6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12803 E. 2017/6416 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıkla ispat yasağı senetle ispat kuralı senede karşı senetle ispat ödeme savunması senetle ispat yemin teklifi yemin üçüncü kişi oy yasağı ispat yükü bono havale zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 201

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve üm dosya kapsamına göre; davalı borcunu 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL olarak davadışı ... ve ... tarafından davacıya yapılan havalelerle ödemiş olduğunu iddia etmiş tanık olarak ifadesine başvurulan ... da durumu doğrulaşmış olup, ... Bankasına havale işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa yemin de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının ödeme savunmasını, sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 201. madde hükmüne göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Bu kurala, senede karşı senetle ispat kuralı yahut senede karşı tanıkla ispat yasağı denir. Somut olayda davacının davaya konu ettiği alacağı senede bağlı olduğundan davalının da savunmasını senede karşı senetle ispat kuralı gereğince senetle ispatlaması gerekir. Her nekadar davalı tarafça havale dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, üçüncü kişiler

tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını ispat yükünün halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve yemin teklifinin hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5900 E. 2021/3916 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9096 E. 2018/1715 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/12803 E.  ,  2017/6416 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2011/511-2015/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin 13/10/2001 tanzim, 15/07/2002 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli borç senedinden dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek 13.000,00 TL’nin borç senedinin vadesinden, olmadığı taktirde 05/06/2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; borcun banka havalesi ile ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve üm dosya kapsamına göre; davalı borcunu 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL olarak davadışı ... ve ... tarafından davacıya yapılan havalelerle ödemiş olduğunu iddia etmiş tanık olarak ifadesine başvurulan ... da durumu doğrulaşmış olup, ... Bankasına havale işlemine ilişkin dekontların sorulduğu ancak on yıl geçtiği için dekontların bulunmadığı, bu ödemelerin davalının borcu için olmadığını savunan davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak karşı tarafa yemin de teklif etmeyi reddettiği, bu durumda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının ödeme savunmasını, sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 201. madde hükmüne göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Bu kurala, senede karşı senetle ispat kuralı yahut senede karşı tanıkla ispat yasağı denir. Somut olayda davacının davaya konu ettiği alacağı senede bağlı olduğundan davalının da savunmasını senede karşı senetle ispat kuralı gereğince senetle ispatlaması gerekir.

Her nekadar davalı tarafça havale dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, üçüncü kişiler

tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını ispat yükünün halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve yemin teklifinin hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384313600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.