Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13993 E. 2017/1714 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar dağıtımı↗ aldatma (hile)↗ istirdat davası↗ takas↗ hile↗ hisse senedi↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ kâr dağıtımı↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ kredi sözleşmesi↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli hisse senedi ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların haksız fiillerinin yani hata ve hileye yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ... AG ile aynı çatı altında faaliyet gösteren şirket olup bağlantıları olduğu düşünülse bile sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, ... dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, ... dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... AG'nin .... ile şirketler hukukuna özgü hiçbir ilişkisi mevcut bulunmadığı, sonradan yönetim kuruluna giren ... dışında herhangi bir yönetimsel bağlantının olmadığı, davacının iddiasını "... AG Taahütname" adlı belgeye dayandırdığı, söz konusu belgenin verilmesi ve şirkete ortak edilirken davalıların katkısının ispat edilemediği, yabancı ülkede kurulu bir şirket için davacının yabancı şirkette ortaklığının bulunup bulunmadığının dosyadaki belgelerden tespit edilemeyeceği, ... AG'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına tüzel kişilik perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, hileye ilişkin iddiaların ise hak düşürücü süre nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, ... AG varlığının Türk Yimpaş Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile kredi sözleşmeleri ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak (istirdat) davası olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse bilirkişi incelemesiyle ... AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5189 E. 2016/5694 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...na kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de mukim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7152 E. 2018/676 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Group AG varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiillerden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» Yimpaş Group AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirket yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · muvazaa · iflas
Benzer bu kararda… yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesi, onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerininde anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durumu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2761 E. 2016/6448 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · muvazaa · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3209 E. 2017/5124 K.
Ortak:istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · kâr dağıtımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ
Benzer bu karardaGroup AG isimli yabancı menşeili şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, ayrıca davalı şirket ile yabancı şirket arasında yapılan işlemlerde bilinçli olarak yabancı şirketin alacaklılarının zarara uğramasının hedeflendiğinin ve yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken diğerinin de anormal kâr elde edildiğinin mevcut delil durumuyla anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3206 E. 2017/5380 K.
Ortak:istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · kâr dağıtımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sahil olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Group AG’nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında ... dışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15344 E. 2016/2885 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki... hisseleri ile değiştirildiği,.....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,...varlığının ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan ....ile ikraz sözleşmesi dü …
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu... ve ... adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim...Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim.... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken.. ... .. raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .....'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı... .... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem
Benzer bu kararda… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .....'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı... .... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15343 E. 2016/2881 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,.... varlığının Türk.... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de .... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken ...., ..., ... raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ... ...'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş'nin, davacının parasını yatırdığ..... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · haksız eylem
Benzer bu kararda… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ... ...'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş'nin, davacının parasını yatırdığ..... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15342 E. 2016/2882 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken.., ...,...raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,... varlığının Türk... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · haksız eylem
Benzer bu karardaGroup A.G.'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13993 E. , 2017/1714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/674-2015/646 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların para yatırılması durumunda istediği zaman tamamını geri alabileceğini ve yüksek faiz uygulaması olduğunu belirterek müvekkilinden para tahsil yoluna gittiğini, bu hususun TBMM, MASAK ve SPK tarafından hazırlanan raporlarla defalarca ortaya konduğunu, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen parasını geri alamadığını, davalıların bu paranın iadesinden sorumlu olduklarını, davalılarca Borçlar Kanunu, TTK ve SPK mevzuatının ihlal edildiğini ileri sürerek 54.000,00-CHF (İsviçre Frangı) 'nin tahsil tarihi itibari ile 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli hisse senedi ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların haksız fiillerinin yani hata ve hileye yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ... AG ile aynı çatı altında faaliyet gösteren şirket olup bağlantıları olduğu düşünülse bile sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, ... dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, ... dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... AG'nin .... ile şirketler hukukuna özgü hiçbir ilişkisi mevcut bulunmadığı, sonradan yönetim kuruluna giren ... dışında herhangi bir yönetimsel bağlantının olmadığı, davacının iddiasını "... AG Taahütname" adlı belgeye dayandırdığı, söz konusu belgenin verilmesi ve şirkete ortak edilirken davalıların katkısının ispat edilemediği, yabancı ülkede kurulu bir şirket için davacının yabancı şirkette ortaklığının bulunup bulunmadığının dosyadaki belgelerden tespit edilemeyeceği, ... AG'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına tüzel kişilik perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, hileye ilişkin iddiaların ise hak düşürücü süre nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, ...
AG varlığının Türk Yimpaş Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile kredi sözleşmeleri ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak (istirdat) davası olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse bilirkişi incelemesiyle ... AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/323486300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz