İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10058 E. 2018/2846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura alacağı↗ bilirkişi ücreti↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ba formu↗ ara karar↗ iş bölümü↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporunda taşıma işinden kaynaklanan alacak tutarının hesaplanabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ekinde bulunan fiyat listelerinin ve/veya revize formlarının dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan fatura detayı ve sözleşme şartları uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan ilave yakıt bedeli dahil 4.293,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edildiği, ek rapor alınmak üzere 100,00 TL ek ücretin davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından ek rapor alınması talepleri olmadığı ve ek ücret yatırmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, ancak bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmak için yeterli görülmediği, HMK'nın 324. maddesi gereği taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı yatırmak zorunda olup, yatırmadığı takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, davanın çözümü için de bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu gerekçesiyle ispat olunamayan davanın redidne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklı fatura alacağına dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınması yönünde ara karar oluşturulduğu, ancak bilirkişiler için öngörülen ek ücretin davacı tarafından yatırılmamış olduğu, alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmek için yeterli olmadığı, dosyadaki mevcut delillerle de davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK Beşinci Bölümde Bilirkişi İncelemesi düzenlenmiş olup, 281. madde hükmüne göre, taraflar bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabilir. Aynı Kanun'un 283. madde hükmünde de açıklandığı üzere, bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarife esas alınır.
Somut olayda, mahkemece, tarafların itirazları karşılanmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bilirkişi için ek ücreti davacının ödemesi yönünde ara karar oluşturulmuş ise de, yasal düzenlemelerde mutlak suretle ek rapor için ek ücret ödenmesi öngörülmediği gibi, mahkemece takdir edilen ek ücretin davacı tarafından ödenmemesi halinde ek rapor alınmasında menfaati bulunan davalı tarafından da ödenebileceği değerlendirilmeksizin, mahkemece davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12117 E. 2014/2305 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporunda taşıma işinden kaynaklanan alacak tutarının hesaplanabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ekinde bulunan fiyat listelerinin ve/veya revize «formlarının» dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» detayı ve sözleşme şartları uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan ilave yakıt bedeli «dahil» 4.293,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerince «bilirkişi raporuna itiraz» edildiği, ek rapor alınmak üzere 100,00 TL ek ücretin davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından ek rapor alınması talepleri olmadığı ve ek ücret yatırmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, ancak bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmak için yeterli görülmediği, HMK'nın 324. maddesi gereği taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı yatırmak zorunda olup, yatırmadığı takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, davanın çözümü için de «bilirkişi incelemesinin» gerekli olduğu gerekçesiyle ispat olunamayan davanın redidne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin «defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekip, bunun için 300,00 TL «bilirkişi ücreti» gider avansını yatırmak üzere davacı tarafa sonuçları «ihtar» edilerek 2 haftalık «kesin süre» verilmesine karşılık gider avansının yatırılmadığı, HMK 114/g maddesi gereğince «gider avansı» kesin sürede yatırılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK 115. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 09.11.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince «bilirkişi ücreti» olarak talimat mahkemesince yapılacak inceleme için gider avansı yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerekir.
Bu nedenlerle, «bilirkişi incelemesi» için istenen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hükmün tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · çek istirdadı · dava şartı yokluğu · kesin süre · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaŞti'nin «defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekip, bunun için 300,00 TL «bilirkişi ücreti» gider avansını yatırmak üzere davacı tarafa sonuçları «ihtar» edilerek 2 haftalık «kesin süre» verilmesine karşılık gider avansının yatırılmadığı, HMK 114/g maddesi gereğince «gider avansı» kesin sürede yatırılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK 115. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 09.11.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince «bilirkişi ücreti» olarak talimat mahkemesince yapılacak inceleme için gider avansı yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerekir.
Dava, «çek istirdatı» istemine ilişkindir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5636 E. 2016/5896 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · ara karar · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporunda taşıma işinden kaynaklanan alacak tutarının hesaplanabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ekinde bulunan fiyat listelerinin ve/veya revize «formlarının» dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» detayı ve sözleşme şartları uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan ilave yakıt bedeli «dahil» 4.293,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerince «bilirkişi raporuna itiraz» edildiği, ek rapor alınmak üzere 100,00 TL ek ücretin davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından ek rapor alınması talepleri olmadığı ve ek ücret yatırmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, ancak bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmak için yeterli görülmediği, HMK'nın 324. maddesi gereği taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı yatırmak zorunda olup, yatırmadığı takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, davanın çözümü için de «bilirkişi incelemesinin» gerekli olduğu gerekçesiyle ispat olunamayan davanın redidne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınması yönünde «ara» karar oluşturulduğu, ancak bilirkişiler için öngörülen ek ücretin davacı tarafından yatırılmamış olduğu, alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmek için yeterli …
… omut olayda, mahkemece, tarafların itirazları karşılanmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bilirkişi için ek ücreti davacının ödemesi yönünde «ara» karar oluşturulmuş ise de, yasal düzenlemelerde mutlak suretle ek rapor için ek ücret ödenmesi öngörülmediği gibi, mahkemece takdir edilen ek ücretin davacı tarafından ödenmemesi halinde ek rapor alınmasında menfaati bulunan davalı tarafından da ödenebileceği değerlendirilmeksizin, mahkemece davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… e esas alınır nitelikte bulunmadığından ek rapor alınması cihetine gidildiği, ek rapora taraflarca itiraz edilmesi nedeniyle 2. bilirkişi raporu alınması gerektiği, «bilirkişi incelemesi» yapılmak üzere davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafından bilirkişi giderlerinin yatırılmadığı, alınan rapor uyarınca olayda davalının kusurlu olduğu belirlenmiş ise de «hasar» bedelinin ve dosyaya rapor sonrası «ibraz» edilen meteorolojik verilerin değerlendirilmesi için rapor alınması gerektiği, davacı tarafından bilirkişi giderlerinin yatırılmaması nedeniyle rapor alınamadığı, …
Mahkemece, alınan raporlar yeterli görülmeyerek 18.4.2013 tarihli celsede yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına dair «ara» karar tesis edilip delil avansının yatırılması için davacıya «kesin süre» verilmiş, bu süre zarfında bilirkişi giderlerinin yatırılmaması nedeniyle davanın ispat olunamadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · hakkaniyet · kesin süre · ispat yükü · dosya masrafı · hasar · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… e esas alınır nitelikte bulunmadığından ek rapor alınması cihetine gidildiği, ek rapora taraflarca itiraz edilmesi nedeniyle 2. bilirkişi raporu alınması gerektiği, «bilirkişi incelemesi» yapılmak üzere davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafından bilirkişi giderlerinin yatırılmadığı, alınan rapor uyarınca olayda davalının kusurlu olduğu belirlenmiş ise de «hasar» bedelinin ve dosyaya rapor sonrası «ibraz» edilen meteorolojik verilerin değerlendirilmesi için rapor alınması gerektiği, davacı tarafından bilirkişi giderlerinin yatırılmaması nedeniyle rapor alınamadığı, …
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi raporu ve ek rapor alınmış söz konusu raporlarda, davalının olay nedeniyle tam kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte davacıya ait zodiac bot bedelinin 4.200,00 TL olacağı, zodiac bot motoru ve teknede oluşan «hasarın» tamiri için yapılan «masrafların» belirlenmesi için masrafları belgeler nitelikte faturaların «ibrazının» gerektiği bildirilmiştir.
HMK'nın 324. maddesi uyarınca taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen «kesin süre» içinde yatırmak zorundadır.
Mahkemece, alınan raporlar yeterli görülmeyerek 18.4.2013 tarihli celsede yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına dair «ara» karar tesis edilip delil avansının yatırılması için davacıya «kesin süre» verilmiş, bu süre zarfında bilirkişi giderlerinin yatırılmaması nedeniyle davanın ispat olunamadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5640 E. 2013/20729 K.
Ortak:bilirkişi ücreti
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ek mehil · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Davacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen «kesin süreye» rağmen yatırılmadığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5809 E. 2014/11620 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · ara karar
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınması yönünde «ara» karar oluşturulduğu, ancak bilirkişiler için öngörülen ek ücretin davacı tarafından yatırılmamış olduğu, alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmek için yeterli …
… omut olayda, mahkemece, tarafların itirazları karşılanmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bilirkişi için ek ücreti davacının ödemesi yönünde «ara» karar oluşturulmuş ise de, yasal düzenlemelerde mutlak suretle ek rapor için ek ücret ödenmesi öngörülmediği gibi, mahkemece takdir edilen ek ücretin davacı tarafından ödenmemesi halinde ek rapor alınmasında menfaati bulunan davalı tarafından da ödenebileceği değerlendirilmeksizin, mahkemece davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
880 ) Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış olup yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
Kaldı ki, davacı tarafca, «gider avansı» yatırılması yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen önceden yatırılmış 600,00TL'lik gider avansı bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaO halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken "takdiren 1.000,00TL «gider avansı» yatırılması" şeklinde «kesin süre» verilerek, gider avansının kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15078 E. 2014/4186 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporunda taşıma işinden kaynaklanan alacak tutarının hesaplanabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ekinde bulunan fiyat listelerinin ve/veya revize «formlarının» dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» detayı ve sözleşme şartları uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan ilave yakıt bedeli «dahil» 4.293,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerince «bilirkişi raporuna itiraz» edildiği, ek rapor alınmak üzere 100,00 TL ek ücretin davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından ek rapor alınması talepleri olmadığı ve ek ücret yatırmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, ancak bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmak için yeterli görülmediği, HMK'nın 324. maddesi gereği taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı yatırmak zorunda olup, yatırmadığı takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, davanın çözümü için de «bilirkişi incelemesinin» gerekli olduğu gerekçesiyle ispat olunamayan davanın redidne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ukarıda da özetlendiği üzere, davacı vekiline “HMK 107/1-2 maddesi göz önüne alınarak dilekçenizde belirtmiş olduğunuz 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcınızı ve «bilirkişi incelemesi» için 2000 TL gider avansını ikmal etmeniz için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş olup, aksi halde davanın «usulden reddine» karar verileceği tebliğ olunur” şeklindeki ihtarlı davetiyenin «usulüne uygun tebliğ» edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde eksik «harcın ikmal» edilmediği ve gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta öncelikle davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılıp açılamayacağı, belirsiz alacak davası açılmasının koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden, dava dilekçesinde belirtilen iki rakam nazara alınmak suretiyle, hangi miktar üzerinden harcın yatırılacağı da net bir şekilde belirtilmeksizin 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcın yatırılması yönünde «mehil» verilmesi doğru olmadığı gibi, «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesinin “Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” şeklinde ifadesini bulan hükmü uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «gider avansı» olarak değerlendirilip, mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · harcın ikmali · usulüne uygun tebligat · belirsiz alacak davası · ek mehil
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” şeklinde ifadesini bulan hükmü uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «gider avansı» olarak değerlendirilip, mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta öncelikle davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılıp açılamayacağı, belirsiz alacak davası açılmasının koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden, dava dilekçesinde belirtilen iki rakam nazara alınmak suretiyle, hangi miktar üzerinden harcın yatırılacağı da net bir şekilde belirtilmeksizin 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcın yatırılması yönünde «mehil» verilmesi doğru olmadığı gibi, «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesinin “Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline 2 haftalık «kesin süre» içinde gerekli eksik «harcı ikmal» etmesi ve gider avansını yatırması için «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen, süresi içinde gerekli gider avansını ve eksik harcı yatırmadığı, bu itibarla, HMK'nın 105. ve 107/1-2 maddeleri uyarınca eksik harcı ikmal etmediği ve HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince de gider avansını tamamlamadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava; davacı şirketin, davalıların murisinin ortaklar cari hesabından kaynaklandığı iddia edilen alacağının, murisin terekesi ve «mirasçılarından» tahsili istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca «belirsiz alacak davası» olduğu belirtilerek açılmış ve 100 TL dava değeri üzerinden harcı da yatırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10058 E. , 2018/2846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2015 tarih ve 2014/271-2015/955 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya eşya taşıma hizmeti verdiğini ve 4.396,70 TL tutarındaki faturaya dayalı alacağını davalıdan talep etmesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK'nun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını, takibe dayanak fatura konusu taşıma işini yaptırmadığını, eşya taşıma işini dava dışı ...'ın yaptırmış olması nedeniyle söz konusu taşımadan müvekkilinin sorumlu olmadığını, konşimento arkasında yazılı olması gereken şartların bulunmadığını veya okunmadığını, bu nedenle geçerli bir anlaşmadan da söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporunda taşıma işinden kaynaklanan alacak tutarının hesaplanabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ekinde bulunan fiyat listelerinin ve/veya revize formlarının dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan fatura detayı ve sözleşme şartları uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan ilave yakıt bedeli dahil 4.293,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edildiği, ek rapor alınmak üzere 100,00 TL ek ücretin davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından ek rapor alınması talepleri olmadığı ve ek ücret yatırmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, ancak bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmak için yeterli görülmediği, HMK'nın 324.
maddesi gereği taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı yatırmak zorunda olup, yatırmadığı takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, davanın çözümü için de bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu gerekçesiyle ispat olunamayan davanın redidne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklı fatura alacağına dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınması yönünde ara karar oluşturulduğu, ancak bilirkişiler için öngörülen ek ücretin davacı tarafından yatırılmamış olduğu, alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmek için yeterli olmadığı, dosyadaki mevcut delillerle de davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK Beşinci Bölümde Bilirkişi İncelemesi düzenlenmiş olup, 281. madde hükmüne göre, taraflar bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını;
belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabilir. Aynı Kanun'un 283. madde hükmünde de açıklandığı üzere, bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarife esas alınır.
Somut olayda, mahkemece, tarafların itirazları karşılanmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bilirkişi için ek ücreti davacının ödemesi yönünde ara karar oluşturulmuş ise de, yasal düzenlemelerde mutlak suretle ek rapor için ek ücret ödenmesi öngörülmediği gibi, mahkemece takdir edilen ek ücretin davacı tarafından ödenmemesi halinde ek rapor alınmasında menfaati bulunan davalı tarafından da ödenebileceği değerlendirilmeksizin, mahkemece davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420590000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz