6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ortağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4988 E. 2014/10999 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['6102/309']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı ttk 309/4 şirket müdürlüğü sorumluluk davası satış sözleşmesi zamanaşımı def'i def'i limited şirket dahili dava zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirket aktifine kayıtlı olan çekicinin 10.02.2005 tarihinde noter satış sözleşmesi ile 100.000 TL bedelle davalı şirkete satıldığı, satış işlemini P. Lojistik Ulus. ve Dahili Nak. ve Tic. Ltd. Şti. adına davalı Serkan Balkan'ın gerçekleştirdiği, şirketin söz konusu satış sebebiyle 10.685,87 TL zarar ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.685,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak şirkete iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar S. B. ve Ş. (Ş.) B. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, limited şirket ortağının şirket müdürleri aleyhine açtığı sorumluluk davası olup, mümeyyiz davalılar vekili süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde ''Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanunu'na göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, mahkemece mümeyyiz davalıların süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmaları sebebiyle zamanaşımı def'i incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm tesis edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14159 E. 2018/6638 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6102/309']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ttk 309/4

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3915 E. 2011/2496 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6102/309']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10047 E. 2018/3141 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6102/309']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14053 E. 2018/2427 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6102/309']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Emniyeti suistimal

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8349 E. 2014/598 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6102/309']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/4988 E.  ,  2014/10999 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/12/2010

NUMARASI 2008/53-2010/736

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2008/53-2010/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar S. B. ve Ş. (Ş.) Balkan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin %50 hissesini devraldığı P. Lojistik Ulus. ve Dahili Nak. ve Tic. Ltd. Şti'nin tek malvarlığı olan çekicinin şirketin ana sözleşmesindeki faaliyetlerini yapamayacak hale getirilmesi amacıyla ile şirket müdürü olan davalı S. B. tarafından münferit imza ile diğer davalı şirkete satıldığını, satış bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, çekicinin satış işleminin gerçek değer üzerinden yapılmadığını, satış işleminin tek başına dışarıdan atanmış müdür tarafından gerçekleştirilemeyeceğini, diğer davalının şirketin diğer müdürü olduğunu, gerek bu satış işlemi gerekse başka işlemlerle şirket müdürlerinin şirketi zarara uğrattıklarını belirterek araç satışının iptaline, aracın alıcı tarafından satılmış olması halinde gerçek satış bedelinin alıcıdan alınmasına, şirket müdürlerinin firmayı uğrattıkları zararı şirkete geri ödemelerine, bu kapsamda 95.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında yanlızca çekicinin satışı sebebiyle şirketin uğramış olduğu zarar miktarının talep edildiğini, başka bir taleplerinin olmadığını belirtmiştir.

Davalı şirket vekili, çekicinin satış bedeli tamamen ödenmek suretiyle oto alım-satımı ile iştigal eden müvekkili tarafından satın alındığını ve daha sonra tekrar satıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı Şahin Balkan vekili, zamanaşımı def'i, yetki, görev, aktif dava ehliyeti yokluğu, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, araç satışında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında davalılardan S. B.'ın da vekili olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirket aktifine kayıtlı olan çekicinin 10.02.2005 tarihinde noter satış sözleşmesi ile 100.000 TL bedelle davalı şirkete satıldığı, satış işlemini P. Lojistik Ulus. ve Dahili Nak. ve Tic. Ltd. Şti. adına davalı Serkan Balkan'ın gerçekleştirdiği, şirketin söz konusu satış sebebiyle 10.685,87 TL zarar ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.685,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak şirkete iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar S. B. ve Ş. (Ş.) B. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, limited şirket ortağının şirket müdürleri aleyhine açtığı sorumluluk davası olup, mümeyyiz davalılar vekili süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde ''Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanunu'na göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, mahkemece mümeyyiz davalıların süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmaları sebebiyle zamanaşımı def'i incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm tesis edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar S. B. ve Ş. (Ş.) Balkan'a iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102167000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.