6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10883 E. 2018/3003 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevzi dava açma ehliyeti hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı tahkikat savunma hakkı ön inceleme duruşması taraf ehliyeti tebligat eksik inceleme teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 27HMK 118

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, dava dilekçesi içeriğinden açıkça alacaklının ... Gıda İnş. Loj. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu, icra takibinin söz konusu şirket yönünden yapılması gerekirken şirketin sahibi olduğunu bildiren davacı tarafından yapılmasının usulen mümkün olmadığı, alacağın bağımsız tüzel kişiye ait olduğu, davacının aktif dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacağa bağlı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar yazılı (m. 118-186) ve basit (m. 316-322) yargılama usulleri olup, davanın açıldığı mahkemeye veya uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanacak yargılama usulü farklılık göstermektedir. Yazılı yargılama usulünün nasıl yapılacağı 6100 sayılı HMK’nın 118. ve devamı maddelerinde, yazılı yargılama usulüne tabi bir davada ön incelemenin nasıl yapılacağı ise aynı Kanunun 137. ila 142. maddelerinde düzenlenmiştir. Belirtilen maddelere göre; yazılı yargılamada; dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra ön inceleme duruşması yapılması (m.137), ön inceleme duruşmasına tarafların meşruhatlı davetiye ile davet edilmesi (m.139) ve ön inceleme duruşmasının tamamlanmasından sonra tahkikat duruşması için yeni bir duruşma günü verilmesi (m.137/...) gerekmektedir.

Yazılı yargılama usulüne tabi bir dava açıldığında, mutlaka dilekçelerin değişiminin gerçekleştirilmesi ve öninceleme duruşmasının yapılması zorunludur. (HGK 2015/18-2560 E., 2016/96 K.)

Taraflar duruşmaya çağrılmadan, başka bir anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına imkan tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.

Davanın niteliği gereği mahkemece, yazılı yargılama usulünü uygulamalı, duruşma açılarak tarafların dinlenilmesi ve böylece hukuki dinlenilme hakkı tanınarak kararın verilmesi gerekmektedir. Taraflara hukuki dinlenilme hakkının verilmesi Anayasal bir haktır. Anayasanın 36. maddesine göre, teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde de Hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre, “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.”

Bu itibarla, mahkemece .../.../2015 tarihinde tevzi edilen dava dosyasında taraflara tebligat çıkarılmadan ve ön inceleme duruşması açılmadan, 22/.../2015 tarihli tensip zaptı ile hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek dosya üzerinden karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafından temyiz dilekçesinde icra takibine konu paranın kendi şahsi hesabından ödendiği ileri sürüldüğü, mahkemece bu hususlarda takibe konu paranın kim tarafından nasıl ve ne şekilde ödendiği dahi araştırılmadan sadece dava dilekçesindeki beyandan yola çıkılarak icra takibine konu paranın dava dışı şirkete ait olduğu kabulü ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tasfiyenin kapanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7191 E. 2022/2157 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14324 E. 2016/1214 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7745 E. 2013/12115 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/10883 E.  ,  2018/3003 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/.../2015 tarih ve 2015/607-2015/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Gıda İnş. Loj. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu, şirketinde mesul müdür olarak çalışan davalıya firmanın borçlarını ödemesi ve mal alması amacı ile ....05.2013 tarihinde 46.000.00 TL ve 29.05.2013 tarihinde 180.000.00 TL 'yi banka havalesi yolu ile gönderdiğini, davalının bu para ile herhangi bir mal almadığı gibi firmanın borçlarını ödemediğini ve paraları kendi zimmetine geçirdiğini, bu bedelleri derhal iade etmesi için icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalıya tebligat yapılmamıştır.

Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, dava dilekçesi içeriğinden açıkça alacaklının ... Gıda İnş. Loj. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu, icra takibinin söz konusu şirket yönünden yapılması gerekirken şirketin sahibi olduğunu bildiren davacı tarafından yapılmasının usulen mümkün olmadığı, alacağın bağımsız tüzel kişiye ait olduğu, davacının aktif dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacağa bağlı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar yazılı (m. 118-186) ve basit (m. 316-322) yargılama usulleri olup, davanın açıldığı mahkemeye veya uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanacak yargılama usulü farklılık göstermektedir. Yazılı yargılama usulünün nasıl yapılacağı 6100 sayılı HMK’nın 118. ve devamı maddelerinde, yazılı yargılama usulüne tabi bir davada ön incelemenin nasıl yapılacağı ise aynı Kanunun 137. ila 142. maddelerinde düzenlenmiştir. Belirtilen maddelere göre; yazılı yargılamada; dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra ön inceleme duruşması yapılması (m.137), ön inceleme duruşmasına tarafların meşruhatlı davetiye ile davet edilmesi (m.139) ve ön inceleme duruşmasının tamamlanmasından sonra tahkikat duruşması için yeni bir duruşma günü verilmesi (m.137/...) gerekmektedir.

Yazılı yargılama usulüne tabi bir dava açıldığında, mutlaka dilekçelerin değişiminin gerçekleştirilmesi ve öninceleme duruşmasının yapılması zorunludur. (HGK 2015/18-2560 E., 2016/96 K.)

Taraflar duruşmaya çağrılmadan, başka bir anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına imkan tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.

Davanın niteliği gereği mahkemece, yazılı yargılama usulünü uygulamalı, duruşma açılarak tarafların dinlenilmesi ve böylece hukuki dinlenilme hakkı tanınarak kararın verilmesi gerekmektedir. Taraflara hukuki dinlenilme hakkının verilmesi Anayasal bir haktır. Anayasanın 36. maddesine göre, teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde de Hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre, “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.

Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.”

Bu itibarla, mahkemece .../.../2015 tarihinde tevzi edilen dava dosyasında taraflara tebligat çıkarılmadan ve ön inceleme duruşması açılmadan, 22/.../2015 tarihli tensip zaptı ile hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek dosya üzerinden karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafından temyiz dilekçesinde icra takibine konu paranın kendi şahsi hesabından ödendiği ileri sürüldüğü, mahkemece bu hususlarda takibe konu paranın kim tarafından nasıl ve ne şekilde ödendiği dahi araştırılmadan sadece dava dilekçesindeki beyandan yola çıkılarak icra takibine konu paranın dava dışı şirkete ait olduğu kabulü ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421044700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.