Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/531 E. 2016/1653 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma↗ gemi adamı↗ deniz ticareti↗ tazmin talebi↗ temel ilişki↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ ticari işletme↗ hizmet sözleşmesi↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olup, deniz kazasının çatma olmaksızın tek taraflı geminin yan yatması sonucu meydana geldiği, taraflar arasındaki temel ilişkinin BK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davada uygulanacak hükümlerin BK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesinde yer alan deniz hukukuna ilişkin, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir ihtilaf olmadığı, davanın ticari dava olmaması nedeniyle de mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça gemi adamı olarak çalıştığı sırada geminin yan yatması nedeniyle oluşan kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların tazmini talebi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın “Çatma Olmaksızın Zarar” başlıklı 1220. maddesinde “Gemi bir manevrayı yapmak veya yapmamak suretiyle yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye yahut gemide bulunan can veya mallara çatma olmaksızın, bir zarar verirse bu kısım hükümleri tatbik olunur. “ hükmü düzenlenmiş olup, çatma olmaksızın zarar meydana gelmesi halinde de çatma hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, çatma da TTK'da deniz ticaretine ilişkin hükümler arasında düzenlendiğinden ve Yasa'nın 4. maddesi uyarınca TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9198 E. 2018/2657 K.
Ortak:çatma
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olup, deniz kazasının «çatma» olmaksızın tek taraflı geminin yan yatması sonucu meydana geldiği, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» BK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davada uygulanacak hükümlerin BK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesinde yer alan deniz hukukuna ilişkin, her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan bir ihtilaf olmadığı, davanın ticari dava olmaması nedeniyle de mahkemenin «görevli» olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… klı 1220. maddesinde “Gemi bir manevrayı yapmak veya yapmamak suretiyle yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye yahut gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın, bir zarar verirse bu kısım hükümleri tatbik olunur. “ hükmü düzenlenmiş olup, çatma olmaksızın zarar meydana gelmesi halinde de çatma hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, çatma da TTK'da «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında düzenlendiğinden ve Yasa'nın 4. maddesi uyarınca TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… TK'nin 1220. maddesinde “Gemi manevrayı yapmak veya yapmamak sureti ile yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye ya da gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın bir zarar verirse bu madde hükümleri tatbik olunur” hükmünün düzenlendiği, TTK nın 1259/3. maddesinde “Çatmadan yahut 1220. maddeye giren bir hadiseden doğan tazminat alacaklarının 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu”nun kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tazminat alacağı TTK'nin 1220. maddesine dayandığından davanın 2 yıllık zamanaşı …
Mahkeme gerekçesinde yer verilen 6762 sayılı TTK'nin 1220. maddesinde düzenlenen kıyasen/vasıtalı «çatma» hallerinde uygulanacağı belirtilen aynı Kanunun 1259. maddesinde yer alan 2 yıllık «zamanaşımı» süresi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan hallerde söz konusu olabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatan · zamanaşımı def'i · def'i · taahhütname · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMüdürlüğüne ait römorkör ile römorkaj hizmeti verilirken römorkörde meydana gelen «hasar» bedelinin davalı «donatan» ile geminin P&I sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, davalılar vekilince «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu nedenle mahkemece, davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin reddi gerekirken kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «hasara» sebebiyet veren hadise davacı idareye ait ...
… TK'nin 1220. maddesinde “Gemi manevrayı yapmak veya yapmamak sureti ile yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye ya da gemide bulunan can veya mallara «çatma» olmaksızın bir zarar verirse bu madde hükümleri tatbik olunur” hükmünün düzenlendiği, TTK nın 1259/3. maddesinde “Çatmadan yahut 1220. maddeye giren bir hadiseden doğan tazminat alacaklarının 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu”nun kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tazminat alacağı TTK'nin 1220. maddesine dayandığından davanın 2 yıllık zamanaşı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/531 E. , 2016/1653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2015 tarih ve 2014/424-2015/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı sözleşme uyarınca ... isimli gemide aylık 750 USD ücretle, usta gemici olarak 09/08/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, diğer davalının anılan geminin kaptanı olduğunu ve gemiye haddinden fazla mermer yüklendiğini, durumun davalı gemi kaptanına bildirilmesine rağmen davalı şirket sahiplerinin talimatı ile mevcut yükle yola çıkıldığını, 22/04/2007 tarihinde geminin batarak tam zayi olduğunu, müvekkilinin olay nedeniyle bütün eşyalarını ve paralarını gemide bırakarak denize atlamak zorunda kalıp, 45 saat suda can sallarının içinde mahsur kaldığını, müvekkilinin bu olaydan dolayı eşyası, parası, gemi adamı cüzdanı, ehliyetleri ile pasaportunun zayi olduğunu, müvekkilinin belgelerini çıkartamaması ve yaşamış olduğu psikolojik travma sebebiyle çalışamadığından şimdilik iki aylık maaş alacağı kadar zararı olduğunu, müvekkilinin kaza anında yaşadıkları nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık toplam 10.650,00 USD'nin olay tarihi olan 22/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı ...
hakkındaki dava atiye terk edilmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacının çalıştığı geminin donatanı olmayıp, yöneticisi olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının ve istemlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olup, deniz kazasının çatma olmaksızın tek taraflı geminin yan yatması sonucu meydana geldiği, taraflar arasındaki temel ilişkinin BK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davada uygulanacak hükümlerin BK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesinde yer alan deniz hukukuna ilişkin, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir ihtilaf olmadığı, davanın ticari dava olmaması nedeniyle de mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça gemi adamı olarak çalıştığı sırada geminin yan yatması nedeniyle oluşan kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların tazmini talebi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın “Çatma Olmaksızın Zarar” başlıklı 1220. maddesinde “Gemi bir manevrayı yapmak veya yapmamak suretiyle yahut nizamlara riayetsizlik yüzünden başka bir gemiye yahut gemide bulunan can veya mallara çatma olmaksızın, bir zarar verirse bu kısım hükümleri tatbik olunur. “ hükmü düzenlenmiş olup, çatma olmaksızın zarar meydana gelmesi halinde de çatma hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, çatma da TTK'da deniz ticaretine ilişkin hükümler arasında düzenlendiğinden ve Yasa'nın 4.
maddesi uyarınca TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223714800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz