Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6975 E. 2018/2830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ infaz↗ uyuşmazlık konusu↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bozma dışında kalmak suretiyle kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu "......" markasının, davacı tarafa ait “...” ibareli markaların koruma tarihi itibariyle tanınmış marka olmadığı, 29, 30 ve 31. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK m. 8/4'deki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle sadece bu sınıflardaki emtialar yönüyle davanın reddine karar verilmişir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu 2005/29697 sayılı markanın başvuru ve tescil tarihleri itibariyle davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Ancak, uyuşmazlık konusu 2005/29697 sayılı markanın 556 syılı KHK 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ilişkin önceki karar, Dairemizce dava konusu markanın kapsadığı farklı tür mallar bakımından hükümsüzlük kararı verilebilmesi için 556 sayılı KHK 8/4 maddesinde düzenlenen tanınmışlık koşullarının araştırılması gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince davacı markasının 556 sayılı KHK 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı görüşü açıklandıktan sonra, dava konusu 2005/29697 sayılı markanın kapsadığı 29. sınıf 03 ve 07. alt gruplar ile 30. sınıf 11 ve 18. alt gruplar ve 31. sınıf 01 ve 09 alt gruptaki malların aynı tür mallar olduğu açıklanmış, ancak benzer ve farklı tür mallar hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde, mahkemece davalı markasının kapsadığı 29, 30 ve 31. sınıftaki aynı tür mallar ile birlikte benzer tür mallar da bilirkişi vasıtasıyla belirlendikten sonra, dava konusu 2005/29697 sayılı markanın aynı ve benzer tür mallar bakımından 556 sayılı KHK 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve farklı tür mallara yönelik davanın da reddi gerekirken, mahkemece infazda tereddüte yol açacak şekilde "dava konusu marka hakkındaki hükümsüzlük talebinin 29, 30 ve 31. sınıf mallar açısından 556 sayılı KHK 8/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından sadece bu sınıflardaki mallar yönünden reddine" dair hüküm tesisi isabetsiz olduğundan kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9221 E. 2023/5104 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · asli müdahale · erken açılan dava · davanın konusu · yenileme · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · kâr kaybı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun ve harcı yatırılmış bir «asli müdahale talebi» bulunmadığı ve karşı dava tarihinde Titiz Temizlik şirketi ile Kovan Gıda şirketlerinin farklı «tüzel kişilikler» olduğu, her davanın açıldığı tarihteki koşullarla değerlendirileceği, Titiz Temizlik şirketinin kardeş şirket olduğundan bahisle Kovan Gıda'nın üstün hak iddiasını ileri süremeyeceği gibi, Titiz Temizlik şirketinin Kovan Gıda'yı devralması nedeniyle, karşı dava tarihinde sahip olmadığı bir hakkı şirket birleşmesi yoluyla ileri sürdüğünün kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, Kovan Gıda şirketi tarafından birleşen davanın açıldığı, birleşen dava tarihi itibarıyla da sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» gerçekleştiğinden, birleşen davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esas …
… yıllardır temizlik bezleri ve fırça emtialarında TİTİZ markasını kullandığını, müvekkilinin aynı zamanda 21.06.1993 yılında tescil edilen ve yasal süresi içerisinde «yenilenen» "TİTİZ PLASTİK" ve 23.11.2004 tarihinden beri tescilli olan "TİTİZ PLASTİK" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin marka tescil başvurularının 21.06.1993 ve 23.11.2004 tarihlerinde yapılmış olup marka hükümsüzlüğü konulu bir dava için gerekli olan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» her iki marka için de geçtiğini, müvekkili firmanın kötü niyetli olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, tescilin kötü niyetli olarak yapıldığını iddia eden kişi …
… bepleri Davalı-karşı ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait 2006/29697 sayılı "titiz plastik tp şekil" ibareli marka tescilinin, «kötüniyetli» olmasından bağımsız şekilde karşı yada birleşen davadaki, müvekkilinin "üstün hakkı" nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, karşı davada da bu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, 14.12.2007 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını, mahkemenin dikkate alması gereken tarihin 28.03.2011 tarihi olduğunu, karşı davanın açıldığı bu tarih ile sürenin kesildiğini, mahkemenin şirketler arasında birleşme olmamış gibi davrandığını, halbuki birleşme ile birlikte Kovan Gıdanın tüm haklarının ve üstün hakkının müvekkiline geçtiğini, her iki şirketin kardeş şirketi olup, «tüzel kişiliklerinin» farklı olması nedeniyle usuli itirazları üzerine olduğunun dikkate alınmadığını, «davalar konusu» markaların birbirine benzemediğini ve aynı anlama gelmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın tümden reddine, karşı ve birleşen davanın kabu …
3-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl «dava konusu» edilen marka hükümsüzlüğü taleplerinde dava konusu bakımından müvekkili şirketin "TİTİZ" ibaresi üzerinde üstün hakkının mevcut olduğunu, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin üstün hakkının kabülü ile, asıl dosyaya asli müdahillik talebinin kabulüne, Titiz Plastik Dış Tic. ve San.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10041 E. 2010/1421 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · ayırt edicilik · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen «yoksun kalınan» kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada «maddi tazminat» isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, bir …
1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, «haksız rekabetin» men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2875 E. 2017/5397 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6975 E. , 2018/2830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/03/2016 tarih ve 2014/390-2016/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibaresini içerir çok sayıda tanınmış tescilli markasının bulunduğunu, 1974 yılından bu yana ticaret unvanında da kullandığını, 1976 tarihinde bu unvanı ticaret siciline tescil ettirdiğini, davalının ise “...” ibaresini ticaret unvanında kullandığını "..." ibaresini de marka olarak tescil ettirdiğini, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, esasa ilişkin karar tarihinden itibaren davalının davaya konu markayı ürünlerinde kullanmasının önlenmesine, maddi sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanındaki “...ler” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu ibareyi 1960 yılından bu yana kullandığını, 1966 yılında kurulan bir kolektif şirket tarafından kullanımın devam ettiğini, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bozma dışında kalmak suretiyle kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu "......" markasının, davacı tarafa ait “...” ibareli markaların koruma tarihi itibariyle tanınmış marka olmadığı, 29, 30 ve 31. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK m. 8/4'deki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle sadece bu sınıflardaki emtialar yönüyle davanın reddine karar verilmişir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu 2005/29697 sayılı markanın başvuru ve tescil tarihleri itibariyle davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Ancak, uyuşmazlık konusu 2005/29697 sayılı markanın 556 syılı KHK 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ilişkin önceki karar, Dairemizce dava konusu markanın kapsadığı farklı tür mallar bakımından hükümsüzlük kararı verilebilmesi için 556 sayılı KHK 8/4 maddesinde düzenlenen tanınmışlık koşullarının araştırılması gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince davacı markasının 556 sayılı KHK 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı görüşü açıklandıktan sonra, dava konusu 2005/29697 sayılı markanın kapsadığı 29. sınıf 03 ve 07. alt gruplar ile 30. sınıf 11 ve 18. alt gruplar ve 31. sınıf 01 ve 09 alt gruptaki malların aynı tür mallar olduğu açıklanmış, ancak benzer ve farklı tür mallar hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde, mahkemece davalı markasının kapsadığı 29, 30 ve 31. sınıftaki aynı tür mallar ile birlikte benzer tür mallar da bilirkişi vasıtasıyla belirlendikten sonra, dava konusu 2005/29697 sayılı markanın aynı ve benzer tür mallar bakımından 556 sayılı KHK 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve farklı tür mallara yönelik davanın da reddi gerekirken, mahkemece infazda tereddüte yol açacak şekilde "dava konusu marka hakkındaki hükümsüzlük talebinin 29, 30 ve 31. sınıf mallar açısından 556 sayılı KHK 8/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından sadece bu sınıflardaki mallar yönünden reddine" dair hüküm tesisi isabetsiz olduğundan kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421087600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz