Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12803 E. 2017/6416 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıkla ispat yasağı↗ senetle ispat kuralı↗ senede karşı senetle ispat↗ ödeme savunması↗ senetle ispat↗ yemin teklifi↗ yemin↗ üçüncü kişi↗ oy yasağı↗ ispat yükü↗ bono↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve üm dosya kapsamına göre; davalı borcunu 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL olarak davadışı ... ve ... tarafından davacıya yapılan havalelerle ödemiş olduğunu iddia etmiş tanık olarak ifadesine başvurulan ... da durumu doğrulaşmış olup, ... Bankasına havale işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa yemin de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının ödeme savunmasını, sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 201. madde hükmüne göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Bu kurala, senede karşı senetle ispat kuralı yahut senede karşı tanıkla ispat yasağı denir. Somut olayda davacının davaya konu ettiği alacağı senede bağlı olduğundan davalının da savunmasını senede karşı senetle ispat kuralı gereğince senetle ispatlaması gerekir. Her nekadar davalı tarafça havale dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, üçüncü kişiler
tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını ispat yükünün halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve yemin teklifinin hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5900 E. 2021/3916 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin · ispat yükü · bono
İncelediğiniz karardaDava, «zamanaşımına» uğramış «bonoya» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «ödeme savunmasını», sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, «ispat yükünün» davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her nekadar davalı tarafça «havale» dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, «üçüncü kişiler» tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını «ispat yükünün» halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve «yemin teklifinin» hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bankasına «havale» işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa «yemin» de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı alacaklı senede dayalı takip başlattığından borçlu olmadığının «ispat yükünün» davacıda olduğu, icra takibine konu «bono» üzerinde «teminat senedi» olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu ve senedin «bedelsiz» kaldığı iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği ve davacının «yemin deliline» açıkça dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
O halde, davacı taraf, dava konusu «bononun» iddia edildiği şekilde «teminat» olarak verildiğini geçerli başka yazılı delillerle ispatlayamadığına göre, mahkemece davacı tarafın delil listesinde «yemin deliline» dayandığı hususu nazara alınıp davacıya yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının iddiasını yani senedin «bedelsizliğini» «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, davacının senedin aksini ispat edecek herhangi bir «yazılı delil» sunmadığı, davacı vekili tarafından davalıya «yemin» de teklif edilmediği, bu nedenlerle yapılan icra takibinin hukuka uygun olduğu, İİK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıtsız şartsız borç ikrarı · borç ikrarı · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · yazılı delil · bedelsizlik · ikrar
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı alacaklı senede dayalı takip başlattığından borçlu olmadığının «ispat yükünün» davacıda olduğu, icra takibine konu «bono» üzerinde «teminat senedi» olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu ve senedin «bedelsiz» kaldığı iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği ve davacının «yemin deliline» açıkça dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Bunun dışında elinde «kayıtsız şartsız borç ikrarını» içerir bir «bono» bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü de bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının iddiasını yani senedin «bedelsizliğini» «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, davacının senedin aksini ispat edecek herhangi bir «yazılı delil» sunmadığı, davacı vekili tarafından davalıya «yemin» de teklif edilmediği, bu nedenlerle yapılan icra takibinin hukuka uygun olduğu, İİK.
2-Dava, icra takibine konu «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9096 E. 2018/1715 K.
Ortak:yemin · havale
İncelediğiniz karardaBankasına «havale» işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa «yemin» de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her nekadar davalı tarafça «havale» dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, «üçüncü kişiler» tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını «ispat yükünün» halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve «yemin teklifinin» hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «zamanaşımına» uğramış «bonoya» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «ödeme savunmasını», sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, «ispat yükünün» davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından değişik tarihlerde banka havalesi yoluyla davalıya para gönderildiği, dekontlarda «havale» nedenin belirtilmediği, davacının bu parayı borç olarak verdiğine dair dosyaya herhangi bir belge de sunamadığı, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının «yemin deliline dayanması» halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iddiasını ispat için delil listesinde «yemin deliline» dayandığına göre, davacıya yemin hakkı hatırlatılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin delili · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, davacının «yemin deliline dayanması» halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iddiasını ispat için delil listesinde «yemin deliline» dayandığına göre, davacıya yemin hakkı hatırlatılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12803 E. , 2017/6416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2011/511-2015/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 13/10/2001 tanzim, 15/07/2002 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli borç senedinden dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek 13.000,00 TL’nin borç senedinin vadesinden, olmadığı taktirde 05/06/2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; borcun banka havalesi ile ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve üm dosya kapsamına göre; davalı borcunu 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL olarak davadışı ... ve ... tarafından davacıya yapılan havalelerle ödemiş olduğunu iddia etmiş tanık olarak ifadesine başvurulan ... da durumu doğrulaşmış olup, ... Bankasına havale işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa yemin de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının ödeme savunmasını, sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 201. madde hükmüne göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Bu kurala, senede karşı senetle ispat kuralı yahut senede karşı tanıkla ispat yasağı denir. Somut olayda davacının davaya konu ettiği alacağı senede bağlı olduğundan davalının da savunmasını senede karşı senetle ispat kuralı gereğince senetle ispatlaması gerekir.
Her nekadar davalı tarafça havale dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, üçüncü kişiler
tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını ispat yükünün halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve yemin teklifinin hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384313600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz