Asıl borçtan sorumlu olmayan davalının fer'i nitelikteki faiz borcundan da sorumlu tutulamayacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8156 E. 2018/2465 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fer'i borç (faiz) ve asıl borç bağlılığı↗ müteselsil sorumluluk↗ sebepsiz zenginleşme / istirdat↗ ihtiyari ödeme (BK 62)↗ sözleşmeye dayalı temettü alacağı↗ hak düşürücü süre↗
Gerekçe özeti
Asıl borçtan yalnızca sözleşme tarafı sorumlu olup fer'i nitelikteki faiz de ona aittir; sözleşme tarafı olmadığı hâlde asıl borcu ihtiyari ödeyen kişi ne asıl borçtan ne de fer'i faizden sorumlu tutulabilir. Borçlu olmadığı borcu hukuki durumu bilerek ödeyen kişi bunu BK 62 uyarınca geri isteyemez. Sözleşmeye dayalı temettü alacağı talebinde ise genel kurul kararlarının iptali için öngörülen 3 aylık süre uygulanmaz.
Ele alınan sorunlar
Fer'i (faiz) borçtan sorumluluğun asıl borçtan sorumlulukla bağlantısı → ret
İddia: Asıl borcu ihtiyari olarak ödeyen davalı, sorumlu olmadığı asıl borcun fer'isi olan işlemiş faizden de sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşme uyarınca asıl borçtan yalnızca sözleşme tarafı olan davalı sorumludur; asıl borcun fer'isi niteliğindeki faiz borcundan da bu davalı sorumludur. Sözleşme tarafı olmadığı hâlde asıl borcu ihtiyari olarak ödeyen diğer davalı, sorumlu bulunmadığı asıl borcun fer'isi olan faizden de sorumlu tutulamaz; onu da faizden sorumlu tutan hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayanmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilerek/ihtiyari yapılan ödemenin istirdadı (birleşen dava) → ret
İddia: Birleşen davada davacı, sorunun hâlli için acele ile mahsuben ödediği tutarı, 2004 yılı olağan genel kurul kararı kesinleştiğinden kâr payı doğmayacağı gerekçesiyle haksız ödenen temettü avansı olarak istirdadını talep etmiştir.
Gerekçe: Borçlu olmadığı şeyi hataen borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe kişi verdiğini geri isteyemez (BK 62). Ödemeyi yapan şirketin hisselerinin çok büyük kısmı asıl borçlu diğer davalıya ait olup ödeme, hataen değil hukuki durum bilinerek ve borcun ödenmesi amacıyla yapılmıştır; bu nedenle ihtiyari olarak ödenen tutar BK 62 uyarınca istirdat edilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Sözleşmeye dayalı temettü talebinde genel kurul iptali süresi def'i → ret
İddia: Davalılar, anonim şirket genel kurul kararlarına karşı açılacak davaların genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde açılması gerektiğini, davanın bu süre geçtiğinden zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığını savunmuştur.
Gerekçe: Talep, genel kurul kararının iptaline değil, sözleşmede kararlaştırılan kâr dağıtımı yükümlülüğünün yerine getirilmemesine dayalı olduğundan; sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal eden alıcıdan sözleşmeye dayanarak talepte bulunulabilir. Bu nedenle genel kurul kararlarının iptaline ilişkin 3 aylık dava açma süresinin geçtiği yönündeki savunma yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Fer'i faiz borcunun asıl borçtan sorumlulukla bağlılığı, bilerek yapılan ödemenin istirdat edilemeyeceği (BK 62) ve sözleşmeye dayalı temettü talebinde genel kurul iptali süresinin uygulanmayacağı yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Sözleşmeye dayalı temettü alacağı talebinde, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali için öngörülen 3 aylık dava açma süresi uygulanmaz.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2983 E. 2015/9998 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Karar verilmesine yer olmadığına
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2955 E. 2015/9996 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2951 E. 2015/9997 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12136 E. 2014/13931 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · sebepsiz zenginleşme · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
Mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 4/f uyarınca «mutlak ticari» davalardan olup «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacı davada, davalının hesabına hataen para gönderdiğini bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiğini» iddia etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8156 E. , 2018/2465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2015 tarih ve 2014/1771-2015/485 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş vekili ile asıl davada davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı vekili Av. ..., asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 11/03/1998 tarihli kararı doğrultusunda müvekkilinin hissedarı olduğu bir kısım anonim şirket hisselerinin özelleştirildiğini, bu kapsamda davalılardan ... Denizciler A.Ş'nin müvekkilinin diğer davalı nezdinde bulunan hisselerini satın aldığını ve devrin yapıldığını, yapılan sözleşme uyarınca 2004 yılı kârının müvekkiline ait olacağının bildirildiğini, buna karşın davalı şirketin 29/03/2005 tarihli genel kurul toplantısında temettü tutarlarının enflasyon muhasebesine göre düzeltilerek geçmiş yıl zararlarına mahsubuna karar verildiğini, bu şekilde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ancak taraflar arasındaki sözleşmede 2004 yılı kârının açıkça müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek 2.770.810,25 TL'nin 30/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, anonim şirketlerde genel kurul kararları aleyhine açılacak davaların genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde açılmasının gerektiğini, davanın bu haliyle zaman aşımına uğradığını, ortada iddia edildiği şekilde bir kârın bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, birleşen, davacı ... A.Ş adına açılan davada, müvekkili şirketin %58.59 oranındaki hisselerinin asıl dava davalısı ... Denizciler A.Ş ile düzenlenen sözleşme gereğince bu şirketin devraldığını, davalı idare tarafından açılan dava üzerine sorunun halli için aceleyle 2.770.960,76 TL'nin mahsuben kaydı ile davalı idareye ödendiğini ileri sürerek, bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin 23. m. (c) bendinde şirketlerin 2004 yılı faaliyetlerinin kârla sonuçlanması halinde, alıcı tarafından şirketlerin 2005 yılının ilk 3 ay içerisinde olağan genel kurul toplantıları yapılarak bu toplantılarda kâr dağıtım kararlarının alınacağı ve idare payına isabet eden temettü tutarlarının toplantıyı takip eden en geç 3 ay içerisinde ... Bankası Merkez Şubesi nezdindeki hesaba yatırılacağının kararlaştırıldığı, genel kurul kararlarının ilgili maddesinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle idarenin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcıdan sözleşmeye dayanarak talepte bulunabileceğinden genel kurul kararlarının iptaline ilişkin 3 aylık dava açma süresinin geçtiği iddiasının yerinde olmadığı, yargılamanın devamı sırasında, 10.05.2006 tarihinde davada talep edilen 2.770.960,76 TL'nin ...
Turizm Tesisleri ve Tic. A.Ş tarafından davacı idareye ödendiği, birleşen davada davacı sorunun halli için acele ile 2.770.960,76 TL'nin davacı idareye mahsuben kaydı ile ödendiğini, 2004 yılı olağan genel kurul kararı kesinleştiğinden kâr payı doğmayacağını ve dağıtılamayacağını iddia ederek haksız ödenen temettü avansının istirdadını talep ettiği, EBK'nın 62. m. "borçlu olmadığı "borçlu olmadığı şeyi ihtiyarı ile veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek, verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez... Yahut ahlaki bir vazifeyi ifa için verilen şey geri alınamaz." hükmünü içerdiği, ödeme yapan ... Turzm. A.Ş hisselerinin %99'unun diğer davalı şirkete ait olduğu ve açıkça borcun ödenmesi amaçlanarak ödeme yapıldığı, hataen borçlu zannedilmediği, hukuki durum bilinerek ödendiği, davalı ...
ile yapılan sözleşme çerçevesinde ödemenin 30.06.2005 tarihinde yapılması gerektiğinden bu tarihle ödeme tarihi arasındaki faizden davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davada ödeme yapılmakla konusu kalmayan advanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu tutarın işlemiş faizi olan 670.767,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş vekili ile asıl davada davalı ...vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına birleşen davada davacı şirketin, % 99 oranında hisselerine sahip olan dava dışı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. ‘nin borcunu ödemiş bulunduğundan ihtiyari ile ödemiş olduğu işbu bedeli BK’nın 62. maddesi uyarınca isteyemeyecek olmasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş.’nin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş. vekili ile asıl davada davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair, davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3- Asıl dava, davacı ile davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. arasında akdedilen anonim şirket hisse devir sözleşmesi kapsamında 2004 yılı karının davacıya ait olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece asıl alacağın işlemiş faizinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, anılan borçtan dava konusu sözleşme uyarınca davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. sorumlu olduğundan asıl borcun fer’isi niteliğindeki faiz borcundan da işbu davalı sorumlu olup, diğer davalı ... Tic. A.Ş.’nin asıl borçtan sorumlu olmadığı halde ihtiyari ile asıl borcu ödemiş olması nedeniyle sorumlu bulunmadığı faiz borcundan da sorumlu tutularak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle işlemiş faiz alacağının davalı ...
Tic. A.Ş.'den de tahsiline dair kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş.’nin birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Tessileri ve Tic. A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik sair, davalı ... Denizciler ... Turizm ve İnş. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen işlemiş faize ilişkin kararın davalı ... Tic. A.Ş yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...
Tic. A.Ş'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 34.364,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı ...den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 11.420,10 TL harcın temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş'ye (birleşen davaya yönelik) iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420452900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz