya ile «zamanaşımının» kesildiği, eldeki davanın ek 60 günlük süre içinde açıldığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · hakem kararı · muacceliyet · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca poliçe genel şartlarınca «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceğinin düzenlendiği, olayın meydana geldiği 12/12/2013 tarihli hasar için alacağın en erken 12/01/2014 tarihinde «muaccel» olduğu, tarım sigortaları sera poliçeleri genel şartlarında «zamanaşımı» süresinin de 2 yıl bulunduğu, eldeki dosyanın ise 03/03/2016 tarihinde zamanaşımı geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçe hükümleri çerçevesinde, meydana geldiği iddia edilen zararın «tazmini talebine» ilişkindir.
Ancak, 6098 sayılı TBK 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen nedenleri belirlemiş olup, anılan maddenin 2. fıkrası alacaklının, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuş olması halinde zamanaşımı süresinin kesileceğini, Yasa'nın 158. maddesinde de "dava veya def'i mahkemenin yetkili veya «görevli» olmaması, yada düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya «hak düşürücü süre» dolmuşsa alacaklının 60 günlük süre içinde haklarını kullanabileceği" hükme bağlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6558 E. , 2016/2841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 gün ve 2012/218-2013/157 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/12/2014 gün ve 2014/826-2014/20008 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ....'nın ... şehrinden...'a ihraç edilen 6x20' konteyner muhteviyatı toplam 4080 karton "kaymağı alınmış süt tozu" yükünün taşıyanı olduğunu, davalının söz konusu yükün İstanbul'da alıcısına teslim edilmesi için davacının acentesi sıfatıyla hareket ettiğini, ancak acente ...'ın, acentelik görevini suistimal ettiğini ve yükü, orijinal konşimento ibraz edilmeksizin ....'ne teslim ettiğini, malı ihraç eden (satıcı)....'in, semeni tahsil edemediğini, böylece malın orijinal konşimento ibraz edilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle mal bedeli kadar zarara uğradığını ve bu zarardan davacıyı sorumlu tuttuğunu bildirdiğini, acente ...'ın acentelik görevini suistimal etmiş olması yüzünden müvekkilinin pasifinde çoğalma meydana geldiğini, bu nedenle davalı aleyhine....
İcra Müdürlüğünün 2006/8319 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın itirazı üzerine... ....'nin 2007/529 Esasına kayıtlı 29/3/2007 tarihinde itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davanın reddedilmesi ve davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2012 tarihli ilamı ile davalı tarafın davacıya herhangi bir borcunun ispatlanamadığı gerekçesi doğru değil ise de davanın erken açıldığının anlaşılmasına göre davacının temyiz itirazının reddine karar verildiğini, bildirerek 55.748,19 USD'nin 26/6/2008 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli ...mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan aynen tahsiline, olmadığı takdirde B.K.
md 99 gereğince fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL olarak tahsiline, kabul olunmaz ise 99.800,40 TL'nin 26/6/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 18.12.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı acentenin kusuru ile oluştuğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine 29.03.2007 tarihinde işbu davaya konu eylemleri nedeniyle itirazın iptali davası açılmış, mahkemece davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2012 tarihli kararı ile mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de davanın erken açıldığı gerekçesiyle onanmış, davacının karar düzeltme istemi 08.06.2012 tarihli kararla reddedilerek ve bu karar, 30.07.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi, "Dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme paralel bir düzenleme mülga 818 sayılı BK'nın 137. maddesinde de yer almaktadır. Davacı taraf, anılan düzenlemeler çerçevesinde işbu davayı önceki davadaki karar düzeltme ilamının kendisine tebliğinden itibaren 60 günlük ek sürede açtığını ileri sürmüş, mahkemece karar düzeltme ilamının tarihi ile dava tarihi arasında 60 günlük sürenin geçtiği, Yargıtay ilamının taraflara tebliğ tarihinin söz konusu süreye bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, mülga BK'nın 137. ve 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesinde düzenlenen 60 günlük sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı noktasında toplanmaktadır. Anılan maddelerdeki ek süreden yararlanmak için karar düzeltme isteminin sonucunu bekleyen davacının, karar düzeltme isteminin ne zaman ret ile sonuçlandığını bilmesi ancak karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararın kendisine tebliği tarihinde mümkün olacaktır. Aksinin kabulü, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı gibi bu hakkın bir unsuru olarak 6100 sayılı HMK'nın 27/2-a maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil edecektir.
Bu itibarla mahkemece, davanın 60 günlük ek sürede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2014 tarih, 2014/826-20008 E.,K. sayılı ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2014 tarih, 2014/826-20008 E.,K. sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217186200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz