Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8122 E. 2018/1395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güveni kötüye kullanma↗ aldatma (hile)↗ haksız fiil sorumluluğu↗ takas↗ hile↗ zamanaşımı def'i↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ haksız fiil↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez haksız fiil sorumluluğunun düşünülebileceği, davalılar hakkında hile ve desise teşkil edecek dolandırıcılık eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, güveni kötüye kullanmak ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının anonim şirkete ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal delil ile kanıtlanamadığı, yabancı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, .... ülkelerinde toplanan fonların doğrudan .... aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin ... .. hisseleri ile değiştirildiği, ..... yatırım stratejisinin bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimlere sahip olmadığı, şirketin kâr dağıtımı yapmadığı, ..... varlığının . . Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, .....şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle ..... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, mahkemenin, yabancı şirket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının anonim şirkete ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8123 E. 2018/1667 K.
Ortak:güveni kötüye kullanma · takas · hile · zamanaşımı def'i · dolandırıcılık · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, .... ülkelerinde toplanan fonların doğrudan .... aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin ... .. hisseleri ile değiştirildiği, ..... yatırım stratejisinin bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimlere sahip olmadığı, şirketin kâr «dağıtımı» yapmadığı, ..... varlığının . .
Benzer bu kararda… olduğu, ... hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, bir an için davacının davalı şirketten usulünce hissedar yapılmadığı düşünülse bile bu kez eylemin «haksız fiil» niteliğinde olduğunun düşünülebileceği ancak hisse devir ve kabul sözleşmesinin 1998 tarihinde yapıldığı, haksız fiil tarihinin de bu tarih olacağı, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkile edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı, davalılar hakkında açılan diğer davaların ise SPK'ya muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ...'ya muhalefet olduğu, güveni kötüye kullanma suçunun ... ...
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
A.G'ye ilişkin olduğu ve buradaki eylemin de «hile» ve desise teşkil etmediği, «ortaklık ilişkisinden» kaynaklandığı, iddia edildiği gibi bir kısım dosyalardan tanıkların ve mağdurların şirket yetkililerinin kendilerini istedikleri zaman yatırdıkları parayı alabilecekleri yönünde beyanları ile kandırdıklarını iddia etmiş iseler de davacıların A.Ş'ye ortak olduklarını bilmeleri gerektiği, şirket yetkililerinin bu basit yalanlarının hile ve desise niteliğinde olmadığı, bu nedenle «dolandırıcılık» eyleminin de davacı tarafından yasal delil ile ispatlanamadığı, yabancı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kâr payı
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ... ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... ... varlığının Türk ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan ... ... ... ile ikraz sözle …
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu ... ... ... ve ... ... ... adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim ...
A.G'ye ilişkin olduğu ve buradaki eylemin de «hile» ve desise teşkil etmediği, «ortaklık ilişkisinden» kaynaklandığı, iddia edildiği gibi bir kısım dosyalardan tanıkların ve mağdurların şirket yetkililerinin kendilerini istedikleri zaman yatırdıkları parayı alabilecekleri yönünde beyanları ile kandırdıklarını iddia etmiş iseler de davacıların A.Ş'ye ortak olduklarını bilmeleri gerektiği, şirket yetkililerinin bu basit yalanlarının hile ve desise niteliğinde olmadığı, bu nedenle «dolandırıcılık» eyleminin de davacı tarafından yasal delil ile ispatlanamadığı, yabancı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği …
Dava, yüksek kâr «payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere para toplandığı, bu paraların davalı şirkete aktarıldığı, ... dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğu ileri sürülerek tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13993 E. 2017/1714 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu kararda… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · hisse senedi · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · bilirkişi incelemesi · kâr payı
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Davacı, yüksek kâr «payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, ... dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5189 E. 2016/5694 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu kararda… yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de mukim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...na kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · bilirkişi incelemesi · kâr payı
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...na kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de mukim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek kâr «payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10086 E. 2017/3340 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği, ... ....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · garantörlük · husumet yokluğu · istirdat · kâr payı · kötüniyet · husumet
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde «kötüniyetli» vaat ve «garantilerle» yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
A.Ş.’de hissesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, yüksek kâr «payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere toplanan paranın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15346 E. 2016/2880 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu kararda… arın yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları .... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle».... ile Türkiye'de muhkim.... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim .... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken...,...,... raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .......'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı ... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim.... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki... hisseleri ile değiştirildiği,...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,... varlığının ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · kar payı · haksız eylem · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim.... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki... hisseleri ile değiştirildiği,...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,... varlığının ....
… arın yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları .... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle».... ile Türkiye'de muhkim.... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim .... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken...,...,... raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .......'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı ... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15343 E. 2016/2881 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken ...., ..., ... raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,.... varlığının Türk.... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de .... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ... ...'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş'nin, davacının parasını yatırdığ..... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · kar payı · haksız eylem · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,.... varlığının Türk.... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de .... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalıların yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki... grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de muhkim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim...
… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ... ...'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş'nin, davacının parasını yatırdığ..... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2761 E. 2016/6448 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · kar payı · muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaBu durumda, davalıların yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiillerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8122 E. , 2018/1395 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2016 tarih ve 2015/141-2016/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ve içinde bulunduğu grubun yüksek oranda faiz getirisi verileceği, paranın istendiği an geri çekilebileceği garantisiyle para topladığını, bu hususun ...... tarafından hazırlanan raporlarda defalarca ortaya konulduğunu, bu kapsamda aynı vaatlerle müvekkilinden de 15.000 DEM tahsil edilip karşılığında ......Ana Sözleşmesi adı altında bir belge ve tahsilat makbuzu verildiğini, grup şirketlerinin finansman ihtiyacını karşılamak için kurulan ....... iflas ettiğini, şirketin ...... tarafından yönetildiğinin tespit edildiğini, şirketlerin tüzel kişiliklerinin bertaraf edilerek malvarlıklarının birbirlerine karıştırıldığını, tüzel kişiliğin perde olarak kullanıldığını,....grubun yurtdışındaki uzantısı olduğunu, hileli işlemlerle müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalı şirketin mevduat kabul ve aracılık etme yetkisinin bulunmadığını, şirket yöneticilerinin .....
mevzuatına aykırı eylemleri sebebiyle mahkum olduklarını, usulüne uygun olmayan, fiktif kayıtların tutulduğunu, taraflar arasında kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ...'ın da sorumlu olduğunu, ..... ... ... aracılığıyla toplanan paranın grubun diğer şirketlerine aktarıldığını ileri sürerek 7.669,38 Euronun (15.000 DEM) tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirkette bir ortaklığının bulunmadığını, ayrı tüzel kişiliği bulunan Yimpaş Verwaltungs Gmbh ortağının müvekkilinden ortaklık payı isteyemeyeceğini, müvekkilinin kimseye yüksek faiz verileceği ve istendiğinde paranın iade edileceği vaadinde bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ... hakkındaki iddia ve taleplerin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-/-
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez haksız fiil sorumluluğunun düşünülebileceği, davalılar hakkında hile ve desise teşkil edecek dolandırıcılık eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, güveni kötüye kullanmak ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının anonim şirkete ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal delil ile kanıtlanamadığı, yabancı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, .... ülkelerinde toplanan fonların doğrudan .... aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin ... .. hisseleri ile değiştirildiği, ..... yatırım stratejisinin bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimlere sahip olmadığı, şirketin kâr dağıtımı yapmadığı, ..... varlığının . . Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, .....şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle ..... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, mahkemenin, yabancı şirket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının anonim şirkete ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407354200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz