6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararı iptali davasında kayyım ve malvarlığı tedbiri talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/796 E. 2024/844 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbire İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

İlgili meseleler: ◆ Kayyım/YK yetkisi sınırlaması ancak organ boşluğunda◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)

Gerekçe özeti

TTK 449 uyarınca genel kurul kararının iptali/butlanı davasında kararın yürütülmesinin geri bırakılması talebinde, TTK 449'un özel koşul öngörmemesi nedeniyle HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı yorumla yararlanılır ve davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; bilirkişi raporunda dava konusu kararın kanuna aykırılığı yönünde görüş bildirilmesi bu koşulun sağlandığını gösterebilir. Buna karşılık, anonim şirketlerde yönetim kurulunun yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından, bu konudaki yetki genel kurula aittir ve yönetim/denetim kayyımı atanması ancak somut bir tehlikenin varlığı halinde mümkündür; yönetim boşluğu yoksa bu talep reddedilir. Ayrıca davanın konusu olmayan hususlara (örn. şirket malvarlığı) ilişkin tedbir talep edilemez. Genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararları, icra dairesine infaz gerektirmeyen, ilgili sicil müdürlüğüne bildirimle uygulanabilen kararlardır; bu nedenle HMK 393'teki bir haftalık infaz süresi bu tür kararlar için uygulama alanı bulmaz.

Ele alınan sorunlar

Şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması ve yönetim kurulu yetkilerinin sınırlandırılması talebi → ret

İddia: Davacılar vekili, yönetim kurulu başkanının menfaat çatışması içinde olduğunu, azınlık paydaşların şirket üzerindeki hakimiyetinin kötüye kullanıldığını, yönetim kurulu üyelerine fahiş mali haklar sağlandığını ve kar payı haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek şirkete tedbiren yönetim, olmazsa denetim kayyımı atanmasını ve yönetim kurulu yetkilerinin sınırlandırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır; yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve seçilmesi TTK 408(2)-b uyarınca genel kurula tanınan bir yetkidir. Şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması da bir geçici hukuki koruma tedbiri olduğundan, HMK 389 uyarınca somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Davalı şirkette bir yönetim boşluğu bulunmadığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği tespit edildiğinden, kayyım atanması ve yönetim kurulu yetkilerinin kısıtlanması talebinin reddi doğrudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebi → ret

İddia: Davacılar vekili, şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Somut uyuşmazlık genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir; davalı şirketin malvarlığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığından, davanın konusunu teşkil etmeyen mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

7 no'lu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına itiraz → ret

İddia: Davalı vekili; HMK 389 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediğini, huzur hakkı tutarının hissedarları zarara uğratacak veya hakkın elde edilmesini imkansızlaştıracak nitelikte olmadığını, bilirkişi raporuna karşı beyan süresi dolmadan tedbir kararı verildiğini, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 449 maddesi, iptal veya butlan davası açıldığında mahkemenin yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın hangi hallerde verileceğini özel olarak düzenlememektedir; bu nedenle tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389, HMK 390/3) yararlanılabilir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez. Genel kurulda alınan 7 no'lu kararla yönetim kurulu üyelerine 2023 yılı için yıllık brüt 4.000.000-TL'yi geçmemek üzere huzur hakkı, prim ve ikramiye ödenmesi ile ücretlerin miktarının yönetim kurulunca belirleneceği oy çokluğuyla kabul edilmiş, davacılar bu karara muhalif kalmış ve TTK 398 ile 408. maddelere aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğün tespitini talep etmiştir. Alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, 7 no'lu kararın TTK 408/2-b maddesine aykırı olması nedeniyle TTK 447 uyarınca batıl olduğu görüşü bildirilmiştir. İhtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunun mahkemece dikkate alınmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davanın geldiği aşama itibariyle davacıların iddiaları yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı yönündeki değerlendirmede isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtiyati tedbir kararının HMK 393 uyarınca bir haftalık kesin süre içinde infaz edilmemesi nedeniyle hükümsüz kaldığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili; ihtiyati tedbir kararının 29/01/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak HMK 393 gereği bir haftalık süre içinde tedbir kararının uygulanması için icra dairesine başvurulmadığını, bu nedenle tedbir kararının kalktığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Verilen tedbir kararı, genel kurulda alınan kararın yürürlüğünün geçici olarak durdurulmasına ilişkin olup, bu tür bir kararın uygulanabilmesi için icra dairesine infaza konulması ya da yazı işleri müdürünün görevlendirilmesi gerekmemektedir; mahkemece ticaret sicil müdürlüğüne yazılacak yazı ile infaz edilebilecek niteliktedir. Davacının, tedbire ilişkin ara kararın tebliğ edildiği 29/01/2024 tarihinden itibaren bir haftalık süre içinde 05/02/2024 tarihinde kararın infazı için mahkemeden talepte bulunduğu dikkate alındığında bu yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 449 kapsamında verilecek geçici hukuki korumanın koşullarının HMK'nın ihtiyati tedbir hükümleriyle tamamlanacağı ve genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararlarının HMK 393'teki icra yoluyla infaz süresine tabi olmadığı yönündeki değerlendirmeler, benzer genel kurul kararı iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali genel kurul kararının butlanı TTK 449 - kararın yürütülmesinin geri bırakılması yaklaşık ispat ihtiyati tedbir yönetim kayyımı denetim kayyımı yönetim kurulu yetkisinin sınırlandırılması TTK 408/2-b TTK 447 - butlan HMK 393 - tedbir kararının infazı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 449TTK 408(2)-bTTK 398TTK 408TTK 447 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 393

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/796

KARAR NO 2024/844

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/03/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/458 Esas

TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/05/2024

İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacılar vekili; müvekkillerinin muris ...' varisleri olup davalı şirkette A ve B grubu payları bulunduğunu, davalı şirketin %29 pay sahibi ... vasisi olan ...'in kontrolünde olduğunu, şirketin %51 ortağı vakfın da bu kişi tarafından temsil edildiğini, 30/03/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 7. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin 2023 yılına ait mali hakların belirlenmesi kapsamında TTK'nın 408. maddesine aykırı olarak mali hakların belirlenmesi bakımından yönetim kuruluna yetki verildiğini, oysa bu yetkinin genel kurula ait olduğunu, yönetim kurulu üyelerine sağlanan mali hakların fahiş olduğunu, alınan karar ile azınlık hakları ihlal edilerek yüksek ücretler belirlendiğini, yönetim kurulunun yüksek tutarlı bağışlar yaparak pay sahiplerinin kar payı haklarını ihlal ettiklerini, bu nedenle yetkilerinin sınırlandırılması gerektiğini belirterek, davalı şirketin 30/03/2023 tarihli olağan genel kurulda alınan 7 no'lu kararın yokluğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini, kararın yürütülmesinin geri bırakılmasını, davalı şirkete ihtiyati tedbiren yönetim, aksi halde denetim, bunun da mümkün olmaması halinde davada temsili için kayyım atanmasını,şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI

Mahkemece; davalı şirketin yönetim organının mevcut olduğu,eldeki davanın genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkin olup şirkete kayyım atanması talebi bakımından yasal koşullar oluşmadığı, davanın konusunu teşkil etmeyen mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluşmadığı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde davacının TTK'nın 449 maddesi kapsamında kalan talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbiren 7 nolu kararın yürütmesinin durdurulmasına diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalı vekili;7 nolu kararın uygulanması ile ilgili olarak HMK'nın 389. ve müteakip maddelerinin öngördüğü hususların gerçekleşmediğini, yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen huzur hakkının tutarı göz önüne alındığında hissedarları zarara uğratacak, hakkın elde edilmesini zorlaştıracak ve imkansızlaştıracak bir durum mevcut olmadığını, bilirkişi raporuna beyan süresi dolmadan verilen ihtiyati tedbir kararı ile savunma hakkının ihlal edildiğini, davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, genel kurul tarafından yönetim kuruluna sağlanan mali hakların genel kurul tarafından belirlendiğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; 7 nolu karar ile YK üyelerine 2023 yılında yıllık brüt 4.000.000-TL'yi geçmemek üzere huzur hakkı vs ödenmesi ile ödenecek ücretlerin ne miktarda olacağının yönetim kurulu tarafından belirleneceğine oy çokluğu ile karar verildiği, davacıların muhalif kaldığı, davada da bu kararın TTK'nın 398 ve 408 maddesi hükümlerine aykırı olması nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti istendiği, alınan kök ve ek raporda bilirkişi heyetince 7 nolu kararın TTK 408/2-b maddesine aykırı olması sebebiyle TTK m. 447 uyarınca batıl olduğu yönünde görüş bildirildiği, ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği aşamada dosyaya sunulan bilirkişi raporunun mahkemece dikkate alınmasında yasa ve usule aykırı bir durum bulunmadığı, dosyada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde dosyanın geldiği aşama itibariyle davacıların iddiaları yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, bu itibarla davalı yanın ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacılar vekili; yönetim kurulu başkanı ile mirasçı pay sahipleri arasında menfaat çatışması bulunduğunu, 1-TL sermaye ile % 80 payı idare ettiğini, yönetim kurulu başkanının % 51 pay sahibi vakıfla, % 29 paydaş ...' vasisi sıfatıyla bağlı ortaklıklara da hakimiyet sağladığını, bağlı şirketlerin tamamının yönetiminde aynı kişi olduğunu, yönetim kurulu üyelerine fahiş miktarda mali haklar sağlandığını, ...'in vasilik haklarını kötüye kullandığına dair talepte bulunulduğunu,yönetim kurulunun şirket kasasından yüklü miktarda bağışlar yaptığını,kar payı alma haklarının ihlal edildiğini belirterek şirkete tedbiren yönetim veya denetim kayyımı atanmasına, yönetim kurulunun yetkilerinin sınırlandırılmasına,şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili;

ihtiyati tedbir kararının 29/01/2014 tarihinde davacılara tebliğ edildiğini, ancak HMK 393' gereği bir haftalık süre içinde tedbir kararının uygulanması için icra dairesine başvurulmadığını,05/02/2024 tarihinde mahkemeye müracaat edilmiş ise de mahkemece kararın icra dairesince uygulanmasına karar verildiğini, tedbir kararının halen uygulatılmadığından kalktığını,yönetim kuruluna ödenmesine karar verilen huzur hakkının tutarı göz önüne alındığında hissedarları zarara uğratacak, hakkın elde edilmesini zorlaştıracak veya imkansızlaştıracak bir miktar olmadığını, kesinleşmeyen bilirkişi raporuna karşı beyan süresi dolmadan verilen ihtiyati tedbir kararının savunma hakkını ihlal ettiğini, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, genel kurul tarafından yönetim kuruluna sağlanan mali hakların niteliği ve tutarının yine genel kurul tarafından belirlendiğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; davalı şirketin 30/03/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın iptali ve yönetim kurulunun yetkilerinin sınırlandırılması istemi ile açılan davada anılan kararın icrasının durdurulması, şirkete tedbiren kayyım atanması, şirket malvarlığının devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.HMK'nın 389.

maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Somut uyuşmazlık genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davalı şirketin malvarlığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bunun dışında davanın devamı süresince şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması talep edilmiş ise de anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nın 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınan bir yetkidir. Kaldı ki, şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiri olup mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, HMK'nın 389. maddesi gereğince somut bir tehlikenin varlığı zorunludur.

Davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği dikkate alındığında kayyım atanmasına ve yönetim kurulunun yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İhtiyati tedbire konu teşkil eden 7 nolu karar ile Yönetim Kurulu üyelerine 2023 yılında yıllık brüt 4.000.000-TL'yi geçmemek üzere huzur hakkı, prim ve ikramiye ödenmesi ile YK üyelerine ödenecek ücretlerin ne miktarda olacağının yönetim kurulu tarafından belirleneceği hususu oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Davacılar bu karara muhalif kalmış olup, eldeki davada da bu kararın TTK 398 ve 408 maddesi hükümlerine aykırı olması nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti talep edilmiştir.Mahkemece bilirkişi raporlarında genel kurulda alınan 7 nolu kararın TTK 408/2-b maddesine aykırı olması sebebiyle TTK'nın 447.

maddesi uyarınca batıl olduğu yönünde görüş bildirildiği belirtilerek davanın geldiği aşama itibariyle davacıların iddiaları yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı vekili tarafından HMKnın 393 hükmü uyarınca davacının ihtiyati tedbirin uygulanması için 1 haftalık kesin süre içerisinde infaz ettirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kaldığı ileri sürülmüş ise de verilen tedbir kararı, genel kurulda alınan kararın yürürlüğünün geçici olarak durdurulmasına ilişkin olup kararın uygulanabilmesi için icra dairesine infaza konulması ya da yazı işleri müdürünün görevlendirilmesi gerekmemektedir. Mahkemece ticaret sicil müdürlüğüne yazılacak yazı ile infaz edilebilecek niteliktedir.

Davacının tedbire ilişkin ara kararın tebliğ edildiği 29/01/2024 tarihinden itibaren 1 haftalık süresi içerisinde 05/02/2024 tarihinde kararın infazı için mahkemeden talepte bulunduğu dikkate alındığında bu yoldaki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece şirkete tedbiren kayyım atanması, şirket malvarlığının devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Taraflarca yatırılan peşin harcın istinaf karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42201 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.