Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14053 E. 2018/2427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ceza zamanaşımı↗ şikayet↗ şirket zararı↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada zamanaşımı süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski yönetim kurulu hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi dolduktan sonra 22/04/2013 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, şirket yönetim kurulu üyelerinin ve muhasebecisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket vekili, davalıların mevzuata aykırı işlemler yaptığını, yapılmaması gereken giderlerin yapıldığını, şirket kaynaklarının aktarıldığını, davalılar aleyhine dava açılması hususunda 05.03.2011 tarihli genel kurulda karar alındığını, davalılar hakkında şikayette bulunduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini belirtmiştir.
Somut olayda davacı tarafından iddia edilen dayanılan maddi olaylar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelmiş olup, 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 309/4 “Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, anılan hüküm doğrultusunda dava konusu olayda 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçerli olduğunun dikkate alınması, ayrıca davalılar aleyhine yürütülen ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 sayılı soruşturma dosyası nazara alınarak ceza zamanaşımı hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde tüm bu hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10047 E. 2018/3141 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaCumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 sayılı soruşturma dosyası nazara alınarak «ceza zamanaşımı» hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDolayısıyla suç tarihinden itibaren «ceza zamanaşımı» süresi dolmamış olup mahkemenin hukuk zamanaşımının dolmadığı gerekçesi doğru değil ise de yukarıda açıklanan gerekçeyle zamanaşımının reddi sonucu itibariyle doğrudur.
1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · i̇i̇k 257 · gerçek zarar · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Ancak, dava «dolaylı zarar» iddiasıyla açılmış olup, davacı uğradığı «gerçek zararın» saptanarak dolaylı zarar miktarı kadar şirkete verilmesini isteyebilir.
TL’yi yöneticisi olduğu şirkete intikal ettirmeyerek hem davacı alacaklının «dolaylı zarara» uğramasına neden olduğu, hem de anılan tutar kadar yöneticisi bulunduğu şirkete borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3915 E. 2011/2496 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 sayılı soruşturma dosyası nazara alınarak «ceza zamanaşımı» hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
1- Dava, şirket «yönetim kurulu» üyelerinin ve muhasebecisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça davaya dayanak yapılan ve davalılar tarafından dava dışı şirketlerle yapılan sözleşmelerin «fesih» tarihinin 10.6.1999 tarihi olması, işbu davanın 15.10.2007 tarihinde açılması ve anılan madde de öngörülen «ceza zamanaşımı» süresinin varlığının da iddia edilmemesi karşısında davalılar yönünden fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın z …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi oldukları İsbaş A.Ş ile dava dışı şirketlerle imzalanan «sözleşmeleri fesh» etmek suretiyle İsbaş A.Ş. nin tazminat ödemesine neden olduklarının mahkeme kararları ile ve icra dosyaları ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı Isbaş A.Ş.nin hakim ortağı olan davacının eski «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan davalılardan TTK.nun 309 ncu maddesine dayalı dolayısıyla görmüş olduğu zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · zamanaşımı def'i · fesih · def'i
Benzer bu karardaOysa, TTK' nun 1460 ncı maddesi gereğince dava basit muhakeme usulüne tabi olup, davalılar ilk celseden evvel «zamanaşımı def»'i nde bulunduklarından davalıların zamanaşımı def'i süresinde olup, mahkemece, zamanaşımı def'i 3.4.2008 tarihli oturumda gerekçesiz bir şekilde reddedilmiş ise de …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi oldukları İsbaş A.Ş ile dava dışı şirketlerle imzalanan «sözleşmeleri fesh» etmek suretiyle İsbaş A.Ş. nin tazminat ödemesine neden olduklarının mahkeme kararları ile ve icra dosyaları ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça davaya dayanak yapılan ve davalılar tarafından dava dışı şirketlerle yapılan sözleşmelerin «fesih» tarihinin 10.6.1999 tarihi olması, işbu davanın 15.10.2007 tarihinde açılması ve anılan madde de öngörülen «ceza zamanaşımı» süresinin varlığının da iddia edilmemesi karşısında davalılar yönünden fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın z …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14159 E. 2018/6638 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Buna göre, anılan hüküm doğrultusunda dava konusu olayda 2 ve 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin geçerli olduğunun dikkate alınması, ayrıca davalılar aleyhine yürütülen ...
Benzer bu kararda1- Dava, davalının murisi ve şirket ortağı olan ... şirkete verdiği iddia olunan zararların tazmini istemiyle açılan «tazminat davası» olup, mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı değerlendirilmeksizin kabul kararı verilmiştir.
765 sayılı Yasa'ya göre bu suçta «zamanaşımı» süresi 5 yıldır.
Bu durumda, davalı tarafça süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · mirasçılık · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · dolandırıcılık · def'i · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, davalı tarafça süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının murisi olan ... , şirketi borca soktuğu, murisin tek «mirasçısı» olan davalının da bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davalının murisi ve şirket ortağı olan ... şirkete verdiği iddia olunan zararların tazmini istemiyle açılan «tazminat davası» olup, mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı değerlendirilmeksizin kabul kararı verilmiştir.
6762 sayılı ...'nın 309.maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4988 E. 2014/10999 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Buna göre, anılan hüküm doğrultusunda dava konusu olayda 2 ve 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin geçerli olduğunun dikkate alınması, ayrıca davalılar aleyhine yürütülen ...
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket ortağının» «şirket müdürleri» aleyhine açtığı «sorumluluk davası» olup, mümeyyiz davalılar vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Buna göre, mahkemece mümeyyiz davalıların süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmaları sebebiyle zamanaşımı def'i incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm tesis edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · şirket müdürlüğü · sorumluluk davası · satış sözleşmesi · zamanaşımı def'i · def'i · limited şirket · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket ortağının» «şirket müdürleri» aleyhine açtığı «sorumluluk davası» olup, mümeyyiz davalılar vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Buna göre, mahkemece mümeyyiz davalıların süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmaları sebebiyle zamanaşımı def'i incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm tesis edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirket aktifine kayıtlı olan çekicinin 10.02.2005 tarihinde noter «satış sözleşmesi» ile 100.000 TL bedelle davalı şirkete satıldığı, satış işlemini P.
6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde ''Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8349 E. 2014/598 K.
Ortak:şirket zararı · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
1- Dava, şirket «yönetim kurulu» üyelerinin ve muhasebecisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı şirket müdürünün eylemleri ile dava dışı müdürü bulunduğu «şirketi zarara» uğrattığı iddiasıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Davacı şirket ile davalının müdürü olduğu dava dışı şirket arasında akdedilen prefinansman sözleşmesi uyarınca, dava dışı şirekete gönderilen paraların davalı tarafından 2004 yılı içerisinde mal edindiği iddiası 765 sayılı TCK 510. maddesinde belirtilen hizmet nedeniyle «emniyeti suistimal» suçunu oluşturacağı, bunun da yine aynı Yasa'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık olağan «zamanaşımı» süresine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanunu'na göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur." Buna göre, mahkemece 15.02.2011 tarihinde açılan davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emniyeti suistimal · dolaylı zarar · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaÖ..’in EFT’lerle tahsil edilen 5.050.000,00 TL’den 3.061.120,12 TL’sini şirkete intikal ettirmeyerek hem davacı alacaklının «dolaylı zarara» uğramasına neden olduğu, hem de anılan tutar kadar yöneticisi bulunduğu şirkete borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.061.120,12 TL'nin 21.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile Ö.Petrol Ürünleri Ltd.
Davacı şirket ile davalının müdürü olduğu dava dışı şirket arasında akdedilen prefinansman sözleşmesi uyarınca, dava dışı şirekete gönderilen paraların davalı tarafından 2004 yılı içerisinde mal edindiği iddiası 765 sayılı TCK 510. maddesinde belirtilen hizmet nedeniyle «emniyeti suistimal» suçunu oluşturacağı, bunun da yine aynı Yasa'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık olağan «zamanaşımı» süresine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
TTK 309/«son» maddesi uyarınca "Mesul olan kimselere karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3990 E. 2020/723 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada «zamanaşımı» süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi do …
1- Dava, şirket «yönetim kurulu» üyelerinin ve muhasebecisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde «zamanaşımı» itirazında bulundukları, davada zamanaşımı süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşım süresi dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14053 E. , 2018/2427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2013/259-2016/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 01/04/2005-23/06/2009 döneminde müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi ve muhasebecisi olan davalıların mevzuat, şirket ana sözleşmesine ve şirket menfaatlerine aykırı olarak yaptıkları harcamalarla şirkete zarar verdiğini, davacı şirketin 05.03.2011 tarihinde gerçekleşen genel kurulunda usulsüz alım ve harcamalar nedeniyle dava açmak için yönetim kurulu ve denetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek toplam zarar miktarı olarak tespit edilen 1.008.935,84 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ve davalı asiller, yönetim kurulunun ibra edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, davada zamanaşımı süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski yönetim kurulu hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşım süresi dolduktan sonra 22/04/2013 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, şirket yönetim kurulu üyelerinin ve muhasebecisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu olayda zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve bu süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket vekili, davalıların mevzuata aykırı işlemler yaptığını, yapılmaması gereken giderlerin yapıldığını, şirket kaynaklarının aktarıldığını, davalılar aleyhine dava açılması hususunda 05.03.2011 tarihli genel kurulda karar alındığını, davalılar hakkında şikayette bulunduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini belirtmiştir.
Somut olayda davacı tarafından iddia edilen dayanılan maddi olaylar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelmiş olup, 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 309/4 “Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, anılan hüküm doğrultusunda dava konusu olayda 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçerli olduğunun dikkate alınması, ayrıca davalılar aleyhine yürütülen ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/7071 sayılı soruşturma dosyası nazara alınarak ceza zamanaşımı hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde tüm bu hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420309000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz