Çatma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9198 E. 2018/2657 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma↗ donatan↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ taahhütname↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; hasara sebebiyet veren hadise davacı idareye ait ... Ana isimli römorkör ile 1 nolu davalıya ait olan ... isimli gemiye 30/01/2012 tarihinde römorkaj hizmeti verildiği sırada meydana gelmiş olduğundan uyuşmazlığa olay tarihinde yürüklükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nin TTK'nin 1220. maddesinde “Gemi manevrayı yapmak veya yapmamak sureti ile yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye ya da gemide bulunan can veya mallara çatma olmaksızın bir zarar verirse bu madde hükümleri tatbik olunur” hükmünün düzenlendiği, TTK nın 1259/3. maddesinde “Çatmadan yahut 1220. maddeye giren bir hadiseden doğan tazminat alacaklarının 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu”nun kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tazminat alacağı TTK'nin 1220. maddesine dayandığından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin olayın meydana geldiği 30/01/2012 tarihinden başlayacağı, davanın 22/05/2015 tarihinde açıldığı bu durumda dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin doğduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı donatan... Inc'ye ait ... isimli gemiye davacı ... Müdürlüğüne ait römorkör ile römorkaj hizmeti verilirken römorkörde meydana gelen hasar bedelinin davalı donatan ile geminin P&I sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, davalılar vekilince zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Dosya içerisinde mevcut bulunan ve 27/01/2012 tarihli belgeye göre, ... Inc.ye ait gemiye ... TCDD Limanına yanaşma müsaadesi verilmiş, bu esnada römorkörün olacağı bildirilmiştir. Davacı tarafından gemiye verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük servisi için hizmet fişi düzenlenmiş, tahsilat servisince düzenlenen belgeyle de kılavuzluk hizmetinin talep edildiği, davacının tahakkuk ettirdiği borçların ödenmesinin taahhüt edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında sözleşme kurulmuş ve ... isimli gemiye davacı ... Müdürlüğüne ait römorkör ile römorkaj hizmeti esnada davacıya ait römorkör zarar görmüştür. Bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, zamanaşımı, olaya uygulanması gereken BK'nin 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Mahkeme gerekçesinde yer verilen 6762 sayılı TTK'nin 1220. maddesinde düzenlenen kıyasen/vasıtalı çatma hallerinde uygulanacağı belirtilen aynı Kanunun 1259. maddesinde yer alan 2 yıllık zamanaşımı süresi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan hallerde söz konusu olabilecektir. Bu nedenle mahkemece, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin reddi gerekirken kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/531 E. 2016/1653 K.
Ortak:çatma
İncelediğiniz kararda… TK'nin 1220. maddesinde “Gemi manevrayı yapmak veya yapmamak sureti ile yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye ya da gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın bir zarar verirse bu madde hükümleri tatbik olunur” hükmünün düzenlendiği, TTK nın 1259/3. maddesinde “Çatmadan yahut 1220. maddeye giren bir hadiseden doğan tazminat alacaklarının 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu”nun kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tazminat alacağı TTK'nin 1220. maddesine dayandığından davanın 2 yıllık zamanaşı …
Mahkeme gerekçesinde yer verilen 6762 sayılı TTK'nin 1220. maddesinde düzenlenen kıyasen/vasıtalı «çatma» hallerinde uygulanacağı belirtilen aynı Kanunun 1259. maddesinde yer alan 2 yıllık «zamanaşımı» süresi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan hallerde söz konusu olabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olup, deniz kazasının «çatma» olmaksızın tek taraflı geminin yan yatması sonucu meydana geldiği, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» BK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davada uygulanacak hükümlerin BK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesinde yer alan deniz hukukuna ilişkin, her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan bir ihtilaf olmadığı, davanın ticari dava olmaması nedeniyle de mahkemenin «görevli» olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… klı 1220. maddesinde “Gemi bir manevrayı yapmak veya yapmamak suretiyle yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye yahut gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın, bir zarar verirse bu kısım hükümleri tatbik olunur. “ hükmü düzenlenmiş olup, çatma olmaksızın zarar meydana gelmesi halinde de çatma hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, çatma da TTK'da «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında düzenlendiğinden ve Yasa'nın 4. maddesi uyarınca TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · deniz ticareti · tazmin talebi · temel ilişki · ticari işletme · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olup, deniz kazasının «çatma» olmaksızın tek taraflı geminin yan yatması sonucu meydana geldiği, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» BK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davada uygulanacak hükümlerin BK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesinde yer alan deniz hukukuna ilişkin, her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan bir ihtilaf olmadığı, davanın ticari dava olmaması nedeniyle de mahkemenin «görevli» olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı tarafça «gemi adamı» olarak çalıştığı sırada geminin yan yatması nedeniyle oluşan kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların «tazmini talebi» ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… klı 1220. maddesinde “Gemi bir manevrayı yapmak veya yapmamak suretiyle yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye yahut gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın, bir zarar verirse bu kısım hükümleri tatbik olunur. “ hükmü düzenlenmiş olup, çatma olmaksızın zarar meydana gelmesi halinde de çatma hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, çatma da TTK'da «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında düzenlendiğinden ve Yasa'nın 4. maddesi uyarınca TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/793 E. 2015/5609 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında «cari hesap» varken römork alımının peşin olarak yapılmış olmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, römork alım tarihi itibariyle bir alacağın olup olmamasının önemli olmadığı, hesabın açık olduğu ve taraflar arası ticari ilişkinin devam ettiği, davacının 88.846,29 TL alacağından 65.000 TL römork bedelinin düşülmesi halinde alacak miktarının 23.846,29 TL kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.846,29 TL'nin dava tarihi olan 15/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… meti nedeniyle alacaklı olup olmadığının önemli olmadığı, taraflar arasında devam eden ticari ilişki ve işleyen açık bir hesap bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6990 E. 2013/21625 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · reeskont faizi
Benzer bu kararda… arafından davacıya satıldığı, buna ilişkin bir noter senedi düzenlendiği, noter senedinde bedelin peşin olarak alındığı hususunun yazıldığı, ancak taraflar arasında «cari hesap» olması ve tarafların alacak ve vereceklerini bu cari hesap üzerinden yapmaları sebebiyle paranın peşin ödenmesinin mümkün görülmediği, bu bedelin cari hesaptan ödenmiş olduğu kanaatinin ağır bastığı ancak takdirin mahkemeye ait olduğunun rapor edildiği, yargılamanın daha fazla uzamaması amacıyla noter senedindeki peşin satış ibaresine itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 88.846,29 TL'nin dava tarihi olan 15.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9198 E. , 2018/2657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2016 tarih ve 2015/271-2016/135 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/04/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30/01/2012 tarihinde ... isimli gemiye römorkaj hizmeti vermek üzere davacı kuruluşa ait ... Ana römorkörünün yanaşarak geminin sancak kıç omuzluğundan bağlandığını, gemi kaptanının talimatları doğrultusunda hizmet verildiğini, ... mendireği dönüş manevrasına geçildiğinde gemi kaptanının talimatı üzerine ... Ana römorkörünün manevraya başladığını, bu sırada akıntının çok şiddetli olması nedeni ile hizmet verilen gemi kaptanına VHF ile geminin mendireğe hızlı düştüğünün söylendiğini devamında da gemi personeline römorkör halatının mola edilmesinin bildirildiğini ancak hizmet verilen gemi tarafından halat zamanında mola edilmediğinden geminin ani olarak süratini artırmasına müteakip römorkörün halatına aşırı yük bindiğinden olumsuz şartlardan kurtarmak amacı ile römorkörün de süratinin artırıldığını, bu sırada tambur kavraması açılarak gemiye bağlı halatın mola edildiğini, halatın mola edilmesi sırasında ...
Ana römorkörünün baş tarafının mendireğe savrularak mendirek ucundaki taşlara yaslanmak sureti ile mendirek ucuna oturduğunu, sözkonusu olay nedeni ile ... Ana römorkörü kaptanlığınca deniz raporu alındığını, meydana gelen hasarda kurtarma hizmeti verilen ... adlı gemi ilgililerinin sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.560.044,37 TL hasar bedelinin 30/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; hasara sebebiyet veren hadise davacı idareye ait ... Ana isimli römorkör ile 1 nolu davalıya ait olan ... isimli gemiye 30/01/2012 tarihinde römorkaj hizmeti verildiği sırada meydana gelmiş olduğundan uyuşmazlığa olay tarihinde yürüklükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nin TTK'nin 1220. maddesinde “Gemi manevrayı yapmak veya yapmamak sureti ile yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye ya da gemide bulunan can veya mallara çatma olmaksızın bir zarar verirse bu madde hükümleri tatbik olunur” hükmünün düzenlendiği, TTK nın 1259/3. maddesinde “Çatmadan yahut 1220. maddeye giren bir hadiseden doğan tazminat alacaklarının 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu”nun kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tazminat alacağı TTK'nin 1220.
maddesine dayandığından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin olayın meydana geldiği 30/01/2012 tarihinden başlayacağı, davanın 22/05/2015 tarihinde açıldığı bu durumda dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin doğduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı donatan... Inc'ye ait ... isimli gemiye davacı ... Müdürlüğüne ait römorkör ile römorkaj hizmeti verilirken römorkörde meydana gelen hasar bedelinin davalı donatan ile geminin P&I sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, davalılar vekilince zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Dosya içerisinde mevcut bulunan ve 27/01/2012 tarihli belgeye göre, ... Inc.ye ait gemiye ... TCDD Limanına yanaşma müsaadesi verilmiş, bu esnada römorkörün olacağı bildirilmiştir. Davacı tarafından gemiye verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük servisi için hizmet fişi düzenlenmiş, tahsilat servisince düzenlenen belgeyle de kılavuzluk hizmetinin talep edildiği, davacının tahakkuk ettirdiği borçların ödenmesinin taahhüt edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında sözleşme kurulmuş ve ... isimli gemiye davacı ... Müdürlüğüne ait römorkör ile römorkaj hizmeti esnada davacıya ait römorkör zarar görmüştür. Bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, zamanaşımı, olaya uygulanması gereken BK'nin 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Mahkeme gerekçesinde yer verilen 6762 sayılı TTK'nin 1220. maddesinde düzenlenen kıyasen/vasıtalı çatma hallerinde uygulanacağı belirtilen aynı Kanunun 1259. maddesinde yer alan 2 yıllık zamanaşımı süresi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan hallerde söz konusu olabilecektir. Bu nedenle mahkemece, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin reddi gerekirken kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420446400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz