Şirket müdürünün azli davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1041 E. 2024/1014 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Şirket Müdürünün Azli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirket müdürünün azli davasında, şirketin tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebinde, davacı davanın esası yönünden haklılığını HMK 390 uyarınca yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esas olup, azil sebebi olarak ileri sürülen ceza soruşturması ve henüz tamamlanmamış bilirkişi incelemesi, müdürün yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiğine dair somut ve duraksamasız bir delil değerlendirmesi sağlamıyorsa ve talep şirketin tüm ticari faaliyetini durduracak şekilde somutlaştırılmamışsa, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirket müdürünün azli davasında şirket malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirket müdürünün iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarla şirketi zarara uğrattığının, şirketten mal kaçırıldığının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu hususun davalı aleyhine başlatılan ceza soruşturması ve dosyadaki bilirkişi raporuyla da doğrulandığını ileri sürerek, şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz mallar, banka hesapları ile iş yerindeki malzeme ve araçlar üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 625 ve 626. maddelerine göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. TTK 630. maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından HMK 389 vd. maddeleri uygulanır. HMK 390 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması esastır; mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi gerekir. Geçici hukuki korumada yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı edemez. Somut olayda davalı şirket müdürü hakkında ceza soruşturması bulunduğu ve bilirkişi raporuna dayanıldığı ileri sürülmüş ise de, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği son duruşmada bilirkişi incelemesi ara kararı verildiği, henüz rapor alınmadığı, daha önceki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararından sonra yeni bir gelişme bulunmadığı; davanın şirket müdürünün azli davası olduğu gözetildiğinde, müdürün azlini gerektirecek derecede yükümlülüklerin ağır ihlaline dair somut bir vakıanın varlığı konusunda duraksamasız bir delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Davalının kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikatla belirlenebilecektir; haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı delillerin toplanıp değerlendirilmesini ve yargılama yapılmasını gerektirir. Ayrıca ihtiyati tedbir talebi somutlaştırılmamış; şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi de yasal değildir. Bu nedenlerle haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispat sağlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket müdürünün azli davalarında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu ve şirket yönetimine mahkeme müdahalesinin istisnai niteliği bakımından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ şirket müdürünün azli↗ geçici hukuki koruma↗ dürüstlük kuralı↗ şirket yönetimine müdahale↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1041
KARAR NO 2024/1014
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2022/947 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP VE DAVA
Davacı vekili ; müvekkilinin 23/01/2019 tarihinden bu yana şirket ortağı, davalının da şirket müdürü olduğunu, davalının şirket üzerinde muvazaalı işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, müvekkilinin şirketten 2019 yılı sonuna kadar cüzi miktar para aldığını, sonrasında ise hiçbir zaman şirketin mali durumu hakkında bilgi edinemediğini, kar payı ve gelir giderlerin incelenmesini talep ettiğini ancak her defasında farklı gerekçe ve bahanelerle müvekkilinin inceleme yapmasının engellediğini, müvekkilinin şirket adına ödenmeyen Bağ-Kur ve Sigorta borçları olduğunu tespit etmesi üzerine Anvers Başkonsolosluğu vasıtasıyla 17/01/2022 tarihli azilname ile vekaletten azil ettiğini, müvekkilinin Elbistan ...
Noterliğinden 17.11.2022 tarihli İhtar gönderdiğini ancak bilgi alamadığını, davalının müvekkilinin bilgisi olmadan şirket adına kredi çektiğini, şirkete ait arabayı sattığını, davalının mal varlığını arttırdığı, şirketin zarar ettiğini, belirterek davalının iyi niyet kurallarına aykırı davranışları, şirketin açıkça zarara uğratılması ve şirketin içini boşaltmaya yönelik şirketten mal kaçırılması, davalı hakkındaki şikayetler kapsamında şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz tüm mallar ile iş yerinde mevcut malzeme ve araçlar hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına,şirketin yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesini, davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece; mahkemenin 11/01/2023 tarihli ara kararında yapılan tespitler ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir yeni bir durum meydana gelmediği, davacının iddialarının yargılamaya muhtaç oluşu ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; davalı şirket müdürünün iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışları, şirketin açıkça zarara uğratılması ve şirketin içini boşaltmaya yönelik şirketten mal kaçırılması, kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davalı müdür aleyhine başlatılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/129631 soruşturma dosyasında ve huzurdaki dosyada mevcut bilirkişi raporu da müvekkilin iddialarını doğrular biçimde olduğunu, mahkemenin verdiği kararın düzeltilerek, şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz tüm mallar, banka hesapları ile iş yerinde mevcut malzeme ve araçlar hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafından, Davalı şirkette ortak olan davacı tarafından pay sahibi ve şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği, davalının azli talep edilen davada yönetim yetkisinin kısıtlanarak şirketin tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir.TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanmalıdır.6100 Sayılı HMK'nın 390 Maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.
Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava dilekçesindeki taleplere dayanak olarak davalı şirket müdürü hakkında davacı tarafın şikayeti nedeniyle yürütülen soruşturma bulunduğu ileri sürülmüştür. Ceza soruşturmasında ve eldeki davada alınan bilirkişi raporuna dayanılmış ise de ; ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine ilişkin ara kararı verilen son duruşmada bilirkişi incelemesi ara kararı verildiği ,bilirkişi raporu alınmadığı, daha evvel ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin verilen ara kararından sonra bir gelişme veya yeni durum mevcut olmadığı davanın şirket müdürünün azli davası olduğu gözetildiğinde,davacının iddialarına göre şirket müdürünün azlini gerektirecek derece de yükümlülüklerin ağır ihlali kabil edilebilecek somut bir vakıanın varlığı konusunda duraksamadan varacak bir delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır.
Davalının kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir. Bu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir.Öte yandan; ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılmadığı, 25.04.2024 tarihli oturumda Davacı vekilinin; bu aşamada telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmemesi için" tedbir talebimizi yineliyoruz, şirkete kayyım atanması talebimiz mevcuttur "beyanı üzerine ihtiyati tedbir talebinin celse arasında incelenerek karara bağlanmasına karar verildiği ,şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi de yasal olmadığından haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41646 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi