Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7946 E. 2018/1467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kazanç aktarımı↗ objektif iyi niyet kuralı↗ ana sözleşme değişikliği↗ karar nisabı↗ iyiniyet kuralı↗ hazirun cetveli↗ esas sözleşme↗ şirketin tasfiyesi↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ olumsuz oy↗ anonim şirket↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin % 20 paylı ortağı olduğu, genel kurulu yönetim kurulunun toplantıya çağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının örtülü kazanç aktarımı niteliğinde ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen yönetim kurulu ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6. gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki nisabın oluşmadığı, şirketin tasfiyesine yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği,
.../...
bu açıdan söz konusu gündem maddesinin iptali koşullarının ise gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 25/04/2014 tarihli olağan genel kurulunda alınan 4-5-6 ve 9 numaralı kararların iptaline, 7 numaralı kararın iptaline yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 421. maddesinde, kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.
Ancak mahkeme gerekçesinde ve genel kurul tutanağında 7. gündem maddesinin % 60 oy oranı ile kabul edildiği belirtilmişse de; dosyada hazirun cetveli bulunmadığından TTK 421. maddesinde öngörülen nisabın oluşup oluşmadığı anlaşılamamıştır. Dava konusu genel kurul tutanağından şirketin 6000 paydan oluştuğu, 4800 pay sahibinin toplantıya katıldığı, ana sözleşme değişikliğine ilişkin 7. maddenin oylamasında davacı ile dava dışı .. .’ın olumsuz oy kullandığı, yine dosyada mevcut şirkete ait faaliyet raporundan davacının 1200, dava dışı .. ..’ın ise 1200 paya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece iptali istenen genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli dosya içerisine getirtilerek toplantıya katılan ve olumsuz oy kullanan payların belirlenip, TTK 421. maddesinde öngörülen nisabın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; davacı ana sözleşme değişikliğine ilişkin 7. gündem maddesinin tadil metni ile eski metnin aynı olmasına rağmen genel kurulda karara bağlanmasının genel kurul toplantılarına ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, yine alınan kararların yasaya ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak mahkemece davacının bu iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmaması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4553 E. 2019/3604 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 22.421,56 TL'nın dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17405 E. 2013/15902 K.
Ortak:karar nisabı · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının «örtülü kazanç aktarımı» niteliğinde ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6. gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna «yetki» verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki «nisabın» oluşmadığı, «şirketin tasfiyesine» yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde «esas sözleşmeyi» değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği, .../... …
Bu durumda mahkemece iptali istenen genel kurul toplantısına ait «hazirun cetveli» dosya içerisine getirtilerek toplantıya katılan ve «olumsuz» oy kullanan payların belirlenip, TTK 421. maddesinde öngörülen «nisabın» oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ancak mahkeme gerekçesinde ve genel kurul tutanağında 7. gündem maddesinin % 60 oy oranı ile kabul edildiği belirtilmişse de; dosyada «hazirun cetveli» bulunmadığından TTK 421. maddesinde öngörülen «nisabın» oluşup oluşmadığı anlaşılamamıştır.
Benzer bu karardaDavacı taraf, «yönetim kurulu» kararının ibrasına ilişkin karar «nisabının» oluşmadığını ileri sürdüğüne göre, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacakları gözetilerek, toplantıya katılan davacının pay miktarı ile diğer ortakların oyları dikkate alınarak nisabın oluşup oluşmadığı belirlenip, nisabın oluşmaması durumunda kararın «yoklukla malul» olacağı ve bu hususu tespit ettirmekte de davacının «hukuki yararının» bulunduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya «tebligat» yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan ...'ya yapılan «hisse devrinin» «muvazaalı» olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından «hukuki yarar» sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan ...'nın oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · hukuki menfaat · sorumluluk davası · yokluk · muvazaa · ibra · hisse devri · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya «tebligat» yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan ...'ya yapılan «hisse devrinin» «muvazaalı» olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından «hukuki yarar» sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan ...'nın oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişt …
Davacı taraf, «yönetim kurulu» kararının ibrasına ilişkin karar «nisabının» oluşmadığını ileri sürdüğüne göre, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacakları gözetilerek, toplantıya katılan davacının pay miktarı ile diğer ortakların oyları dikkate alınarak nisabın oluşup oluşmadığı belirlenip, nisabın oluşmaması durumunda kararın «yoklukla malul» olacağı ve bu hususu tespit ettirmekte de davacının «hukuki yararının» bulunduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun «ibrası» kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunmadığı ve alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15219 E. 2014/5024 K.
Ortak:ana sözleşme değişikliği · karar nisabı · esas sözleşme · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz kararda… ağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının «örtülü kazanç aktarımı» niteliğinde ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6. gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna «yetki» verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki «nisabın» oluşmadığı, «şirketin tasfiyesine» yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde «esas sözleşmeyi» değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği, .../... …
6102 sayılı TTK’nin 421. maddesinde, kanunda veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Davacı şirket «esas sözleşmesinin» 10. maddesinde, “Sermaye artırımı için şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden şirket hissedarlarının aynı yönde vereceği kararla şirket sermayesi artırılabilir.
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nitelikli çoğunluk · esas sözleşme değişikliği · toplantı ve karar nisabı · nisap · sermaye artırımı · ticaret sicili müdürlüğü · limited şirket · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Dava, TTK’nın 34. maddesi gereğince «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraza ilişkindir.
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması hâlinde, «esas sözleşmedeki» ve şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlemeye yer verilmişse de aynı yasanın 26/3 maddesi kapsamında “Bir esas sözleşmede «esas sözleşme değişikliklerine» ilişkin olarak 6762 sayılı Kanunun 388 inci maddesindekinden daha ağır «nisaplar» öngörülmüş olup da bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun 421'inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların uygulanmasına devam olunabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7946 E. , 2018/1467 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2016 tarih ve 2014/630-2016/295 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.02.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. . ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin % 20 hissedarı olduğunu, şirket tasfiye davası ile ilgili açılan dava sonucunda 19/12/2013 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verilerek tasfiye memuru atandığını, eski yönetimin genel kurulu toplantıya çağırma hakkı ve yetkisinin olmadığını, buna rağmen davalı şirketin 2013 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 25/04/2014 tarihinde yapıldığını, genel kurulda alınan kararların kanun, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 4-5-6-7 ve 9 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin % 20 paylı ortağı olduğu, genel kurulu yönetim kurulunun toplantıya çağırmasının yasal mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı, faaliyette bulunmayan ve zararda olan şirkette yönetim kuruluna verilen ücret ve huzur haklarının örtülü kazanç aktarımı niteliğinde ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yine anılan genel kurulda hazırlanmış bir denetim raporu olmadığı ve denetçinin genel kurulda hazır bulunmadığı için bilanço ve kar - zararın onaylanmasına ilişkin 4 ve 9 numaralı gündem maddelerinin iptali koşullarının oluştuğu, 5. gündem maddesinde görüşülen yönetim kurulu ibrasında yasaya uygun yeterli çoğunluğun oluşmadığı ve denetimden yoksun yönetim kurulu ibrasının yasaya aykırı olduğu, 6.
gündem maddesinde yer alan şirket taşınmazlarının satışı ve yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın da yasanın aradığı % 75 oranındaki oy çoğunluğu sağlanamadığından Türk Ticaret Kanununun 538. maddesindeki nisabın oluşmadığı, şirketin tasfiyesine yönelik bir karar varken mahkeme kararının etkisizleştirilmesine yönelik alınan bu kararın da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 7. gündem maddesinin ana sözleşmenin 10. maddesinin tadil tasarısının görüşülmesine ilişkin olduğu, davacının elektronik genel kurul sisteminin kurulmasına karşı çıktığı, Türk Ticaret Kanunun 421. maddesi uyarınca kanun ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağının öngörüldüğü, söz konusu değişikliğin % 60 oy oranı ile kabul edildiği,
.../...
bu açıdan söz konusu gündem maddesinin iptali koşullarının ise gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 25/04/2014 tarihli olağan genel kurulunda alınan 4-5-6 ve 9 numaralı kararların iptaline, 7 numaralı kararın iptaline yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 421. maddesinde, kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.
Ancak mahkeme gerekçesinde ve genel kurul tutanağında 7. gündem maddesinin % 60 oy oranı ile kabul edildiği belirtilmişse de; dosyada hazirun cetveli bulunmadığından TTK 421. maddesinde öngörülen nisabın oluşup oluşmadığı anlaşılamamıştır. Dava konusu genel kurul tutanağından şirketin 6000 paydan oluştuğu, 4800 pay sahibinin toplantıya katıldığı, ana sözleşme değişikliğine ilişkin 7. maddenin oylamasında davacı ile dava dışı .. .’ın olumsuz oy kullandığı, yine dosyada mevcut şirkete ait faaliyet raporundan davacının 1200, dava dışı .. ..’ın ise 1200 paya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece iptali istenen genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli dosya içerisine getirtilerek toplantıya katılan ve olumsuz oy kullanan payların belirlenip, TTK 421.
maddesinde öngörülen nisabın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; davacı ana sözleşme değişikliğine ilişkin 7. gündem maddesinin tadil metni ile eski metnin aynı olmasına rağmen genel kurulda karara bağlanmasının genel kurul toplantılarına ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, yine alınan kararların yasaya ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak mahkemece davacının bu iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmaması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407914100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz